Kadınlarda idrar yolu enfeksiyonu belirtileri: mesane ve böbrek bulguları nasıl ayrılır?


İdrar yolu enfeksiyonu, kadınlarda yaşam boyu sık karşılaşılan enfeksiyonlardan biridir. Çoğu kadın bu tabloyu idrar yaparken yanma ve sık sık tuvalete gitme ihtiyacı ile tanır. Ancak idrar yolu enfeksiyonu tek bir hastalık değildir. Mesaneyle sınırlı kalan hafif bir iltihaptan, böbreği tutan ve gecikmeye tahammülü olmayan bir tabloya kadar geniş bir yelpazeyi kapsar. Belirtilerin hangi basamağa işaret ettiğini ayırt etmek, hem ne kadar acele edilmesi gerektiğini hem de hangi tetkiklerin isteneceğini belirler.
Bu yazıya, acil servis başvurusu ya da aynı gün değerlendirme gerektiren bulgularla başlıyoruz; bu bölümü bilerek en başa aldık. Ardından idrar yolu enfeksiyonunun kadınlarda neden bu kadar sık görüldüğünü anlatıyoruz ve belirtileri basamaklandırıyoruz: mesane kaynaklı sistit bulgularını, böbrek kaynaklı piyelonefrit bulgularından ayrı ayrı veriyoruz. İleri yaştaki kadınlarda ve gebelerde yakınmaların neden silik ya da alışılmadık olabileceğine ayrı başlıklar ayırıyoruz. Vajinal enfeksiyonlarla ayrımını ve idrar tahlilinin tanıdaki yerini ele alıyoruz. Amaç bilgilendirmektir; sizdeki yakınmanın değerlendirilmesi ve tedavi kararı, sizi muayene eden hekime aittir.
Hemen acil servise gitmeyi ya da aynı gün değerlendirmeyi gerektiren bulgular
Aşağıdaki bulgular, yakınmanın ne kadar sürdüğüne bakılmaksızın gecikmeye tahammülü olmayan bulgulardır. Bu bölümü bilinçli olarak yazının başına aldık. Bu bulgulardan biri sizde varsa, yazının devamını okumak yerine hekiminize ulaşın ya da en yakın hastaneye başvurun. Evde sıvı alıp beklemek, ağrı kesiciyle idare etmek ya da yakınmaların kendiliğinden geçmesini ummak bu tablolarda hem tanıyı hem tedaviyi geciktirir.
Listede iki ayrı aciliyet basamağı vardır. Başında Hemen acil servis yazan bulgular aynı gün randevu beklemeyi değil, 112'yi aramayı ya da en yakın acil servise gitmeyi gerektirir: bilinç bulanıklığı, konuşmada güçlük, uyandırmada zorluk, hiç idrar çıkaramama, şiddetli titreme nöbetleri ile birlikte kendini çok kötü hissetme, gebelikte ateş ya da yan ağrısı ve ağızdan sıvı alamayacak kadar kusma. Listedeki diğer bulgular aynı gün hekim değerlendirmesi gerektirir.
- Hemen acil servis: bilinç bulanıklığı, aşırı uyku hali, konuşmada güçlük ya da uyandırmada zorluk; bu bulgu her yaşta geçerlidir, aynı günü beklemeyin, 112'yi arayın ya da en yakın acil servise gidin
- Hemen acil servis: şiddetli titreme nöbetleri ile birlikte kendini çok kötü hissetme, soğuk ve nemli deri, baygınlık hissi
- Hemen acil servis: hiç idrar çıkaramama ya da mesanenin dolu olduğu hissedilmesine rağmen idrar yapamama
- Hemen acil servis: gebelikte ateş, titreme ya da yan/bel ağrısı; gebelikte bu bulgular aynı gün randevu beklemeyi değil, doğrudan hastaneye başvurmayı gerektirir
- Hemen acil servis: ateş ya da yan ağrısı ile birlikte ağızdan sıvı ve ilaç alamayacak kadar kusma
- Ateş ve titreme, özellikle idrar yakınmaları ile birlikte; ateşin olmaması güvence değildir, vücut ısısının 36 °C'nin altına inmesi de aynı ölçüde uyarıcıdır
- Yan ağrısı ya da bel ağrısı, kaburga altında hassasiyet
- Durdurulamayan bulantı ve kusma, ağızdan sıvı alamama
- İdrarda gözle görülür kan ya da çay renginde idrar
- Gebelikte her türlü idrar yolu yakınması, hafif görünse bile
- 65 yaşın üzerinde ya da sonda kullanıyorsanız, idrar yolu enfeksiyonu düşündüren herhangi bir yakınma; yakınma hafif görünse bile aynı gün hekim değerlendirmesi gerekir
- İdrar miktarının belirgin azalması ya da şiddetli alt karın ağrısı
- Yaşlı bir hastada ani başlayan dalgınlık, dengesizlik ya da düşme
- Böbrek taşı, tek böbrek, böbrek nakli, şeker hastalığı ya da bağışıklık baskılanması varken ortaya çıkan herhangi bir idrar yakınması
- Hekiminizin başlattığı tedaviye rağmen iki gün içinde düzelmeyen ya da ağırlaşan yakınmalar
Bu listedeki bulguların ortak özelliği, enfeksiyonun artık yalnızca mesanede olmadığını ya da idrar akışının engellendiğini düşündürmeleridir. Her iki durumda da zaman önemlidir ve tedaviye erken başlanması tablonun ağırlaşma olasılığını azaltır. Hastaneye başvurduğunuzda yakınmalarınızın ne zaman başladığını, ateşinizi ölçtüyseniz değerini, gebelik olasılığınızı ve kullandığınız ilaçları söylemeniz değerlendirmeyi hızlandırır. Tereddüt ettiğiniz durumda beklemek yerine sormak her zaman daha güvenlidir.
Acil bulgular sizde yoksa, kadınlarda idrar yolu enfeksiyonunda sık görülen belirtiler kısaca şunlardır: idrar yaparken yanma, sık ve az az idrara çıkma, ani sıkışma hissi, alt karında basınç, idrarın bulanıklaşması ve kokusunun değişmesi, idrarda kan. Ateş, titreme, yan ya da bel ağrısı, bulantı ve kusma eklenmişse tablo artık mesaneyle sınırlı değildir ve aynı gün değerlendirme gerekir. Bu belirtileri aşağıda mesane ve böbrek kaynaklı olmak üzere ayrı ayrı açıyoruz.
İdrar yolu enfeksiyonu kadınlarda neden bu kadar sık görülür?
Kadınlarda idrar yolu enfeksiyonunun sık görülmesinin başlıca nedeni anatomidir. İdrarı mesaneden dışarı taşıyan kanal, yani üretra, kadında yaklaşık 4 cm uzunluğundadır ve erkekteki kanaldan belirgin biçimde kısadır. Bu kısa mesafe, dış ortamdaki bakterilerin mesaneye ulaşmak için kat etmesi gereken yolu kısaltır. Üretra ağzının vajina girişine ve anüs bölgesine yakın olması da bağırsak kökenli bakterilerin bu bölgeye kolayca taşınmasına zemin hazırlar. Yani enfeksiyon çoğu zaman, vücudun kendi bağırsak florasındaki bakterilerin yer değiştirmesiyle başlar.
Anatomiye birkaç kolaylaştırıcı durum eklenir. Cinsel ilişki, üretra ağzındaki bakterilerin mesaneye doğru taşınmasını kolaylaştırabilir. Menopozdan sonra östrojen desteğinin azalmasıyla vajinal florada ve dokuların yapısında değişiklik olur, koruyucu ortam zayıflar. Gebelikte hormonların etkisiyle idrar yolları genişler ve idrar akışı yavaşlar. Şeker hastalığı, mesanenin tam boşalmasını engelleyen durumlar, kabızlık, böbrek taşı ve sonda kullanımı da riski artıran başlıklar arasındadır. Bu etkenlerden hangisinin sizde öne çıktığı, öykü ve muayene ile belirlenir.
Burada önemli bir noktayı belirtmek gerekir. İdrar yolu enfeksiyonu, temizliğe dikkat etmemenin sonucu değildir ve hastanın kendini suçlaması için bir sebep yoktur. Hijyenine özen gösteren, düzenli yaşayan kadınlarda da enfeksiyon gelişebilir. Bazı kadınlarda ise idrar yolunun yapısı ve florası nedeniyle tekrarlama eğilimi bulunur. Bu nedenle yaklaşımın odağı suçlu aramak değil, belirtilerin hangi basamağa ait olduğunu anlamak ve gereken tetkikleri zamanında yapmaktır.
Belirtileri iki basamakta düşünmek neden önemlidir?
İdrar yolu, böbreklerden başlayıp üreterler, mesane ve üretra ile dışarıya açılan tek bir sistemdir. Enfeksiyon bu sistemin neresine yerleştiyse belirtiler de ona göre değişir. Mesane ve üretrayı tutan tablo alt idrar yolu enfeksiyonu, yaygın adıyla sistit olarak adlandırılır ve yakınmalar ağırlıklı olarak bölgeseldir. Enfeksiyon yukarı çıkıp böbreği tuttuğunda ise piyelonefrit söz konusudur ve bu kez tüm vücudu ilgilendiren bulgular tabloya eklenir.
Bu ayrımın pratik karşılığı şudur: hastalığa yol açan bakteri çoğu zaman aynıdır, değişen şey tutulumun düzeyidir. Bakteriler genellikle aşağıdan yukarıya doğru ilerler. Bu yüzden birkaç gündür süren ve ihmal edilen bir mesane enfeksiyonu, bazı kadınlarda böbrek enfeksiyonuna dönüşebilir. Tersi de doğrudur: bazı hastalarda böbrek tutulumu, öncesinde belirgin bir sistit tablosu olmadan, doğrudan ateş ve yan ağrısı ile ortaya çıkabilir.
Bu nedenle yazının geri kalanında belirtiler iki ayrı başlık altında verilmiştir. Yalnızca bölgesel yakınmaları olan bir kadının izleyeceği yol ile ateşi ve yan ağrısı olan bir kadının izleyeceği yol aynı değildir. İkinci grup zaman kaybetmemelidir. Hangi gruba girdiğinizi düşünürken dikkat edilecek nokta tek bir belirti değil, belirtilerin bir arada bulunuşu ve ne kadar hızlı yerleştiğidir. Son değerlendirme, sizi gören hekimin muayenesi ve idrar tahlili ile yapılır.
Alt idrar yolu enfeksiyonu (sistit) belirtileri
Alt idrar yolu enfeksiyonunda yakınmalar mesane ve üretra bölgesinde toplanır. Hasta genellikle idrar yapma eyleminin kendisinden şikayet eder: tuvalete çok sık gider, her gidişinde az miktarda idrar çıkar ve bu sırada yanma hisseder. Mesane dolmadan gelen ani sıkışma hissi, bu tablonun tipik parçasıdır. Aşağıdaki bulgular sistitte sık görülen yakınmalardır ve bir kadında bunların hepsinin birlikte bulunması gerekmez.
- İdrar yaparken yanma ve batma, bazen idrarın sonunda belirginleşen keskin bir rahatsızlık
- Sık sık ve az az idrara çıkma, tuvaletten çıkar çıkmaz yeniden gitme ihtiyacı
- Aniden gelen ve bastırılamayan sıkışma hissi
- Kasıkta ve alt karında basınç, dolgunluk ya da hafif kramp
- İdrarda bulanıklık ve kokunun değişmesi
- İdrarda kan, pembe ya da çay renginde idrar
- Gece idrara kalkma ve idrar sonrası mesanenin tam boşalmadığı hissi
- Hafif yorgunluk ve kendini iyi hissetmeme; belirgin ve hızla yerleşen halsizlik ise üst idrar yolu tutulumunu düşündürür
Bu tabloda belirgin ateş genellikle beklenmez. Vücut ısısının yükselmesi, titreme ya da belirgin halsizliğin eklenmesi, enfeksiyonun yalnızca mesanede kalmadığını düşündürür ve değerlendirmeyi aciliyet kategorisine taşır. İdrarda gözle görülür kan, sistitte görülebilen bir bulgudur. Ancak kanın tek başına enfeksiyona bağlanması doğru değildir; taş ve başka nedenler de aynı görüntüyü verebilir. Bu nedenle idrarda gözle görülür kan gördüğünüzde, yakınmanız hafif görünse bile aynı gün hekime başvurmanız gerekir.
Üst idrar yolu enfeksiyonu (böbrek, piyelonefrit) belirtileri: bu tablo aciledir
Enfeksiyon böbreği tuttuğunda tablo değişir ve yakınmalar artık yalnızca idrarla ilgili değildir. Hasta kendini belirgin biçimde hasta hisseder. Ateş ve titreme öne çıkar, ağrı kasıktan yukarıya, yan ve bel bölgesine taşınır. Bulantı ve kusma eklenebilir, bu da ağızdan sıvı almayı zorlaştırır. Piyelonefrit, evde takip edilecek bir tablo değildir ve aynı gün hekim değerlendirmesi gerektirir. Aşağıdaki bulgular bu üst basamağı işaret eder.
- Ateş ve titreme, üşüme nöbetleri ve terleme; bazı hastalarda ateş yerine vücut ısısının düşmesi görülür
- Yan ağrısı ve bel ağrısı, genellikle tek taraflı, kaburgaların alt kenarı ile bel arasında
- Bulantı ve kusma, ağızdan sıvı alamama
- Belirgin halsizlik ve kırıklık hissi, bazen baş dönmesi
- Nabzın hızlanması ve kendini çok kötü hissetme
- Sistit bulgularının bu tabloya eşlik etmesi ya da hiç bulunmaması
Bu bulguların aciliyeti abartı değildir. Böbrek enfeksiyonu, tedavi gecikirse bakterilerin kana karışmasına ve genel durumun hızla bozulmasına yol açabilir. Gebelerde, şeker hastalarında, bağışıklığı baskılanmış kişilerde ve tek böbrekli hastalarda bu olasılık daha yakından izlenir. Ateş ve yan ağrısı varken evde ağrı kesici alıp beklemek tanıyı geciktirir. Hangi tedavinin gerektiğine, hastaneye yatış ihtiyacı olup olmadığına ve damardan tedavi gerekip gerekmediğine hekim karar verir.
Sistit ile böbrek enfeksiyonu bulguları nasıl ayrılır?
Hastaların sıklıkla zorlandığı nokta, kendi yakınmalarının hangi basamağa uyduğunu kestirmektir. Aşağıdaki tablo iki tabloyu yan yana koyarak ayrımın hangi başlıklarda yapıldığını gösterir. Tablo bir tanı aracı değildir; amacı, hangi bulguların beklemeyi değil aynı gün başvurmayı gerektirdiğini görünür kılmaktır. İki tablonun bulguları aynı hastada iç içe geçebilir. Kesin ayrım, muayene ve idrar tahlili sonrasında hekim tarafından yapılır.
| Bulgu | Alt idrar yolu (sistit) | Üst idrar yolu (piyelonefrit) |
|---|---|---|
| Ateş ve titreme | Genellikle yoktur; ateş, titreme ya da üşüme nöbeti eklenmesi tablonun mesaneyi aştığını düşündürür ve aynı gün değerlendirme gerektirir | Tipik olarak vardır |
| Ağrının yeri | Kasık ve alt karın | Yan ve bel bölgesi, genellikle tek taraflı |
| İdrar yaparken yanma | Belirgin | Olabilir ya da hiç olmayabilir |
| Sık ve ani sıkışma hissi | Belirgin | Her hastada bulunmaz |
| Bulantı ve kusma | Beklenmez | Sık eşlik eder |
| Genel durum | Günlük yaşam genellikle sürdürülebilir | Belirgin halsizlik, kendini hasta hissetme |
| Başvuru zamanlaması | Yakınmalar 2 gün içinde geçmezse ya da artarsa hekime başvurulur; ancak ateş, titreme ya da yan/bel ağrısı varsa, idrarda gözle görülür kan varsa, gebelikseniz, 65 yaşın üzerindeyseniz, sonda kullanıyorsanız ya da şeker hastalığı, böbrek taşı, tek böbrek, böbrek nakli veya bağışıklık baskılanması varsa yakınma hafif olsa bile aynı gün değerlendirme gerekir | Aynı gün değerlendirme gerekir |
Tabloda dikkat edilmesi gereken satır, başvuru zamanlamasıdır. Bölgesel yakınmaları olan bir kadında, yakınmalar iki gün içinde geçmezse ya da artarsa yapılacak poliklinik değerlendirmesi genellikle yeterli olurken, ateş ve yan ağrısının eklenmesi bekleme payını ortadan kaldırır. Gebelikte ise bu ayrım geçerli değildir: gebelikte her türlü idrar yolu yakınması, hafif görünse bile aynı gün değerlendirilir. Bu başlığı yazının ilerleyen bölümünde ayrıca açıyoruz.
İleri yaştaki kadınlarda belirtiler beklediğiniz gibi olmayabilir
İleri yaştaki kadınlarda idrar yolu enfeksiyonu, kitapta yazan belirtilerle gelmeyebilir. Yanma ve sıkışma hissi silik olabilir, ateş hiç yükselmeyebilir. Bunun yerine ailenin fark ettiği ilk değişiklik bilinç bulanıklığı, dalgınlık, aşırı uyku hali, iştah kaybı, dengesizlik ve düşme olabilir. Daha önce kontrol altında olan idrar kaçırmanın birden kötüleşmesi de uyarıcıdır. Bu nedenle yaşlı bir hastada ani başlayan ve açıklanamayan davranış değişikliği, idrar yolu enfeksiyonu olasılığını akla getirir. Ancak ani bilinç değişikliğinin tek açıklaması idrar yolu enfeksiyonu değildir; inme, ilaç etkileri, kan şekeri ve tuz dengesi bozuklukları, başka bir odaktan gelen enfeksiyon da aynı tabloyu yapar. Bu nedenle böyle bir değişiklik, idrar tahlili sonucunu beklemeden acil değerlendirme gerektirir.
Öte yandan ters yönde bir hata da sıktır. Yaşlı hastaların idrarında, hiçbir yakınma olmaksızın bakteri üremesi görülebilir; buna asemptomatik bakteriüri denir. Rehberler, gebelik dışında yakınma yoksa bu durumun antibiyotikle tedavi edilmemesini önerir; NICE NG109, asemptomatik bakteriürinin gebe olmayan kadınlarda rutin olarak taranmadığını ve tedavi edilmediğini, gebelerde ise piyelonefrit ve erken doğum riski nedeniyle tedavi edildiğini belirtir. Yani her idrar kültürü pozitifliği tedavi gerektirmez. Yakınma ile laboratuvar sonucunu birlikte yorumlamak ve tedavi kararını vermek hekimin işidir.
Gebelikte idrar yolu enfeksiyonu belirtileri silik olabilir
Gebelikte idrar yolu enfeksiyonunu fark etmek, gebelik dışındaki dönemlere göre daha zordur. Çünkü gebeliğin kendisi de sık idrara çıkma, kasıkta basınç ve mesanenin tam boşalmadığı hissini yapar. Bu nedenle enfeksiyon, yalnızca kasık ağrısı ve sıklaşan tuvalet ihtiyacı ile seyredebilir, yanma hiç olmayabilir. Bazı gebelerde ise hiçbir yakınma bulunmaz ve bakteri üremesi, yalnızca rutin gebelik takibinde yapılan idrar tetkikinde ortaya çıkar.
Bu silik tablo, durumun önemsiz olduğu anlamına gelmez. Gebelikte idrar yolları genişlediği ve idrar akışı yavaşladığı için enfeksiyonun böbreğe doğru ilerlemesi daha kolaydır. Tedavi edilmeyen tablolar, böbrek enfeksiyonu ve erken doğum eylemi gibi istenmeyen sonuçlarla ilişkilendirilmiştir. Bu nedenle gebelikte idrarla ilgili her yakınma, yanma olmasa bile aynı gün değerlendirilmelidir. İdrar tahlili basit ve hızlı bir incelemedir, gebelikte de yapılabilir.
Gebelikte tedavi kararı da ayrı bir dikkat gerektirir. Gebelikte kullanılabilecek antibiyotiklerin kapsamı farklıdır ve seçim, gebelik haftası ile kültür sonucuna göre hekim tarafından yapılır. Bu yazıda bilinçli olarak hiçbir ilaç adı ve kullanım şeması verilmemektedir. Daha önce size ya da bir yakınınıza yazılmış, evde artan ilaçların gebelikte kullanılması kabul edilebilir bir yol değildir. Yakınmanız hafif görünse bile, takibinizi yapan hekime haber verin.
İdrar yolu enfeksiyonu mu, vajinal enfeksiyon mu?
İdrarda yanma yakınması her zaman idrar yolundan kaynaklanmaz. Vajinal enfeksiyonlarda idrar, iltihaplı dış dokudan geçerken yanma yapar. Bu yanma genellikle dışta hissedilir ve beraberinde kaşıntı, kızarıklık ve akıntıda değişiklik bulunur. Sistitte ise yanma daha çok içte, idrar yaparken ve idrarın sonunda hissedilir, akıntı tabloya eşlik etmez. Akıntının rengi ve kıvamı ayrımda yol gösterir; ayrıntısını vajinal akıntı renkleri ve anlamları yazısında bulabilirsiniz.
Kaşıntı, peynirleşme görünümünde beyaz akıntı ve dışta yanma öne çıkıyorsa mantar enfeksiyonu akla gelir; bu tabloyu vajinal mantar enfeksiyonu belirtileri yazısında ele aldık. İki tablonun bir arada bulunması da mümkündür, bu nedenle biri varken diğeri dışlanmış sayılmaz. Ağrı kasıkta toplanıyor ve idrarla ilişkisi net değilse, kadınlarda kasık ağrısı nedenleri başlığındaki geniş ayırıcı tanı listesi işinizi kolaylaştırır. Ayrımı muayene ve tetkik yapar.
Tanı: idrar tahlili, kültür ve görüntülemenin yeri
Tanının temeli idrar tahlilidir. Basit bir idrar incelemesinde lökosit, yani iltihap hücresi, nitrit ve kan varlığına bakılır; bu bulgular enfeksiyon lehine yorumlanır. İdrar örneğinin doğru alınması sonucu etkiler: idrarın orta akımından, bölge temizlendikten sonra ve temiz bir kaba alınması istenir. Sabah ilk idrarı ya da birkaç saat mesanede bekleyen idrar daha bilgi vericidir. Yanlış alınmış örnek, gereksiz tedaviye ya da gözden kaçan bir enfeksiyona yol açabilir. Bu testin yorumu yaşa göre değişir. 65 yaşın üzerindeki kadınlarda idrarda yakınma olmaksızın bakteri ve lökosit bulunması sık olduğundan, çubuk testin pozitif çıkması tek başına enfeksiyon tanısı koydurmaz; bu yaş grubunda karar, yakınmalar ve muayene ile birlikte verilir. Yakınmaları tipik olan genç ve sağlıklı bir kadında ise tanı için her zaman tahlil gerekmeyebilir.
İkinci basamak idrar kültürüdür. Kültür, üreyen bakteriyi ve hangi antibiyotiklerin o bakteriye etkili olduğunu gösterir; sonuç, koloni oluşturan birim sayısı olarak (cfu/mL) bildirilir. Kültürün özellikle gebelerde, tekrarlayan enfeksiyonlarda, böbrek tutulumu düşünülen tablolarda ve verilen tedaviye yanıt alınmayan durumlarda istenmesi beklenir. Rehberler arasında, yakınması tipik olan genç ve sağlıklı bir kadında her atakta kültür gerekip gerekmediği konusunda farklı yaklaşımlar bulunur. Karar, yerel direnç verilerine ve hastanın durumuna göre değişir.
Görüntüleme her hastada gerekmez. Ultrason ve seçilmiş durumlarda daha ileri tetkikler; böbrek taşı, idrar akışını engelleyen bir durum, apse şüphesi, tekrarlayan böbrek enfeksiyonu ya da tedaviye yanıtsızlık gibi başlıklarda devreye girer. Yan ağrısı ile başvuran bir hastada taş ile enfeksiyonun ayrımı önemlidir, çünkü ikisi bir arada bulunduğunda yaklaşım değişir. Hangi tetkikin size gerekli olduğuna, öykünüz ve muayene bulgularınızla birlikte hekiminiz karar verir.
Tedavi kararı hekime aittir: antibiyotik, kendi kendine ilaç ve yarım bırakma
Tedavinin varlığı ile tedavinin seçimi iki ayrı konudur. İdrar yolu enfeksiyonunun etkili tedavileri vardır ve bu tedaviler reçete ile verilir. Ancak antibiyotik gerekip gerekmediğine, gerekiyorsa hangi grubun ve ne kadar süreyle uygun olduğuna hekim; idrar tahlilini ve gereken durumlarda kültür sonucunu gördükten sonra karar verir. Bu yazıda hiçbir ilaç adının ve kullanım şemasının verilmemesi bilinçli bir tercihtir, çünkü bu bilgi muayeneye ve tahlile aittir.
Kendi kendine ilaç kullanımı bu tabloda birkaç ayrı zarar üretir. Evde artan ya da bir yakınınıza yazılmış antibiyotikler, yakınmaları kısmen bastırarak tanıyı gölgeler ve sonradan alınacak kültürü yanıltır. Uygun olmayan seçim, bakterilerin o gruba karşı dirençli hale gelmesine katkıda bulunur ve bir sonraki enfeksiyonda seçenekleri daraltır. Eksik ya da yarım bırakılmış tedavi ise enfeksiyonun sönmüş gibi görünüp kısa süre içinde geri dönmesine yol açabilir.
Bu nedenle iki noktayı net söylemek gerekir. Birincisi, antibiyotiğe hekim karar verir ve ilaç reçetesiz başlanmaz. İkincisi, başlanan tedavi kendinizi iyi hissettiğiniz için yarıda bırakılmaz; süre, hekiminizin belirttiği gibi tamamlanır. Bol sıvı almak ve ağrı kesiciler yakınmaları hafifletebilir, ancak tedavinin yerini tutmaz. Burada bir uyarı gerekir: böbrek enfeksiyonu düşündüren ateş ve yan ağrısı varken ibuprofen ve benzeri iltihap giderici ağrı kesicileri hekiminiz uygun görmedikçe kullanmayın, bu ilaçlar böbrek açısından ek yük oluşturabilir; ateş ve ağrı için parasetamol genellikle daha uygun bir seçenektir, yine de hangi ağrı kesicinin size uygun olduğunu hekiminize sorun. Tedaviye başladıktan sonra iki gün içinde belirgin bir düzelme yoksa ya da ateş çıkarsa hekiminize yeniden başvurmanız gerekir.
Antibiyotik dışı yaklaşımlarda rehberler arasında görüş farkı bulunur. Kızılcık içeren ürünler ve idrarı alkalileştiren sistit tozları için NHS ve NICE, enfeksiyon başladıktan sonra yakınmaları hafiflettiğine ya da enfeksiyonu tedavi ettiğine dair bir kanıt bulunmadığını belirtir; yani bu ürünler tedavinin yerini tutmaz. Tekrarlayan atakların önlenmesinde kızılcık ürünleri ve D-mannoz için sınırlı düzeyde kanıt bildirilmiştir; bu ayrı bir konudur ve aktif enfeksiyonun tedavisi anlamına gelmez. Önleme amaçlı kullanım konusunda rehberlerin önerileri birbirinden farklıdır. Bu ürünlerden birini düşünüyorsanız, kullandığınız diğer ilaçlar açısından hekiminize sormadan başlamayın.
Tekrarlayan enfeksiyonlar ve günlük alışkanlıklar
Bazı kadınlarda enfeksiyon tekrarlar. Bir yılda üç ya da daha fazla, ya da altı ayda iki ya da daha fazla atak geçirilmesi tekrarlayan enfeksiyon olarak adlandırılır. Tekrarlayan tabloda soru, yalnızca atağı geçirmek değil, tekrarın nedenini anlamaktır. Mesanenin tam boşalmaması, kabızlık, menopoz sonrası doku değişiklikleri, şeker hastalığının kontrolsüz seyretmesi, böbrek taşı ve idrar yolunda yapısal bir durum, araştırılması gereken başlıklardır. Bu araştırma her ataktan sonra değil, tekrarlama örüntüsü ortaya çıktığında planlanır.
Günlük alışkanlıklar içinde hekimlerin genellikle önerdiği başlıklar şunlardır: gün içinde yeterli sıvı almak, idrarı uzun süre tutmamak, cinsel ilişki sonrası mesaneyi boşaltmak, tuvalet sonrası temizliği önden arkaya doğru yapmak, vajinal duş ve sert hijyen ürünlerinden kaçınmak, kabızlığı tedavi etmek. Menopoz sonrası dönemde uygun görülen hastalarda lokal östrojen desteği değerlendirilebilir. Bu karar hekime aittir ve genel bir öneri olarak düşünülmemelidir.
Son olarak şunu hatırlatmak isteriz: bu yazı, belirtileri tanımanıza ve ne zaman acele etmeniz gerektiğini anlamanıza yardımcı olmak için hazırlanmıştır. Tanı koymak, hangi tetkikin gerektiğine karar vermek ve tedaviyi planlamak, sizi muayene eden hekimin sorumluluğundadır. Yakınmalarınız hafif görünse bile tekrarlıyorsa, ya da yazının başındaki acil bulgular bölümünde sayılanlardan biri sizde varsa, değerlendirmeyi ertelemeyin.
İlgili İçerikler
- Vajinal akıntı renkleri ve anlamları: hangi akıntı normal, hangisi değil?
- Vajinal mantar enfeksiyonu belirtileri ve ayırıcı tanısı
- Kadınlarda kasık ağrısı neden olur, hangi nedenler düşünülür?
- İdrar yolu enfeksiyonu neden olur ve hangi durumlar riski artırır?
- Vajinada kaşıntı nedenleri: enfeksiyonlar ve enfeksiyon dışı sebepler
Kaynaklar ve referanslar
Bu içerik, aşağıdaki bağımsız ve otoriter kaynaklarla desteklenmiştir: