Vajinada kaşıntı nedenleri: enfeksiyonlar ve enfeksiyon dışı sebepler


Vajinada kaşıntı, kadın sağlığı pratiğinde en sık dile getirilen yakınmalardan biridir ve çoğu kadının aklına gelen tek bir açıklama vardır: mantar. Oysa kaşıntı bir tanı değil, bir bulgudur. Aynı yakınma birbirinden tamamen farklı nedenlerle ortaya çıkabilir ve bu nedenlerin önemli bir bölümü enfeksiyon bile değildir. Bu ayrım pratikte belirleyicidir, çünkü kaşıntısını mantar sanıp aynı yaklaşımı tekrar tekrar deneyen bir kadın asıl nedeni gözden kaçırabilir ve şikayeti haftalarca, bazen aylarca sürer.
Aşağıda kaşıntının nedenlerini iki büyük gruba ayırarak ele aldık: enfeksiyon kaynaklı tablolar ve enfeksiyon dışı tablolar. İkinci grup bu yazının asıl konusudur, çünkü poliklinikte en çok atlanan grup odur. Tahriş edici ürünler, temas dermatiti, menopoza bağlı doku incelmesi, liken skleroz, egzama ve sedef gibi deri hastalıkları, kan şekeri yüksekliği ve daha seyrek görülen nedenler ayrı ayrı anlatılıyor. Gecikmeden başvurulması gereken bulguları hemen aşağıdaki ikinci bölümde topladık. Burada bilinçli olarak hiçbir ilaç adı, etken madde, doz ya da krem önerisi verilmemektedir; bunlar muayene sonrasında sizi değerlendiren hekiminizin seçeceği başlıklardır. Yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve muayenenin yerini almaz.
Vajinada kaşıntı bir tanı değil, bir bulgudur
Hekim için ilk soru kaşıntının ne kadar şiddetli olduğu değil, nerede duyulduğudur. Vulva dediğimiz dış genital bölge deriyle kaplıdır ve vücudun başka yerlerinde görülen her deri hastalığı burada da görülebilir. Vajina ise mukozayla kaplı bir kanaldır ve orada ön plana geçen yakınma genellikle akıntı değişikliğidir. Bu nedenle yalnızca dış bölgede duyulan, akıntının hiç değişmediği bir kaşıntı ile akıntı değişikliğine eşlik eden kaşıntı farklı yollardan değerlendirilir.
İkinci soru süredir. Birkaç gün içinde gelip geçen bir kaşıntı ile haftalardır süren ya da her ay aynı dönemde geri gelen bir kaşıntı aynı anlamı taşımaz. Üçüncü soru ise eşlik eden bulgulardır: akıntının rengi ve kokusu değişti mi, deride renk değişikliği, çatlak ya da kalınlaşma var mı, idrar yaparken yanma eklendi mi? Bu üç başlık, nedenleri daraltmak için poliklinikte kullanılan ilk üç basamaktır.
Kaşıntı tek başına hiçbir tabloya özgü değildir. Mantar enfeksiyonu da, sabun tahrişi de, liken skleroz da, menopoza bağlı kuruluk da aynı cümleyle anlatılabilir. Bu cümleyi tanıya çevirecek olan muayenedir. Hangi gruba girdiğinizi, bölgeyi gören ve gerektiğinde örnek alan hekiminiz belirler; bu yazının amacı hangi soruların sorulduğunu ve neyin atlanmaması gerektiğini göstermektir.
Gecikmeden değerlendirilmesi gereken bulgular: aynı gün ve birkaç gün içinde
Beklemeyin. Vajinal kaşıntının büyük bölümü acil bir durum değildir; buna karşılık aşağıdaki ilk listedeki bulgulardan biri eşlik ediyorsa randevu günü, tarama takvimi ya da bir tedavi denemesinin sonucu beklenmez. Bu bulguların ortak özelliği şudur: kaşıntı artık tablonun kendisi değil, daha ağır bir sorunun yanında duran bir ayrıntıdır. Bu bölümü bilinçli olarak yazının başına, diğer nedenlerin arasına gizlemeden yerleştirdik.
- 38 derece ve üzerinde ateşin alt karın ya da kasık ağrısına eşlik etmesi
- 38 derece ve üzerinde ateşin yan ya da bel ağrısıyla birlikte olması, titreme, bulantı ya da kusma eklenmesi
- Genital bölgede yara, açılmış bir ülser ya da hızla büyüyen, ağrılı şişlik
- Yoğun olan ya da ağrıyla birlikte giden adet dışı vajinal kanama
- Menopoz sonrasında yeni başlayan herhangi bir kanama
- Kasıkta hızla yayılan kızarıklık, şiddetli ağrı, idrar yapamama ya da genel durumun bozulması
- Gebelikte yeni başlayan kanama, su gelmesi ya da karın ağrısı
Aşağıdaki bulgular aynı gün acil başvuru gerektirmez, ancak kendiliğinden geçmesi beklenmez; birkaç gün içinde randevu alınarak hekime gösterilmelidir:
- Vulva derisinde geçmeyen renk değişikliği, sertleşmiş, kalınlaşmış ya da kabarmış bir alan
- Menopoz sonrasında yeni başlayan kaşıntı
- İki haftadan uzun süren ya da uygulanan tedaviye yanıt vermeyen kaşıntı
İlk listedeki bulgularda ev yaklaşımları ya da eczaneden alınan ürünler yalnızca zaman kaybettirir. Aynı gün bir sağlık kuruluşuna, genel durum bozulmuşsa doğrudan acil servise başvurmak gerekir. Ağrı eşlik etmeyen hafif bir adet dışı lekelenme aynı gün başvuru gerektirmez; ancak bu da kendiliğinden geçmesi beklenmeden, geciktirmeden hekime gösterilmelidir. Menopoz sonrasında ya da gebelikte görülen her kanama ise aynı gün değerlendirilir. Menopoz sonrasında yeni başlayan kaşıntının ikinci listede yer almasının nedeni şudur: aynı gün acil başvuru gerekmez, ancak yakınmanın kendiliğinden geçmesini beklemek doku değişikliğinin görülmesini geciktirir. Gebelikte ortaya çıkan bulgular da aynı mantıkla ele alınır, çünkü orada değerlendirilmesi gereken yalnızca kaşıntı değildir.
Enfeksiyon kaynaklı kaşıntı: mantar, bakteriyel vajinoz ve trikomonas
Enfeksiyon kaynaklı kaşıntıda akla ilk gelen tablo mantar, yani kandida enfeksiyonudur. Burada kaşıntı baskın yakınmadır; beyaz, kokusuz, lor ya da süzme peynir kıvamında bir akıntı eşlik eder ve vulva derisinde kızarıklık, yüzeysel çatlaklar görülebilir. Yakınma gün içinde dalgalanabilir ve sıcak, nemli ortamda artabilir. Tablonun ayrıntısını vajinal mantar enfeksiyonu belirtileri yazısında ayrıca ele aldık.
Bakteriyel vajinozda tablo başkadır: ön plandaki yakınma kaşıntı değil kokudur. Akıntı tipik olarak ince, sulu, gri beyaz renktedir ve belirgin, balık benzeri bir koku taşır; bu koku ilişki sonrasında ve adet döneminde artar. NHS, bakteriyel vajinozun genellikle kaşıntı ya da hassasiyet yapmadığını, kadınların önemli bir bölümünde ise hiçbir belirti vermediğini belirtir; kaşıntı eşlik edebilir ancak hafiftir. Trikomonasta ise akıntı bol, sarı yeşil ve kimi zaman köpüklüdür; kaşıntı, yanma ve idrar yaparken rahatsızlık birlikte görülür. Trikomonas cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyondur ve NHS'in belirttiği gibi pek çok kişide hiç belirti vermez; bu nedenle risk varsa test beklemeden yapılır. NHS, trikomonas saptandığında mevcut ve son dönemdeki cinsel eşlerin belirtileri olmasa bile tedavi edilmesi gerektiğini, ayrıca siz ve eşiniz tedaviyi bitirdikten sonra en az bir hafta cinsel ilişkiden kaçınılmasını belirtir. Klamidya ve gonore ise daha çok akıntı değişikliği ve tahriş yapar, kaşıntı her zaman ön planda olmaz.
Bulaşma zamanının geriye dönük olarak belirlenmesi çoğu zaman mümkün değildir; bu nedenle eşin değerlendirilmesi ve gerektiğinde tedavi edilmesi bir suçlama değil, tedavinin tamamlanması için gereken bir adımdır. Akıntının rengi ve kıvamı tek başına tanı koydurmaz, ancak hekimin hangi testleri isteyeceğini belirler. Akıntı karakterinin ne anlattığını vajinal akıntı renkleri ve anlamları yazısında ayrıntılandırdık. Üç tablonun da tedavisi vardır, ancak bu tedaviler birbirinin yerine geçmez: birinde işe yarayan uygulama diğerinde etkisiz kalır, trikomonasta ayrıca eşin de tedavi edilmesi gerekir. Bu nedenle hangisinin olduğunu bilmeden başlanan bir uygulama sonuç vermez.
| Özellik | Mantar (kandida) | Bakteriyel vajinoz | Trikomonas |
|---|---|---|---|
| Akıntının görünümü | Beyaz, lor ya da süzme peynir kıvamında, bazen krem kıvamında | İnce, sulu, gri beyaz, yüzeye yayılan | Bol, sarı yeşil, kimi zaman köpüklü |
| Koku | Kokusuz ya da çok hafif maya kokusu | Belirgin balık benzeri koku; özellikle ilişki sonrasında ve adet döneminde belirginleşir | Kötü koku sık, bazen keskin |
| Kaşıntının yeri ve şiddeti | Vulvada ve vajina girişinde belirgin, baskın yakınma | Genellikle hafif ya da yok | Kaşıntı ve yanma birlikte, sıklıkla belirgin |
| Eşlik eden bulgular | Deride kızarıklık, şişlik, yüzeysel çatlaklar | Deri genellikle normal görünür | İdrar yaparken yanma, ilişkide ağrı |
| Nasıl netleşir | Muayene ve gerektiğinde örnekten inceleme | Muayene, vajinal asitlik ölçümü ve örnekten inceleme | Örnekten inceleme ya da moleküler test |
| Cinsel yolla bulaşır mı | Bu grupta sayılmaz, daha seyrek olarak aktarılabilir | Cinsel yolla bulaşan hastalık olarak sınıflandırılmaz; ancak cinsel etkinlik tetikleyebilir ve kadın eşe aktarılabilir | Evet; belirtisi olmasa bile eşin de tedavi edilmesi gerekir |
Her kaşıntı mantar değildir: aynı yaklaşımı tekrarlamanın bedeli
Poliklinik pratiğinde sık görülen bir örüntü vardır: kadın kaşıntının mantar olduğunu düşünür, eczaneden bir ürün alır, birkaç gün rahatlar, sonra yakınma geri döner. Aynı döngü üç dört kez tekrarlandığında aradan aylar geçmiş olur. Burada iki sorun birikir. Birincisi, altta yatan neden hiç ele alınmamıştır. İkincisi, bölgeye tekrar tekrar uygulanan ürünler derinin kendisini tahriş ederek yeni bir kaşıntı kaynağı yaratabilir.
Tekrarlayan yakınmada doğru adım, aynı denemeyi bir kez daha yapmak değil, nedeni netleştirmektir. Günlük pratikte şu sık görülür: kaşıntısını kendi kendine mantar olarak değerlendiren kadınların önemli bir bölümünde muayene ve örnek incelemesi sonunda neden mantar çıkmaz. Bu bir dikkatsizlik değildir; tablolar gerçekten birbirine benzer ve ayrım muayene ile örnek incelemesini gerektirir. Bu nedenle ikinci kez tekrarlayan bir kaşıntıda hekime başvurmak, üçüncü denemeyi yapmaktan daha kısa yoldur.
Kılavuzlar bu noktada tamamen aynı şeyi söylemez. NHS, daha önce hekim tarafından mantar tanısı almış ve aynı tabloyu tanıyan kadınlar için eczane yoluna alan bırakır; buna karşılık yakınma ilk kez ortaya çıktıysa, on iki ayda dörtten fazla tekrarlıyorsa, uygulanan tedavi işe yaramadıysa, gebelik ya da emzirme dönemindeyseniz, on altı yaşın altında ya da altmış yaşın üzerindeyseniz veya şeker hastalığı gibi bağışıklığı etkileyen bir durumunuz varsa hekime başvurulmasını söyler. NHS ayrıca, bir eczacı ya da hekimle görüşmeden mantar ilacının altı ayda ikiden fazla kullanılmaması gerektiğini açıkça belirtir. ACOG ise vulvada kaşıntı, yanma, ağrı ya da deri değişikliği olduğunda hekime başvurulmasını, muayene ve gerektiğinde akıntıdan örnek alınmasını öne çıkarır. Ortak nokta ikisinde de aynıdır: yakınma geçmiyorsa, tekrarlıyorsa ya da tablo ilk kez görülüyorsa karar hekime aittir. Sizin durumunuzda hangisinin geçerli olduğunu öykünüzü bilen hekiminiz belirler.
Tahriş edici ürünler ve temas dermatiti
Enfeksiyon dışı nedenlerin en sık görüleni, bölgeye uygulanan ürünlerin yaptığı tahriştir. Burada iki ayrı mekanizma vardır. Tahriş edici temas dermatitinde ürün deri bariyerini doğrudan yıpratır; herkeste, yeterli süre ve miktarda temasta olabilir. Alerjik temas dermatitinde ise bağışıklık sistemi belirli bir maddeye duyarlanmıştır ve çok küçük miktarlar bile kaşıntı yaratır. Her ikisinde de akıntı tipik olarak değişmez, kaşıntı dış bölgede duyulur ve deri kızarık, bazen ince çatlaklı görünür.
- Sabun, duş jeli ve köpüklü banyo ürünlerinin doğrudan bölgeye uygulanması
- Parfümlü ped, günlük ped ve parfümlü ıslak mendil kullanımı
- Vajinal duş ve bölge içine uygulanan temizlik ürünleri
- Çamaşır deterjanı ve yumuşatıcı kalıntısı, özellikle çok sık yıkanan iç çamaşırında
- Tüy alma kremleri, ağda sonrası uygulanan parfümlü ürünler ve bazı nemlendiriciler
- Sentetik, dar iç çamaşırı ve uzun süre üzerinde kalan ıslak mayo ya da spor kıyafeti
- Prezervatif ya da kayganlaştırıcı içeriklerine karşı gelişen duyarlılık
Bu grubun ayırt edici yanı şudur: yakınma ürünle ilişkilidir ve ürün bırakıldığında kademeli olarak azalır. Bu nedenle muayeneden önce son haftalarda değişen her şeyi not etmek işe yarar; yeni bir deterjan, yeni bir ped markası ya da yeni bir temizlik alışkanlığı tabloyu açıklayabilir. Hangi ürünün bırakılması gerektiğine ve tablonun gerçekten temas kaynaklı olup olmadığına, bölgeyi gören hekiminiz karar verir.
Vajinal duş ve aşırı temizlik: dengeyi bozan alışkanlık
Vajinal duş, yani bölgenin içine su ya da bir solüsyon verilerek yıkanması, kaşıntı yakınması olan kadınlarda en sık rastlanan yanlış alışkanlıklardan biridir. Vajina kendi dengesini laktobasil adı verilen bakteriler ve bu bakterilerin yarattığı asidik ortamla korur. Dışarıdan yapılan yıkama bu florayı seyreltir ve asitliği bozar. Sonuç, korunmak için yapılan uygulamanın tam tersine yol açmasıdır: bakteriyel vajinoz ve tekrarlayan kaşıntı için zemin hazırlanır. NHS, vajinal duş ve kokulu temizlik ürünlerinin kullanılmamasını açıkça söyler; parfümlü sabun, duş jeli, köpüklü banyo ürünleri, vajinal deodorantlar ve iç çamaşırında kullanılan güçlü deterjanlar da aynı listede yer alır.
Burada bir yanlış anlamayı da düzeltmek gerekir: vajinal kaşıntı bir temizlik eksikliği göstergesi değildir ve daha çok yıkamakla geçmez. Çoğu kadın için yeterli olan, dış bölgenin ılık su ile, ürün kullanmadan ve ovalamadan yıkanmasıdır. Bölge içine hiçbir şey uygulanmaz. Bu basit değişiklik bazı kadınlarda birkaç gün içinde rahatlama sağlar. Buna karşılık bir ya da iki hafta içinde belirgin bir düzelme olmazsa beklemeye devam etmek doğru değildir; neden başka bir yerdedir ve muayene gerekir.
Menopozda doku incelmesi ve kuruluk
Menopozla birlikte östrojen düzeyinin kalıcı olarak düşmesi, vajina ve vulva dokusunda yapısal bir değişiklik yaratır. Mukoza incelir, elastikiyeti azalır, salgı üretimi geriler ve doku daha kolay zedelenir. Bu tabloda tipik yakınma kuruluk, gerginlik, ilişkide ağrı ve ısrarlı bir kaşıntıdır. Ayırt edici nokta şudur: akıntı genellikle artmaz, çoğu zaman tam tersine azalır; buna karşılık NHS bu tabloda olağan dışı akıntı ya da lekelenmenin de görülebildiğini belirtir. Bu nedenle kaşıntısı olup akıntısı hiç değişmeyen menopoz dönemindeki bir kadında ilk düşünülmesi gereken tablo mantar değildir.
Tablo yalnızca menopoz sonrasına özgü değildir. Emzirme dönemi, yumurtalıkların alınması, bazı kanser tedavileri ve erken menopoz da aynı değişikliği yapabilir. Bazı ilaçlar da aynı kuruluğu yapabilir; NHS hormonal doğum kontrol yöntemlerini ve bazı antidepresanları bu nedenler arasında sayar. Menopozun evrelerini ve bu dönemde beklenen değişiklikleri menopoz nedir, belirtileri ve evreleri yazısında ayrıca anlattık. Önemli bir uyarı: menopoz sonrasında yeni başlayan kaşıntı, kendiliğinden geçmesi beklenen bir yakınma değildir ve mutlaka muayene edilmelidir.
Bu tablonun tedavisi vardır. NHS, hormon içermeyen vajinal nemlendiricilerin ve su bazlı kayganlaştırıcıların büyük bölümünün reçetesiz bulunabildiğini belirtir; bölgesel hormon uygulamaları ise hekim tarafından reçete edilir. NHS ayrıca, kendi kendine denenen bu uygulamalar birkaç hafta içinde işe yaramazsa hekime başvurulmasını söyler. Buna karşılık menopoz sonrasında yeni başlayan bir kaşıntıda bu ürünleri deneyerek beklemek doğru değildir: bu dönemde yakınmanın nedeni önce muayeneyle netleşmelidir, hangi seçeneğin uygun olduğuna da sizi değerlendiren hekiminiz karar verir. Seçenekler bu iki başlık arasında uzanır; hangisinin uygun olduğu yakınmanın şiddetine, eşlik eden hastalıklara ve kişisel öykünüze göre değişir. Bu yazıda bilinçli olarak hiçbir ürün adı, etken madde ya da uygulama şeması verilmemektedir; bu seçimi sizi muayene eden hekiminiz yapar.
Liken skleroz: rengi açılmış, incelmiş ve çatlayan deri
Liken skleroz, çoğunlukla genital bölge derisini tutan kronik bir deri hastalığıdır ve bu yazıdaki en çok atlanan tablodur. Görünümü tariflenebilir: deride rengi açılmış, porselen beyazı, parlak ve incelmiş alanlar oluşur. Deri kolay çatlar, kaşımakla ya da ilişkiyle yüzeysel yırtıklar gelişir, zamanla doku büzüşebilir ve anatomik sınırlar silinmeye başlar. Kaşıntı ısrarlıdır, geceleri belirgin biçimde artar ve kendiliğinden geçmez. NHS, hastalığın her yaşta görülebildiğini, ancak elli yaş üzerindeki kadınlarda çok daha sık olduğunu belirtir.
Bu tabloda kendi kendine tedavi denemeleri işe yaramaz. Rengi açılmış, incelmiş ve çatlayan bir deride geçmeyen kaşıntı varsa, bu bir mantar tedavisi tekrarı değil, hekim değerlendirmesi gerektiren bir durumdur. Tanı muayeneyle konur, görünüm tipik değilse biyopsi gerekebilir. Liken skleroz vulva derisinde kötü huylu bir değişiklik riskini artırır; NHS bu riskin düşük olduğunu belirtir, buna karşılık bölgenin düzenli olarak kendi kendinize kontrol edilmesini ve geçmeyen bir şişlik, deride kalınlaşma ya da iyileşmeyen bir yaranın hekime gösterilmesini önerir.
NHS, liken sklerozun kesin bir tedavisi bulunmadığını, ancak hekim tarafından reçete edilen tedaviyle belirtilerin kontrol altına alınabildiğini belirtir. Hastalık kronik seyirlidir; tedaviyle kontrol altına alınır, tek seferde bitmez. Bu yüzden düzenli takip tedavinin bir parçasıdır. Takibin hangi sıklıkta yapılacağı kişiye göre değişir; tedavinin ilk döneminde daha sık, yakınma ve deri bulgusu düzeldikten sonra daha seyrek değerlendirme olağandır. Sizin takip aralığınızı, deri bulgularınızı gören hekiminiz belirler.
Egzama, sedef ve diğer deri hastalıkları
Vulva derisi, vücudun geri kalanındaki deriyle aynı yapıdadır; bu nedenle egzama ve sedef gibi yaygın deri hastalıkları burada da yerleşebilir. Egzamada deri kuru, kalınlaşmış, çizgilenmiş ve kaşıntılıdır; kaşıma kalınlaşmayı artırır ve kısır bir döngü kurar. Sedefte ise daha keskin sınırlı, kırmızı plaklar görülür; genital bölgede klasik gümüş rengi pullanma her zaman belirgin olmaz, bu da tanıyı zorlaştırır. İki tabloda da akıntı tipik olarak normaldir.
Burada çok işe yarayan bir ipucu vardır: vücudun başka yerlerine bakmak. Dirsek, diz, saçlı deri, tırnaklar ya da el içlerinde benzer bulgular varsa tablo genellikle bir deri hastalığıdır ve yalnızca genital bölgeyle sınırlı bir sorun olarak ele alınmaz. Liken planus da bu grupta anılır ve ağız içinde benzer bulgularla birlikte görülebilir. Bu nedenle geçmeyen vulva kaşıntısında kadın hastalıkları ve dermatoloji değerlendirmesinin birlikte yürütülmesi sık tercih edilen yoldur; bu yönlendirmeyi hekiminiz yapar.
Şeker hastalığı ve kan şekerinin kaşıntıyla ilişkisi
Kan şekerinin yüksek seyretmesi, kaşıntıyı iki ayrı yoldan besler. Birincisi, idrarla atılan şeker genital bölgede maya hücreleri için elverişli bir ortam yaratır ve mantar enfeksiyonu tekrarlama eğilimi kazanır. İkincisi, uzun süreli yüksek kan şekeri deri bariyerini ve küçük sinir uçlarını etkileyerek enfeksiyondan bağımsız bir kaşıntıya yol açabilir. Bu nedenle tekrarlayan kaşıntı, bazı kadınlarda henüz tanı almamış şeker hastalığının ilk uyarısı olabilir.
Pratik sonuç şudur: yılda ikiden fazla tekrarlayan ya da tedaviye beklenen yanıtı vermeyen bir kaşıntıda kan şekerinin değerlendirilmesi akla gelmelidir. Kaşıntıya çok su içme, sık idrara çıkma, ağız kuruluğu, aşırı yorgunluk ya da açıklanamayan kilo kaybı eklenmişse kan şekerinin beklemeden değerlendirilmesi gerekir. Bu, her kaşıntıda kan testi yapılacağı anlamına gelmez; hangi kadında hangi tetkikin gerektiğine öykünüzü ve muayene bulgularınızı birlikte gören hekiminiz karar verir. Şeker hastalığı olan kadınlarda ise kan şekeri kontrolünün düzelmesi, kaşıntı yakınmasının seyrini de doğrudan değiştirir.
Daha seyrek görülen nedenler: pubik bit ve diğerleri
Pubik bit, kasık kıllarına yerleşen küçük asalaklarla ortaya çıkar ve tipik yakınma geceleri artan şiddetli kaşıntıdır. Ayırt edici yanı görünür olmasıdır: dikkatle bakıldığında kıl diplerinde yumurtalar ya da bitler fark edilebilir, iç çamaşırında küçük kahverengi noktalar görülebilir. Uyuz da benzer biçimde geceleri artan kaşıntı yapar, ancak genellikle el parmak araları, el bilekleri ve bel gibi başka bölgeleri de tutar. Her ikisinin de tedavisi vardır ve hekim tarafından yönlendirilir. Pubik bit tedavi edilmeden kendiliğinden geçmez; cinsel yolla aktarılabildiği için eşin de kontrol edilmesi gerekir.
Bu grupta anılan başka nedenler de vardır. İdrar kaçırmaya bağlı sürekli nem, aşırı terleme, ped ya da bez kullanımının yarattığı kapalı ortam, bağırsak kökenli bazı asalaklar ve dışkılama sonrası temizlik alışkanlıkları kaşıntıyı sürdürebilir. Unutulmuş bir tampon ya da bölgede kalmış yabancı bir cisim de kötü kokulu akıntı ve kaşıntı yapabilir; bu olasılık muayenede kolayca ayırt edilir ve ortadan kaldırılmasıyla yakınma geçer. Kaşıntıdan çok şişlik ve ağrının ön planda olduğu tablolar ise ayrı değerlendirilir; örneğin vajina girişindeki bir şişlik Bartholin kisti açısından ele alınır. Hangi grubun söz konusu olduğunu muayene ayırt eder.
Geçmeyen ya da tekrarlayan kaşıntıda muayene neden gerekir?
Zaman eşiğini net koymak gerekir. Birkaç gün içinde kendiliğinden gerileyen hafif bir kaşıntı genellikle izlenebilir. Buna karşılık bir ya da iki haftayı aşan, geceleri uykuyu bozan, ilişkiyi engelleyen, deri görünümünü değiştiren ya da yılda ikiden fazla geri gelen kaşıntı için izlem artık uygun bir yaklaşım değildir. Aynı denemeyi tekrarlamak yerine nedenin netleşmesi gerekir; çünkü bu yazıda sayılan nedenlerin tedavileri birbirinin yerine geçmez.
- Muayenede vulva derisi ve vajina doğrudan değerlendirilir, renk ve doku değişikliği aranır
- Gerekirse akıntıdan örnek alınır, vajinal asitlik ölçülür ve mikroskopla incelenir
- Tekrarlayan tablolarda kültür ya da moleküler testler istenebilir
- Deri hastalığı düşünüldüğünde vücudun başka bölgeleri de muayene edilir, gerekirse biyopsi planlanır
- Tekrarlayan enfeksiyonlarda kan şekeri gibi altta yatan nedenler araştırılabilir
- Muayeneye giderken kullandığınız ürünleri, yakınmanın süresini ve denediğiniz uygulamaları not etmek değerlendirmeyi hızlandırır
Muayeneden önce vajinal duş yapmamak ve bölge içine bir ürün uygulamamak önemlidir, çünkü bunlar örnek sonucunu değiştirebilir. Bu yazıda hiçbir ilaç adı, etken madde, doz ya da krem önerisi verilmemiştir; bu bilinçli bir tercihtir, çünkü aynı yakınmanın arkasındaki nedenler birbirinden tamamen farklı tedaviler gerektirir. Hangi tablonun söz konusu olduğunu ve ne yapılacağını, sizi muayene eden hekiminiz belirler. Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim değerlendirmesinin yerine geçmez.
İlgili İçerikler
- Vajinal mantar enfeksiyonu belirtileri ve ayırıcı tanısı
- Vajinal akıntı renkleri ve anlamları: hangi akıntı normal, hangisi değil?
- Menopoz nedir, belirtileri nelerdir ve evreleri nasıl ilerler?
- Kadınlarda idrar yolu enfeksiyonu belirtileri: mesane ve böbrek bulguları nasıl ayrılır?
- Bartholin kisti nedir, belirtileri ve yaklaşım seçenekleri
- Genital siğil nedir, nasıl görünür ve nasıl tedavi edilir?
Kaynaklar ve referanslar
Bu içerik, aşağıdaki bağımsız ve otoriter kaynaklarla desteklenmiştir:
- NHS (Birleşik Krallık), kadın ve erkekte mantar (pamukçuk)
- NHS (Birleşik Krallık), vajinal kuruluk
- NHS (Birleşik Krallık), liken skleroz
- NHS (Birleşik Krallık), bakteriyel vajinoz
- NHS (Birleşik Krallık), trikomoniyaz
- ACOG (Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Birliği), vulva hastalıkları: ağrı, yanma ve kaşıntı