Bartholin kisti nedir, belirtileri ve yaklaşım seçenekleri


Bartholin kisti, vajina girişinin hemen yanında elle hissedilen bir şişlik olarak karşımıza çıkan, kadın hastalıkları polikliniğinde sık görülen bir durumdur. Hastaların çoğu şişliği tesadüfen, duş alırken ya da iç çamaşırını giyerken fark eder. Kimi zaman hiçbir şikayet yapmaz ve rutin bir muayenede saptanır; kimi zaman da birkaç gün içinde büyüyen, oturmayı ve yürümeyi zorlaştıran ağrılı bir tabloya dönüşür. Aynı bezden kaynaklanan bu iki tablonun yönetimi birbirinden tamamen farklıdır.
Bu yazıda Bartholin bezlerinin nerede bulunduğunu ve ne iş yaptığını, kanalın tıkanması ile kistin nasıl oluştuğunu, kist ile abse arasındaki ayrımı, muayenede nelere bakıldığını ve yaşın değerlendirmeyi nasıl değiştirdiğini anlatıyoruz. İzlem, ılık oturma banyosu, drenaj ve kateter uygulaması ile marsupializasyon başlıklarını sırayla ele alıyoruz. Ayrı bir bölümde aynı gün başvuru gerektiren bulguları topluyoruz. Amaç bilgilendirmektir; sizdeki şişliğin değerlendirilmesi ve hangi yolun uygun olduğunun kararı sizi muayene eden hekime aittir.
Bartholin bezleri nerededir ve ne iş yapar?
Bartholin bezleri, tıp dilindeki adıyla büyük vestibüler bezler, vajina girişinin iki yanında, küçük dudakların arka kesiminin hemen altında yerleşmiş iki küçük bezdir. Sağlıklı bir kadında bu bezler bezelye tanesi kadardır, bir santimetreyi nadiren aşar; elle hissedilmez ve muayenede gözle görülmez. Her bezin kendine ait ince bir kanalı vardır; bu kanal vajina girişinin iç kenarına, saat dört ve saat sekiz hizası olarak tanımlanan bölgeye açılır. Bezin ürettiği salgı bu kanaldan dışarı verilir.
Bu bezlerin görevi, vajina girişinin nemli kalmasına katkıda bulunan az miktarda kaygan bir sıvı üretmektir. Vajinal nemlenmenin tamamını bu iki bez sağlamaz; nemlenmede vajina duvarının kendi salgısı ve hormonal durum çok daha belirleyicidir. Bu nedenle bir kanalın kapanması ya da bir bezin cerrahi olarak çıkarılması cinsel yaşamı tümüyle değiştirmez. Bu konu sık bir kaygı kaynağıdır; bu kaygı anatomik olarak gerekli değildir.
Bezlerin yerleşimi, bir sorun çıktığında neden bu kadar rahatsız edici olduğunu da açıklar. Oturmak, yürümek, bisiklete binmek, sıkı giysi giymek ve cinsel ilişki bu bölgeye doğrudan basınç uygular. Bir santimetrelik bir şişlik bile başka bir yerde fark edilmeyecekken burada belirgin bir rahatsızlık yaratır. Bu, şişliğin tehlikeli olduğunu değil, bölgenin basınca duyarlı olduğunu gösterir.
Bartholin kisti nasıl oluşur?
Bartholin kisti, bezin kendi kanalının tıkanması ile oluşur. Kanal kapandığında bezin ürettiği salgı dışarı verilemez, bezin içinde birikir ve giderek genişleyen sıvı dolu bir kese oluşur. Yani kist, bezin içinde çıkan yeni bir doku değildir; çıkışı kapandığı için şişen bir depodur. Bu ayrım, yaklaşımın niçin çoğu zaman biriken sıvının boşaltılması üzerine kurulduğunu anlamak açısından önemlidir.
Kanalın neden tıkandığı çoğu hastada gösterilemez. Önceden geçirilmiş bir enfeksiyonun kanal ağzında bıraktığı yapışıklık, kanalın doğal darlığı, bölgedeki tekrarlayan tahriş, epilasyon ve tıraş sonrası oluşan küçük travmalar, doğum sırasında yapılan kesinin iyileşme izi gibi etkenler sayılabilir. Bunların hiçbiri kesin bir neden değildir ve hastanın yaptığı bir yanlıştan kaynaklandığı anlamına gelmez. Hijyen eksikliği tek başına açıklayıcı bir neden olarak gösterilmez.
Sıvı birikimi yıllar içinde çok yavaş gerçekleşebilir. Bu nedenle bazı kistler uzun süre sessiz kalır ve ancak belirli bir boyuta ulaştığında fark edilir. Boyut bezelye tanesi kadar küçük olabileceği gibi erik büyüklüğüne de ulaşabilir. Kistin boyutu tek başına ne kadar ciddi olduğunu göstermez; küçük bir kist belirgin ağrı yapabilirken, daha büyük bir kist hiç şikayet yapmadan durabilir.
Kistin kendisi bir enfeksiyon değildir. İçindeki sıvı steril, yani mikropsuz olabilir. Kanal ağzından bakteri girer ve biriken sıvı iltihaplanırsa tablo Bartholin absesine döner. Abselerin çoğunda etken, ciltte ve bağırsakta olağan olarak bulunan bakterilerdir; cinsel yolla bulaşan etkenler yalnızca bir bölümünde rol oynar. Bu nedenle her Bartholin kisti bulaşıcı bir hastalığın sonucu değildir ve bu şişlik eşiniz hakkında bir şey söylemez. Bulaşın ne zaman olduğu çoğu zaman belirlenemez.
Bartholin kisti belirtileri nelerdir?
Şikayet yapmayan bir Bartholin kistinin tek bulgusu, vajina girişinin bir yanında elle hissedilen yumuşak bir kabarıklıktır. Genellikle tek taraflıdır; iki tarafta birlikte görülmesi olağan değildir. Hasta bu kabarıklığı çoğu zaman temizlenirken ya da giyinirken tesadüfen bulur. Bir bölümü ise smear alınması gibi rutin bir jinekolojik muayene sırasında, hastanın hiç farkında olmadığı halde hekim tarafından saptanır.
- Vajina girişinin bir yanında, büyük dudağın arka kesiminde ele gelen yumuşak şişlik
- Bir tarafın karşı tarafa göre daha dolgun ya da asimetrik görünmesi
- Otururken, yürürken, bisiklete binerken ya da cinsel ilişkide artan basınç ve rahatsızlık hissi
- Bölgede dolgunluk, takılma ya da iç çamaşırının sürttüğü hissi
- Şişliğin bazı dönemlerde küçülüp bazı dönemlerde yeniden büyümesi
- Enfeksiyon eklendiğinde kızarıklık, belirgin hassasiyet, sıcaklık artışı ve kötü kokulu akıntı
Belirtilerin zaman içindeki seyri tanıda yön gösterir. Haftalar ya da aylar boyunca aynı boyutta duran, ağrı vermeyen bir şişlik basit bir kisti düşündürür. Birkaç gün içinde büyüyen, dokunmakla çok hassas hale gelen, kızaran ve ateşle birlikte giden bir şişlik ise abse yönünde değerlendirilir. Bu nedenle hekim muayenede yalnızca şişliğin boyutuna değil, ne kadar sürede oluştuğuna ve nasıl değiştiğine de bakar.
Kist ile abse ayrımı neden bu kadar önemli?
Bartholin kisti ile Bartholin absesi aynı bezin iki farklı durumudur ve yönetimleri birbirinden tamamen ayrılır. Şikayet yapmayan bir kistte izlem başlı başına geçerli bir seçenektir ve müdahale için acele edilmesi gerekmez. Abse ise iltihaplı bir sıvı birikimidir; hızla büyür, şiddetli ağrı yapar ve genellikle boşaltılması gerekir. Dolayısıyla asıl soru şişliğin kist olup olmadığı değil, bu tabloya enfeksiyon eklenip eklenmediğidir.
| Özellik | Bartholin kisti | Bartholin absesi |
|---|---|---|
| Oluşma hızı | Haftalar ya da aylar içinde yavaş yavaş | Birkaç gün, bazen saatler içinde hızla |
| Ağrı | Çoğu zaman şikayet yapmaz, basınçla hafif rahatsızlık olabilir | Belirgin, zonklayıcı, oturmayı ve yürümeyi zorlaştıran ağrı |
| Cilt bulgusu | Cilt rengi olağan, şişlik yumuşak ve hareketli | Kızarıklık, gerginlik, sıcaklık artışı, dokunmakla aşırı hassasiyet |
| Ateş | Beklenmez | Olabilir, özellikle iltihap çevre dokuya yayıldığında |
| Akıntı | Genellikle yoktur | Kendiliğinden açılırsa kötü kokulu, iltihaplı akıntı |
| Olağan yaklaşım | İzlem, ılık oturma banyosu, şikayet varsa planlı işlem | Sıvının boşaltılması, gerekirse kateter, hekimin kararına göre ilaç |
| Başvuru zamanlaması | Planlı poliklinik randevusu uygundur | Aynı gün değerlendirme gerekir, beklenmemelidir |
Bu tablo bir öz değerlendirme aracı değildir. İki durum arasındaki geçiş sessizdir: aylarca sorun çıkarmayan bir kist bir hafta içinde abseye dönüşebilir. Kendi kendinize hangi başlıkta olduğunuza karar vermeye çalışmak yerine, değişen bir şişliği muayene ettirmek doğru yoldur. Özellikle şişlik hızla büyüyorsa, ağrı artıyorsa ya da ateş eklendiyse karar verme aşaması geçmiştir; o noktada yapılması gereken aynı gün başvurmaktır.
Aynı gün başvuru gerektiren bulgular
Bu bölüm yazının en önemli kısmıdır ve okumayı burada kesmeniz gerekebilir. Aşağıdaki bulgulardan biri sizde varsa ılık banyo denemek, ağrı kesici alıp beklemek ya da randevu gününü beklemek uygun değildir. Bu tablolar genellikle iltihabın çevre dokuya yayıldığını ya da boşaltılması gereken bir abse bulunduğunu gösterir; gecikme hem ağrıyı uzatır hem de işlemi zorlaştırır. Aynı gün bir kadın hastalıkları ve doğum hekimine ya da acil servise başvurun.
- Ateşin yükselmesi, titreme ya da kendini belirgin biçimde hasta hissetme
- Şişliğin birkaç gün, hatta saatler içinde hızla büyümesi
- Dayanılmaz, zonklayıcı ağrı ile oturamama ve yürüyememe
- Şişliğin ve çevresindeki cildin kızarması, sıcak ve çok hassas hale gelmesi
- Kızarıklığın şişliğin sınırlarının ötesine, kasığa ya da uyluğa doğru yayılması
- Şişliğin kendiliğinden açılıp kötü kokulu iltihaplı akıntı vermesi
- Şeker hastalığı, bağışıklığı baskılayan bir tedavi ya da gebelik varlığında ağrılı herhangi bir şişlik
Gebelikte durum ayrıca dikkat gerektirir, çünkü hem ilaç seçimleri hem de işlem planı farklı değerlendirilir ve kendi başına karar vermek doğru değildir. Bağışıklığı baskılanmış hastalarda ise iltihap, beklenen kızarıklık ve ateş olmadan da ilerleyebilir; bu nedenle bulguların hafif görünmesi bekleme gerekçesi sayılmaz. Her iki durumda da şişliği gören hekimin değerlendirmesi ertelenmemelidir. Kendinizi iyi hissetmiyorsanız, şişliğin boyutu küçük olsa bile başvurmanız gerekir.
Muayenede neye bakılır, hangi tetkikler istenir?
Tanı büyük ölçüde muayene ile konur. Hekim şişliğin hangi tarafta olduğuna, sınırlarının belirgin olup olmadığına, kıvamına, hareketli olup olmadığına, cildin rengine ve dokunmakla hassasiyete bakar. Parmakla bastırıldığında içinde sıvı olduğunu düşündüren dalgalanma hissi, yani fluktuasyon, önemli bir bulgudur. Muayene sırasında yanınızda bir yakınınızın ya da bir sağlık çalışanının bulunmasını isteme hakkınız vardır; bunu açıkça belirtmeniz uygundur.
Her hastada görüntüleme gerekmez. Ultrason, şişliğin yerleşimi olağan dışıysa, sınırları belirsizse, derin bir alanı ilgilendiriyorsa ya da başka bir yapı ile karışıyorsa istenebilir. Kendiliğinden açılmış ya da boşaltılan bir abseden alınan örnek laboratuvara gönderilebilir; bu, hangi etkenin sorumlu olduğunu ve hangi tedavinin uygun olacağını göstermeye yardımcı olur. Hangi tetkikin gerekli olduğuna sizi muayene eden hekim karar verir.
Vajina girişindeki her şişlik Bartholin kisti değildir. Deri altı yağ kistleri, kıl kökü iltihapları, Skene bezi kistleri, kanal kalıntısından gelişen kistler, yağ dokusu kaynaklı iyi huylu kitleler, kasık bölgesini tutan tekrarlayan deri hastalıkları ve seyrek olarak iyi ya da kötü huylu tümörler benzer görünebilir. Bu nedenle tekrarlayan, iyileşmeyen ya da olağan dışı görünen şişlikler aynı tanıya mal edilmemeli, yeniden değerlendirilmelidir.
Yaş ile birlikte değerlendirme nasıl değişir?
Bartholin kistleri en çok üreme çağında, yaklaşık yirmi ile elli yaş arasında görülür. Bu dönemde bezler etkindir ve salgı üretir; kanal tıkandığında sıvı birikmesi için gerekli koşul vardır. Menopozdan sonra bezlerin salgı üretimi azalır ve bezler küçülür. Bu nedenle menopoz sonrası dönemde aynı bölgede yeni ortaya çıkan bir kitlenin açıklaması, genç bir hastadaki aynı şişliğin açıklaması ile birebir aynı değildir.
İleri yaşta görülen vulva kitlelerinde hekim, yalnızca sıvıyı boşaltmakla yetinmek yerine doku örneği alınmasını ya da kitlenin bütünüyle çıkarılmasını isteyebilir. Kaynaklar ileri yaşta, seçili durumlarda doku örneği alınabileceğini belirtir. Uygulamada kırk yaş üzeri ve menopoz sonrası dönem ayrı bir dikkat noktası olarak anılır; bu keskin bir yaş sınırı değildir, değerlendirmeyi daha dikkatli hale getiren bir eşiktir. Ortak nokta şudur: ileri yaşta ortaya çıkan yeni bir kitle, görünümü tipik olsa bile doğrulanmadan basit bir kist olarak kabul edilmez.
Bu yaklaşım, kitlenin kötü huylu olduğu anlamına gelmez. Bu bölgedeki kitlelerin büyük bölümü iyi huyludur. Amaç yalnızca nadir bir olasılığı zamanında ayırmaktır. Vulvada iyileşmeyen bir yara, geçmeyen kaşıntı, cildin renginde ya da kalınlığında kalıcı değişiklik, nedeni belli olmayan kanama ve sertleşmiş bir kabarıklık varsa bu bulgular ayrıca değerlendirilir. Bu tür bulgularda hekiminiz gerektiğinde ilgili uzmana yönlendirme yapar.
İzlem ve ılık oturma banyosu: ne işe yarar, ne işe yaramaz?
Vajina girişinde yeni fark edilen her şişlik, izlem kararı verilmeden önce bir kez hekim tarafından muayene edilmelidir; çünkü bu bölgedeki her şişlik Bartholin kisti değildir. Muayene ile Bartholin kisti olduğu belirlenmiş, şikayet yapmayan ve enfeksiyon bulgusu bulunmayan bir kistte ise ilk seçenek genellikle izlemdir. Bu, hiçbir şey yapmamak demek değildir; şişliğin boyutundaki, ağrısındaki ve cilt bulgularındaki değişikliğin takip edilmesi demektir. Kistlerin bir bölümü kendiliğinden küçülür ya da kanal yeniden açıldığında boşalır. Müdahale etmemek kaybedilmiş bir fırsat değildir; gereksiz bir işlemden kaçınmanın geçerli bir yoludur.
Ilık oturma banyosu, ağrıyı ve dolgunluk hissini azaltmak için sık önerilen basit yöntemlerden biridir. Kaynaklar uygulama sıklığını farklı tarif eder: bazıları günde birkaç kez üç ile dört gün, bazıları günde dört kez ve birkaç gün boyunca sürdürmeyi anar. Ortak olan ilke, suyun ılık olması ve uygulamanın birkaç gün sürdürülmesidir. Amaç, kanal ağzının açılmasına ve biriken sıvının kendiliğinden boşalmasına yardımcı olmaktır.
- Küvete ya da geniş bir leğene, cildinizi rahatsız etmeyecek ılıklıkta su doldurun
- Bölgeyi suyun içinde yaklaşık on ile on beş dakika bekletin, uygulamayı günde birkaç kez tekrarlayın
- Sonrasında bölgeyi yumuşak bir havlu ile kurulayın, nemli bırakmayın
- Parfümlü sabun, duş jeli, vajinal duş ve antiseptik solüsyonlardan kaçının
- Pamuklu ve bol iç çamaşırı tercih edin, dar pantolon ve bisiklet gibi basınç yapan etkinlikleri bir süre erteleyin
- Şişlik büyüyor, ağrı artıyor ya da ateş çıktıysa banyoyu sürdürmekle beklemeyin, hekime başvurun
Ilık oturma banyosunun sınırını bilmek gerekir. Bu yöntem bir abseyi tedavi etmez; iltihap yerleşmişse ısı uygulayarak beklemek yalnızca zaman kaybettirir. Ayrıca kendiliğinden açılan kanal ağzı çok küçük olduğu için hızla yeniden kapanabilir ve kist tekrarlayabilir. Bu nedenle rahatlama sağlandıysa bile şişlik devam ediyorsa durumun bir kez değerlendirilmesi, kendi başına izlemi uzatmaktan daha güvenlidir.
Drenaj ve kateter uygulaması nasıl yapılır?
Abse varsa ya da kist belirgin şikayet yapıyorsa, biriken sıvının boşaltılması gerekir. Bu işleme drenaj denir ve genellikle lokal anestezi altında, poliklinik koşullarında yapılabilir. Şişliğin üzerine küçük bir kesi yapılır; kesinin boyutu seçilen yönteme göre değişir. Sıvının tek seferde boşaltıldığı uygulamalarda kaynaklar bir ile iki santimetrelik bir kesi tanımlar; içeriye balonlu bir kateter yerleştirilecekse kesi, kateterin yerinde kalabilmesi için daha küçük tutulur. Boşluk steril sıvı ile yıkanır ve içerik boşaltılır. Çoğu olguda dikiş atılmaz. Boşaltma ile birlikte ağrıda genellikle belirgin bir rahatlama olur.
Yalnızca iğne ile sıvıyı çekmek hızlı rahatlama sağlar, ancak kesenin duvarı yerinde kaldığı için boşluk yeniden dolabilir. Bu nedenle kesinin ardından içine ince bir kateter yerleştirilmesi sık uygulanan bir yöntemdir. Kateterin ucundaki küçük balon şişirilerek kateter yerinde tutulur; böylece boşluğun açık kalması ve kenarlarının kalıcı bir kanal oluşturacak biçimde iyileşmesi sağlanır. Bu süre içinde sıvı sürekli olarak dışarı akar.
Kateterin ne kadar süre kalacağı konusunda kaynaklar farklı süreler bildirir: bazıları yaklaşık dört hafta, bazıları dört ile altı hafta arasını anar; kesin süreyi işlemi yapan hekim belirler. Bu süre boyunca gündelik yaşamınızı sürdürebilirsiniz; kateter iç çamaşırının içinde kalır ve dışarıdan belli olmaz. Cinsel ilişkinin ne zaman yeniden başlayabileceğini işlemi yapan hekim söyler. Kateter kendiliğinden düşerse ya da ağrı yeniden artarsa hekiminize haber vermeniz gerekir.
Marsupializasyon ve tekrarlayan kistlerde yaklaşım
Aynı taraftaki kist boşaltıldıktan sonra tekrar tekrar doluyorsa, kalıcı bir çıkış yolu oluşturmayı amaçlayan bir işlem gündeme gelebilir. Marsupializasyon, kesenin açılması ve kese duvarının kenarlarının çevredeki cilde dikilerek küçük ama kalıcı bir açıklık bırakılmasıdır. Böylece bezin salgısı kendiliğinden dışarı verilmeye devam eder ve kesenin yeniden kapanıp dolması beklenmez. İşlemin adı, kenarların dışa doğru açılarak sabitlenmesinden gelir.
Marsupializasyon lokal ya da genel anestezi altında yapılabilir; hangisinin uygun olacağı şişliğin boyutuna, yerleşimine ve hastanın durumuna göre belirlenir. İşlemden sonra bölgenin temiz ve kuru tutulması, pansuman önerilerine uyulması ve kontrol muayenesine gidilmesi istenir. İyileşme döneminde hafif akıntı olağandır. Yeniden artan ağrı, kötü kokulu akıntı ya da ateş ise olağan iyileşmenin parçası değildir ve hekime bildirilmelidir.
Çok nadir durumlarda bezin tümüyle çıkarılması düşünülür. Bu seçenek, tekrarlayan ve diğer yöntemlere yanıt vermeyen olgular ile doku incelemesi gereken durumlar için saklanır; kanama ve yara iyileşmesi sorunları diğer işlemlere göre daha fazla olduğundan ilk adım olarak düşünülmez. Bu yöntemleri birbirine göre sıralamak doğru değildir: boyut, tekrar sayısı, enfeksiyon varlığı, yaş ve gebelik durumu birlikte değerlendirilir ve karar sizi muayene eden hekim tarafından verilir.
Antibiyotik gerekir mi, bu kararı kim verir?
Enfeksiyon bulgusu olmayan bir kistte antibiyotik tedavisinin yeri yoktur; burada sorun bir mikrop değil, tıkanmış bir kanaldır. Abse söz konusu olduğunda ise kaynaklar farklı vurgular taşır. Bazı sağlık kurumları enfekte bir kistte antibiyotik verileceğini, yanıt alınmazsa boşaltma yapılacağını belirtir. Diğer kaynaklar ise asıl adımın boşaltma olduğunu, ilacın yalnızca seçili durumlarda buna eklendiğini vurgular. Bu farklılık, kararın hastaya göre verildiğini gösterir.
İlacın eklendiği durumlar olarak genellikle iltihabın şişliğin sınırlarını aşarak çevre dokuya yayılması, ateşin bulunması, şeker hastalığı ya da bağışıklığı baskılayan bir durumun eşlik etmesi ve cinsel yolla bulaşan bir etkenin düşünülmesi anılır. Bu değerlendirmeyi yapabilmek için şişliğin görülmesi, hassasiyetinin elle değerlendirilmesi ve gerekirse örnek alınması gerekir. Bu nedenle ilaç kararının muayene olmadan verilmesi uygun değildir.
Bu yazıda bilinçli olarak hiçbir ilaç adı ve hiçbir doz verilmemektedir. Hangi ilacın gerekip gerekmediğine, ne kadar süre kullanılacağına ve sizin için uygun olup olmadığına yalnızca sizi muayene eden hekim karar verir. Evde kalan eski antibiyotikleri kendi kararınızla kullanmak yanlıştır: tabloyu kısmen bastırarak tanıyı güçleştirir, laboratuvar incelemesini bozar ve direnç gelişimine katkıda bulunur. Ağrı için basit ağrı kesicilerin kullanımını da hekiminize ya da eczacınıza sorun.
Evde patlatmaya çalışmak neden zararlıdır?
Bartholin kistini ya da absesini evde kendiniz patlatmaya, sıkmaya, iğne veya makasla açmaya çalışmayın. Bu bölge zengin bir damar ağına sahiptir ve cilt altındaki dokular gevşektir. Steril olmayan bir girişim, yüzeyde duran bakterileri derin dokuya taşıyarak çok daha ciddi bir enfeksiyona yol açabilir. Ayrıca durdurulması zor kanama, iyileşmeyen yara, kalıcı sertleşmiş nedbe dokusu ve kanal ağzının daha da daralması söz konusu olabilir.
Elle sıkmak genellikle sanıldığı gibi kesenin boşalmasını sağlamaz. Basınç kesenin duvarını yırtarak içeriği çevre dokunun arasına dağıtabilir; bu da ağrının artmasına ve iltihabın yayılmasına neden olur. Hekim tarafından yapılan işlemde kesinin yeri ve derinliği seçilir, boşluk yıkanır ve gerekirse kalıcı drenaj sağlanır. Aradaki fark aynı sıvının boşalması değil, bunun denetimli biçimde boşalmasıdır.
Abse kendiliğinden açılırsa ağrı belirgin biçimde azalabilir, ancak bu muayeneyi gereksiz kılmaz. Kötü kokulu, iltihaplı akıntı veren bir şişlik aynı gün değerlendirilmesi gereken bir bulgudur. Bölgeyi ılık su ile temiz tutun, yumuşak bir havlu ile kurulayın, sürtünmeden kaçının ve aynı gün bir kadın hastalıkları ve doğum hekimine ya da acil servise başvurun. Akıntının kesilmesini evde bekleyerek izlemek doğru değildir; kendiliğinden açılma çoğu zaman eksik boşalma anlamına gelir ve kist aynı yerde tekrarlayabilir.
Bu bölgedeki her şikayet Bartholin bezinden kaynaklanmaz. Kaşıntı, yanma ve kıvamı değişmiş akıntı varsa vajinal mantar enfeksiyonu belirtileri ve vajinal akıntı renkleri yazılarımız yön verebilir. Karın içinde, yumurtalık kaynaklı kistler ise bambaşka bir konudur ve dışarıdan elle hissedilmez; bunun için yumurtalık kisti yazısına bakabilirsiniz. Her durumda son değerlendirme sizi muayene eden hekime aittir.
İlgili İçerikler
- Vajinal mantar enfeksiyonu belirtileri ve ayırıcı tanısı
- Vajinal akıntı renkleri ve anlamları: hangi akıntı normal, hangisi değil?
- Yumurtalık (Over) Kisti Nedir? Belirtileri ve Doğurganlığa Etkisi
- Kadınlarda HPV belirtileri: ne görülür, ne görülmez?
- Laparoskopi nedir ve jinekolojide ne zaman yapılır?
- Vajinismus nedir, belirtileri ve nedenleri nelerdir?
- Kadınlarda idrar yolu enfeksiyonu belirtileri: mesane ve böbrek bulguları nasıl ayrılır?
Kaynaklar ve referanslar
Bu içerik, aşağıdaki bağımsız ve otoriter kaynaklarla desteklenmiştir: