TR EN
Blog

Genital siğil nedir, nasıl görünür ve nasıl tedavi edilir?

Op. Dr. Ali İhsan Gönenç
Yayınlanma: 2026-10-24 · Güncelleme: 2026-10-24
Genital siğil ve düşük riskli HPV ilişkisini özetleyen şematik tıbbi çizim

Genital siğil, kadın hastalıkları polikliniğinde en çok kaygıyla karşılanan bulgulardan biridir. Çoğu kadın bu kabartıları duş alırken ya da giyinirken tesadüfen fark eder ve akla gelen ilk soru hemen her zaman aynıdır: bu bir kanser belirtisi mi? Bu sorunun yanıtını baştan ve açık vermek gerekir. Genital siğiller, HPV ailesinin düşük riskli olarak adlandırılan tipleriyle ilişkilidir. Bu tipler, rahim ağzı kanseri ile ilişkilendirilen yüksek riskli tiplerden farklı tiplerdir. Yani genital bölgede siğil görmek, kendi başına kanser ya da kanser öncüsü bir lezyon anlamına gelmez. Bu güvencenin bir koşulu vardır: yalnızca gerçekten siğil olan kabartılar için geçerlidir. Genital bölgedeki her kabartı siğil değildir ve bir kabartının siğil olup olmadığı ancak muayeneyle ayırt edilir. Bu nedenle fark ettiğiniz kabartıyı siğil varsayarak muayeneyi ertelemeyin. Buna karşılık siğil bulunması, aynı kişide yüksek riskli bir tipin bulunmadığını da kanıtlamaz; bu nedenle rahim ağzı taramanız siğilden bağımsız olarak kendi olağan planıyla sürdürülür.

Bu yazıda genital siğilin ne olduğunu, nasıl göründüğünü ve nerelere yerleştiğini, hangi belirtileri verip hangilerini vermediğini, nasıl bulaştığını ve bulaşma zamanının neden çoğu kez belirlenemediğini ele alıyoruz. Tanının çoğunlukla muayene ile konduğunu, uygulanan yaklaşımların sınıf olarak neler olduğunu ve tedaviden sonra tekrarlamanın mümkün olduğunu açıkça yazıyoruz. Ayrı bölümlerde beklemeden hekime başvurmayı gerektiren bulguları ve gebelikte ortaya çıkan siğilleri topluyoruz. Amaç bilgilendirmektir; sizdeki lezyonun değerlendirilmesi ve hangi yaklaşımın uygun olduğu, sizi muayene eden hekimin kararına aittir.

Genital siğil (kondilom) nedir? Düşük riskli HPV tipleriyle ilişkili bir bulgu

Genital siğil, insan papilloma virüsünün (HPV) deri ve mukozanın yüzey hücrelerinde çoğalması sonucu ortaya çıkan iyi huylu bir kabartıdır. Hekim dilinde kondilom ya da kondiloma akuminatum olarak adlandırılır; hastaların çoğu bu adı ilk kez raporunda görür. Virüs, temas eden yüzeydeki küçük çatlaklardan epitelin alt tabakasına ulaşır ve o bölgedeki hücrelerin çoğalma hızını artırır. Sonuçta deriden kabarık, yumuşak kıvamlı bir doku fazlalığı oluşur. Bu doku, çevresindeki normal deriden köken aldığı için genellikle deri renginde kalır.

Siğilin oluşması için virüsle temasın hemen ardından bir değişiklik olması gerekmez. Virüs bir süre hiçbir bulgu vermeden epitelde kalabilir; kabartı ancak hücre çoğalması belirli bir düzeye ulaştığında görünür hale gelir. Bu nedenle siğil, çoğu zaman beklenmedik bir anda ve nedeni bilinmeyen bir şekilde ortaya çıkmış gibi algılanır. Oysa arka planda bilinen bir mekanizma vardır ve bu mekanizma yalnızca bir virüs grubunun deri yüzeyindeki davranışıyla ilgilidir.

Genital siğiller, cinsel yolla geçen bulgular arasında sık görülenlerden biridir. Cinsel yaşamı olan kadınların ve erkeklerin önemli bir bölümü yaşamının bir döneminde HPV ailesinin en az bir tipiyle karşılaşır; bu karşılaşmaların yalnızca bir kısmı görünür siğille sonuçlanır. Dolayısıyla genital siğil istisnai ya da nadir bir durum değildir. Bu yaygınlık, bulgunun ciddiyetsiz olduğu anlamına gelmez; ancak kişinin kendini olağan dışı hissetmesi için bir neden de oluşturmaz.

Hangi bulgularda gecikmeden hekime başvurmak gerekir?

Genital siğil çoğu zaman acil bir durum değildir ve planlı bir muayene randevusuyla rahatça ele alınır. Ancak bazı bulgular, kabartının siğilden başka bir şey olabileceğini ya da bir komplikasyonun eklendiğini düşündürür. Aşağıdaki bulgular varsa değerlendirme ertelenmemelidir; bir bölümünde aynı gün hekime, bir bölümünde ise doğrudan acil servise başvurmak gerekir. Bu listeyi bir tanı aracı olarak değil, randevu beklemek yerine doğrudan başvurmanız gereken durumların dökümü olarak okuyun. Listedeki bir bulgunun varlığı kötü bir sonucu göstermez; yalnızca değerlendirmenin ertelenmemesi gerektiğini gösterir.

Önce bir ayrım yapmak gerekir. Listenin ilk üç maddesi, yani hiç idrar yapamamak, baskı uygulamakla durmayan kanama ve lezyon çevresinde yayılan kızarıklık, şişlik ve sıcaklık artışına ateşin eklenmesi ya da saatler içinde hızla kötüleşen şişlik, randevu aramakla geçirilecek bulgular değildir; bu durumlarda doğrudan en yakın acil servise başvurmanız gerekir. Listedeki diğer bulgularda ise randevu beklemeden, aynı gün bir kadın hastalıkları hekimine başvurmak yeterlidir.

  • Acil servis: hiç idrar yapamamak ya da mesane dolu olduğu halde idrarın gelmemesi
  • Acil servis: kendiliğinden başlayan ve temiz bir bezle baskı uygulamakla durmayan kanama
  • Acil servis: lezyon çevresinde yayılan kızarıklık, şişlik ve sıcaklık artışına ateşin eklenmesi ya da saatler içinde hızla kötüleşen şişlik
  • Günler içinde belirgin biçimde hızla büyüyen bir kabartı
  • Kendiliğinden başlayan, tekrarlayan ya da hafif temasla kolayca kanayan lezyon (giysi sürtünmesine bağlı tek seferlik nokta kanama bu kapsamda değildir; baskıyla durmayan kanama için yukarıdaki acil servis maddesine bakın)
  • Yüzeyi açılıp yara ya da ülser haline gelen kabartı
  • Daha önce yumuşakken sertleşen, zemine yapışmış gibi duran ya da rengi düzensiz biçimde koyulaşan lezyon
  • Daha önce ağrı yapmazken belirgin ağrı başlaması
  • Kötü kokulu akıntı ya da kasıkta ele gelen ağrılı şişlik
  • İdrar yapmayı, dışkılamayı ya da yürümeyi engelleyecek büyüklükte lezyon
  • Gebelikte yeni ortaya çıkan ya da hızla büyüyen siğil
  • Bağışıklığı baskılayan bir hastalığı ya da tedavisi olan kişide yeni çıkan lezyon
  • Uygulanan bir yaklaşımdan sonra beklenenin ötesinde giderek artan ağrı, yoğun ya da kötü kokulu akıntı veya durmayan kanama

Bu bulgulardan herhangi biri varsa, siğil olduğunu düşündüğünüz için beklemeyin. Kanayan, hızla büyüyen ya da yara haline gelen bir lezyonun ayırt edilmesi gözle ve gerektiğinde doku incelemesiyle yapılır; bu ayrımı evde yapmanın bir yolu yoktur. Bölgeyi kendiniz kurcalamadan, lezyonu olduğu gibi hekiminize göstermeniz değerlendirmeyi kolaylaştırır. Erken başvurmak size yalnızca bir muayene zamanı kaybettirir; beklemek ise gereksiz bir risk oluşturur.

Genital siğil ile yüksek riskli HPV tipleri arasındaki fark

HPV tek bir hastalığın adı değil, bugüne kadar 200'den fazla tipi tanımlanmış, bunlardan yaklaşık 40'ı anogenital bölgeyi tutan bir virüs ailesinin adıdır ve tipler davranış olarak birbirinden ayrılır. Genital siğillerden sorumlu tutulan tipler, düşük riskli grupta yer alır; bu grupta en sık anılanlar HPV 6 ve HPV 11'dir. Rahim ağzındaki öncü hücre değişiklikleriyle ilişkilendirilen HPV 16 ve HPV 18 ise yüksek riskli gruptadır; görünür genital siğillerin büyük bölümünden sorumlu tutulan tipler bunlar değildir. Yine de bir kişide düşük ve yüksek riskli tiplerin birlikte bulunması mümkündür ve seyrek değildir; yüksek riskli tipler nadiren siğil benzeri lezyonlarda da saptanabilir. Bu nedenle siğil görülmesi yüksek riskli bir tipin bulunmadığını kanıtlamaz. Tiplerin genel çerçevesini HPV nedir ve nasıl bulaşır yazımızda ayrıntılı bulabilirsiniz.

Bu ayrımın pratik sonucu şudur: görünür bir genital siğil, kural olarak kansere dönüşen bir lezyon gibi izlenmez ve rutin olarak kanser öncüsü kabul edilmez. Bununla birlikte, özellikle bağışıklığı baskılanmış kişilerde siğil görünümündeki bir lezyonun içinde yüksek dereceli hücre değişikliği odakları bildirilmiştir; atipik görünen lezyonlarda doku incelemesinin istenmesinin gerekçesi budur. Yine de genital bölgedeki her kabartı siğil değildir; deri etiketleri, kistler, kıl kökü iltihapları ve nadir de olsa kötü huylu deri değişiklikleri benzer görünebilir. Bu benzerlik, lezyonun gözle değerlendirilmesinin neden önerildiğinin tek başına yeterli gerekçesidir. Karar, lezyonu gören hekime aittir.

Bir kadında aynı dönemde hem düşük riskli hem yüksek riskli tiplerin bulunması mümkündür; biri diğerinin varlığını göstermez ya da dışlamaz. Bu nedenle siğil saptanan bir kadında rahim ağzı taraması, siğilden bağımsız olarak kendi olağan planına göre sürdürülür. Yüksek riskli tiplerin kadınlarda hangi bulgularla seyrettiğini kadınlarda HPV belirtileri yazımızda anlattık. Tarama aralığınızın ne olacağını sizi izleyen hekim belirler.

Genital siğil nasıl görünür ve nerelerde çıkar?

Genital siğiller tek bir kabartı halinde de, bir arada duran birkaç kabartı halinde de olabilir. Tipik olarak et renginde olmakla birlikte beyaz, kırmızı ya da çevre deriden koyu da görülebilirler; kıvamları yumuşak ya da sert olabilir. Rengin ya da kıvamın tek başına değerlendirilmesi tanı koydurmaz. Bir bölümü deri yüzeyinden hafifçe kabarıktır ve neredeyse düz görünür; bir bölümü ise ince bir sapla deriye bağlanır. Birbirine komşu birden fazla kabartı zamanla birleşerek yüzeyi girintili çıkıntılı, karnabahar görünümünde bir plak oluşturabilir. Bu görünüm sık tanımlanır, ancak her siğilde beklenmez.

Boyut oldukça değişkendir. Bazı kabartılar birkaç milimetre kalır ve ancak dikkatli bakıldığında görülür; bazıları santimetre düzeyine ulaşarak giysiyle sürtünen bir kitle haline gelir. Rengi zamanla koyulaşabilir. Lezyonun büyüklüğü, siğilin ciddiyetini ya da hangi HPV tipiyle ilişkili olduğunu göstermez; ne kadar süredir var olduğu, bölgenin nemli olup olmadığı, gebelik ve bağışıklığı baskılayan durumlar gibi etkenlerle ilgili olabilir.

Yerleşim bölgesi geniştir. Kadınlarda en sık vulva ve labiumlar, perine ve anüs çevresi etkilenir. Siğiller yalnızca dış bölgede kalmaz; vajina içinde ve rahim ağzında da bulunabilirler. Kasık derisi ve uyluğun iç yüzü de yerleşim yerleri arasındadır. İç yerleşimli siğiller kişi tarafından fark edilmeyebilir ve çoğu kez başka bir nedenle yapılan muayenede görülür. Bu da bulgunun gözle değerlendirilmesini gerektiren bir ayrıntıdır.

Genital siğil belirtileri nelerdir? Kaşıntı, kanama ve günlük rahatsızlık

Genital siğillerin en sık yanlış bilinen yönü, belirti verme biçimleridir. Siğiller çoğu zaman ağrı yapmaz; kişinin hiçbir şikayeti olmadığı halde kabartı büyüyebilir ve sayısı artabilir. Bununla birlikte siğillerin bir bölümü ağrılı olabilir, kaşınabilir ya da kanayabilir. Bu nedenle ağrı bulunmaması siğili dışlamadığı gibi, ağrı bulunması da siğil tanısını dışlamaz. Yeni başlayan ya da giderek artan ağrı ise değerlendirilmesi gereken bir değişikliktir. Belirti vermeyen bir siğilin kendiliğinden fark edilmesi, çoğu zaman tesadüfe bağlıdır.

Buna karşılık siğiller tamamen sessiz de değildir. En sık bildirilen şikayetler kaşıntı, hafif yanma, sürtünme hissi ve bölgede ele gelen pürüzdür. Giysiye ya da iç çamaşırına takılan bir kabartı tahriş olabilir ve bu tahriş nokta şeklinde hafif kanamaya yol açabilir. Anüs çevresindeki yerleşimlerde temizlik sonrası rahatsızlık ve nemlilik hissi tanımlanır. Giysi sürtünmesine bağlı tek seferlik nokta kanama genellikle acil bir durum göstermez. Buna karşılık kendiliğinden başlayan, tekrarlayan ya da hafif bir temasla kolayca kanayan bir lezyon farklıdır ve aynı gün değerlendirilmesi gerekir; bu ayrımı yukarıdaki hekime başvuru bölümünde ayrıntılı bulacaksınız.

Kaşıntı tek başına siğile özgü değildir ve genital bölgedeki pek çok başka durumda da görülür; mantar enfeksiyonları, deri hastalıkları, hijyen ürünlerine bağlı tahriş ve menopoz dönemindeki incelme bunların başında gelir. Bu nedenle kaşıntıyı doğrudan siğile bağlamak yerine bölgenin muayene edilmesi tercih edilir. Hangi nedenin öne çıktığını, şikayetin süresi ve eşlik eden bulgularla birlikte değerlendiren hekim belirler.

Genital siğil nasıl bulaşır? Cilt teması ve prezervatifin sınırı

HPV kan yoluyla geçmez; virüs cilt ve mukoza teması ile bulaşır. Bunun en önemli sonucu, geçiş için tam bir birleşmenin şart olmamasıdır. Genital bölgelerin birbirine değmesi de virüsün aktarılmasına aracı olabilir. Virüs, temas eden yüzeydeki görünmeyen küçük çatlaklardan epitelin alt tabakasına ulaşır. Bu mekanizma, bulaşmanın neden tek bir temas biçimiyle açıklanamadığını ve neden kişinin kendi davranışına indirgenemediğini anlatır.

  • Bilinen geçiş yolu: genital ve anal bölgelerin cilt ya da mukoza düzeyinde teması; oral temasla geçiş de tanımlanmıştır, ancak seyrektir
  • Tam birleşme gerekmez: yalnızca dış temasla da geçiş tanımlanmıştır
  • Siğil görünür olmadan da geçiş bildirilmiştir; bulgu yokluğu bulaştırıcılığı dışlamaz
  • Cinsel oyuncakların paylaşılması: bilinen bir geçiş yoludur; paylaşılması durumunda her kullanımdan önce yıkanması ya da yeni bir prezervatifle kaplanması önerilir
  • Günlük yaşam temasları: tuvalet oturağı, havuz, hamam, el sıkışma olağan bulaşma yolları arasında sayılmaz
  • Havlu, çatal-kaşık ve bardak paylaşımı: bilinen geçiş yolları arasında sayılmaz
  • Doğum sırasında geçiş: nadirdir, ancak tanımlanmıştır ve izlem hekim kararıyla planlanır

Korunmada en çok sorulan başlık prezervatiftir. Prezervatif, temas eden yüzey alanını küçülttüğü için geçiş olasılığını azaltır, ancak tamamen engellemez. Bunun nedeni anatomiktir: virüs, prezervatifin örtmediği kasık derisi, perine ve skrotum gibi bölgelerde de bulunabilir. Aynı sınır oral temas için de geçerlidir. Bu bilgi prezervatifi gereksiz kılmaz; prezervatifin tek başına yeterli bir koruma olarak sunulmasını engeller.

Siğilin ne zaman bulaştığı neden belirlenemez?

Bu yazının en çok tekrarlanması gereken cümlesi şudur: HPV'nin ne zaman bulaştığı genellikle belirlenemez. Virüs temastan sonra haftalar, aylar, bazı kişilerde daha uzun süre hiçbir bulgu vermeden epitelde kalabilir. Görünür siğilin ortaya çıktığı an, virüsün alındığı an değildir. Elimizde bir bulaşma tarihi veren bir test de yoktur. Bu nedenle siğilin ortaya çıkış zamanından geriye doğru bir takvim kurmak tıbbi olarak mümkün değildir.

Bu bilginin doğal sonucu, bir siğil bulgusunun kimse hakkında bir şey kanıtlamadığıdır. Uzun süredir tek eşli bir ilişkide bulunan bir kadında da siğil görülebilir; bu durum ilişkide bir şeyin değiştiği anlamına gelmez. Partnerde görünür bir siğilin bulunmaması da bir şey göstermez, çünkü virüs taşıyan kişilerin çoğunda hiçbir bulgu yoktur. Bu nedenle poliklinikte bu konuşma bir kusur arayışı olarak değil, iki kişiyi de ilgilendiren bir sağlık konusu olarak yürütülür.

Partnerin değerlendirilmesi bakımın olağan bir parçasıdır. Amaç bir suçlu bulmak değil, görünür bir lezyon varsa onun da uygun biçimde ele alınmasını sağlamaktır. Bu yazıda kaynak gösterilen kuruluşlar, görünür bulgusu olmasa bile partnerin bir muayeneden yarar görebileceğini belirtir; buna karşılık partnere HPV tip testi yapılması önerilmez, çünkü test sonucu bakımı değiştirmez. Partnerinizin bir kez muayeneden geçmesi birçok merkezde tercih edilir, çünkü farkında olmadığı bir lezyonu bulunabilir. Ayrıca görünür siğil varken ve uygulanan tedavi sürerken vajinal, anal ve oral ilişkiden kaçınılması önerilir; ilişki olacaksa her defasında prezervatif kullanılmalıdır. Hangi yolun sizin durumunuza uygun olduğunu, sizi ve gerekiyorsa partnerinizi değerlendiren hekim söyleyebilir.

Tanı nasıl konur? Muayene, biyopsi ve HPV tiplendirmesinin yeri

Genital siğil tanısı çoğunlukla muayene ile konur. Deneyimli bir hekim için lezyonun yüzey yapısı, kıvamı, rengi ve yerleşimi tanı için genellikle yeterlidir ve ek bir teste gerek duyulmaz. Muayenede dış genital bölge, perine ve anüs çevresi birlikte değerlendirilir; gerektiğinde vajina ve rahim ağzı da görülür. Bu bütünlük önemlidir, çünkü dışta tek bir kabartı görülen bir kadında içeride ek lezyonlar bulunabilir.

Biyopsi her hastada gerekli değildir, belirli durumlarda yapılır. Lezyonun görünümü tipik değilse, rengi düzensiz ya da koyuysa, sertleşmişse, yüzeyi yara haline gelmişse, hızla büyüyorsa ya da uygulanan yaklaşımlara beklendiği gibi yanıt vermiyorsa doku örneği alınarak incelenmesi tercih edilir. Biyopsi, kabartının gerçekten siğil olup olmadığını ayırt eder. Bu kararı, lezyonu gören hekim verir; kararın gerekçesi hastaya açıklanır.

Sık karşılaşılan bir yanlış beklenti, siğil tanısı için HPV tiplendirmesi yapılması gerektiğidir. Rutin HPV tiplendirmesi, genital siğil tanısı için gerekli değildir. Hangi tipin saptandığını bilmek, görünür bir siğilin ele alınış biçimini değiştirmez. HPV testleri rahim ağzı taraması bağlamında, farklı bir soruyu yanıtlamak için kullanılır. Siğiliniz nedeniyle ayrıca bir tip testi istenip istenmeyeceği, sizi izleyen hekimin değerlendirmesine bağlıdır.

Son bir nokta: genital siğil cinsel yolla bulaşan bir etkenle ilişkili olduğu için, saptanması diğer cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların da gözden geçirilmesi için uygun bir fırsattır. Bu enfeksiyonların bir bölümü hiçbir belirti vermeden seyreder; örneğin klamidya çoğu kadında sessizdir. Hangi ek testlerin sizin için gerekli olduğuna, öykünüzü ve muayene bulgularınızı değerlendiren hekim karar verir.

Tedavi yaklaşımları: hangi sınıflar vardır ve seçimi ne belirler?

Genital siğilde uygulanan yaklaşımların amacı görünür lezyonu ortadan kaldırmaktır. Bugün virüsü vücuttan silen bir tedavi yoktur; bu nedenle hiçbir yöntem bir daha siğil çıkmayacağı sözü vermez. Bu sınırın baştan bilinmesi, tedavi sonrası beklentiyi gerçekçi tutar. Bazı küçük ve şikayet yaratmayan lezyonlarda, bir süre işlem yapmadan izlemek de geçerli bir seçenektir; bu da hekim kararıyla belirlenir.

Yaklaşımlar kabaca dört sınıfta toplanır: uygulanan tedaviler (lezyon üzerine uygulanan ve hekim tarafından reçetelenen ya da poliklinikte uygulanan yöntemler), dondurma, yakma ve cerrahi çıkarma. Bu yazıda bilinçli olarak hiçbir etkin madde adı ve hiçbir uygulama şeması verilmemektedir, çünkü seçim lezyona ve kişiye özeldir. Hangi sınıfın uygun olduğuna, lezyonu gören hekim karar verir.

Genital siğilde yaklaşım sınıflarının karşılaştırması
Yaklaşım sınıfıNasıl uygulanırHangi durumlarda düşünülürDikkat edilen noktalar
Uygulanan tedavilerLezyon yüzeyine uygulanan, hekim tarafından reçetelenen ya da poliklinikte uygulanan yöntemlerDış bölgede sınırlı sayıda, kolay ulaşılan lezyonlardaUygulama bölgesinde ağrı, yanma hissi, kızarıklık ve tahriş sık görülür ve beklenen bir etkidir; bazı preparatlar prezervatif ve diyaframı zayıflatabilir; gebelikte uygunluk ayrıca değerlendirilir
Dondurma (kriyoterapi)Lezyon dokusunun soğuk uygulamayla dondurulmasıKüçük ve dağınık yerleşimli lezyonlardaBirden fazla oturum gerekebilir; işlem sırasında ve sonrasında ağrı, geçici şişlik ve kabuklanma beklenir
Yakma (koterizasyon ya da lazer)Lezyon dokusunun ısı ya da ışık enerjisiyle ortadan kaldırılmasıKalın, geniş tabanlı ya da tekrarlayan lezyonlardaÇoğu uygulamada lokal uyuşturma gerekir; iyileşme sırasında renk değişikliği görülebilir
Cerrahi çıkarmaLezyonun cerrahi olarak kesilip çıkarılmasıÇok büyük, birleşmiş lezyonlarda ve doku incelemesi gerektiğindeAmeliyathane koşulları gerekebilir; iyileşme süresi daha uzundur

Hangi yöntemin seçileceğini belirleyen etkenler bellidir: lezyonların sayısı, yerleşim yeri ve büyüklüğü, iç bölgede olup olmadığı, gebelik durumu, eşlik eden deri hastalıkları ve kişinin kendi tercihi. Aynı hastada farklı bölgelerde farklı sınıflar birleştirilebilir. Şikayet vermeyen küçük lezyonların hemen işleme alınıp alınmayacağı konusunda tek bir standart yoktur; bu karar hekimin değerlendirmesine bırakılır. Bu nedenle size uygun planı, muayene bulgularınızı gören hekimden öğrenmeniz gerekir.

Evde kesme, yakma ve tezgah üstü ürünler neden uygun değildir?

Bu bölüm bilerek net yazılmıştır. Genital bölgedeki bir siğile evde müdahale edilmemelidir. Kabartıyı makasla ya da tırnakla kesmek, iplikle bağlamak, kimyasal bir madde dökmek veya herhangi bir şekilde yakmaya çalışmak hem yarar sağlamaz hem de gerçek zarar verir. Vulva ve perine derisi ince, nemli ve kanlanması zengin bir bölgedir; buradaki bir yaralanma, kolun derisindeki aynı yaralanmadan farklı seyreder ve kalıcı iz bırakabilir.

  • El ve ayak siğilleri için satılan ürünler genital mukoza için üretilmemiştir ve bu bölgede yakıcı etki yapar
  • Evde kesme girişimi kontrol edilemeyen kanama ve bakteriyel enfeksiyon riski taşır
  • Lezyonun bozulması, biyopsi gerektiğinde doku değerlendirmesini güçleştirir
  • Tahriş edilen bölgede virüsün komşu deriye yayılması ve yeni kabartılar çıkması bildirilmiştir
  • Yanlış uygulama sonrası oluşan iz, siğilin kendisinden daha uzun süreli bir şikayete dönüşebilir
  • İnternette önerilen bitkisel karışımların bu bölgedeki güvenliği gösterilmemiştir

Aynı uyarı, bir yakınından artakalan bir ürünün onun önerisiyle kullanılması ve eczaneden reçetesiz alınan siğil preparatları için de geçerlidir. Genital bölgede kullanılacak her türlü uygulama, lezyonu görmüş bir hekimin kararıyla başlatılır ve onun tarif ettiği biçimde sürdürülür. Bir kabartı fark ettiğinizde yapılacak doğru şey bellidir: bölgeye dokunmadan, tahriş etmeden bir kadın hastalıkları hekimine başvurmak ve değerlendirmeyi ona bırakmak.

Gebelikte ortaya çıkan genital siğil

Gebelik, genital siğillerin davranışını değiştirebilen bir dönemdir. Gebelikte bölgenin kanlanması artar, nemlilik yükselir ve bağışıklık yanıtı farklılaşır; bu nedenle var olan siğiller büyüyebilir, sayıları artabilir ya da daha önce hiç siğili olmayan bir kadında ilk kez görünür hale gelebilir. Bu büyüme, gebelikte bir şeyin ters gittiğinin göstergesi değildir ve çoğu kadında doğumdan sonraki dönemde geriler.

Gebelikte tedavi kararı, gebe olmayan bir kadındaki karardan farklı verilir. Bazı yaklaşımlar gebelik döneminde tercih edilmez; bazıları ise doğumun yakınlığına göre ertelenir. Bu nedenle gebeliğinde yeni bir siğil fark eden ya da var olan siğilinin hızla büyüdüğünü gören bir kadın, bir sonraki rutin kontrolünü beklemeden aynı gün gebeliğini izleyen hekimine başvurmalıdır; büyümenin çoğu kez beklenen bir değişiklik olması, değerlendirmenin ertelenebileceği anlamına gelmez. Hangi yöntemin, hangi haftada ve hangi gerekçeyle uygun olduğunu yalnızca gebeliğinizi izleyen hekim söyleyebilir; bu karar bu yazının kapsamı dışındadır.

En sık sorulan soru doğum şeklidir. Genital siğilin varlığı tek başına sezaryen gerekçesi değildir. Doğum kanalını belirgin biçimde dolduran, kanama riski taşıyan çok büyük lezyonlarda doğum şekli ayrıca değerlendirilir. Doğum sırasında bebeğe geçiş nadirdir; nadir olarak bebeğin boğazında ve solunum yollarında ya da genital bölgesinde benzer lezyonlar bildirilmiştir. Bu nadir olasılık, gebeliğin sonlandırılması ya da doğum planının baştan değiştirilmesi için bir gerekçe olarak sunulmaz. Planı hekiminizle birlikte yaparsınız.

Tedaviden sonra tekrarlayabilir mi? Aşının yeri ve izlem

Bu sorunun dürüst yanıtı şudur: evet, tekrarlayabilir. Uygulanan yaklaşımlar görünür lezyonu ortadan kaldırır, ancak çevredeki görünüşte normal deride virüs kalabilir. Bu nedenle tekrarlama, tedavinin başarısızlığı ya da yanlış uygulanmış olması anlamına gelmez; bulgunun bilinen doğasının bir parçasıdır. Tekrarlamalar en sık işlem sonrası ilk aylarda görülür ve zaman içinde seyrekleşir. Bir süre sonra pek çok kadında yeni lezyon çıkmaz.

HPV aşısı bu noktada sık yanlış anlaşılır. Aşı, var olan bir siğili tedavi etmez ve mevcut lezyonu ortadan kaldırmak için kullanılmaz. Buna karşılık aşı, bağışıklık sistemini önceden hazırlar; içerdiği tiplerle henüz karşılaşmamış bir kişide o tiplere bağlı yeni enfeksiyonlardan korunmaya yardımcı olur. Bugün kullanılan aşı, görünür genital siğillerin büyük bölümünden sorumlu tutulan HPV 6 ve HPV 11 tiplerini de kapsar; bu nedenle henüz karşılaşmamış kişilerde siğil gelişimini azaltmaya da yardımcı olur. Aşının kimlere yapıldığını ve hangi yaşlarda önerildiğini HPV aşısı kimlere yapılır yazımızda ele aldık. Aşının sizin durumunuzda uygun olup olmadığına hekiminiz karar verir.

Tekrarlama olasılığını etkileyen bazı değiştirilebilir etkenler vardır. Bağışıklığı baskılayan hastalıklar ya da tedaviler, lezyonların daha ısrarlı seyretmesiyle ilişkilendirilir. Sigara kullanımı da aynı yönde bir etken olarak anılır; kaynak gösterilen ulusal sağlık kuruluşları, uygulanan yöntemlerin sigara içilmediğinde daha iyi sonuç verdiğini belirterek tedavi sürerken sigarayı bırakmayı önerir. İzlem planı da kişiye göre değişir: bazı kadınlarda işlem sonrası belirli aralıklarla kontrol muayenesi istenirken, bazılarında yeni bir kabartı fark edildiğinde başvurmak yeterli görülür. Rahim ağzı taramanız ise bu süreçten bağımsız olarak kendi planıyla sürdürülür.

İlgili İçerikler

Kaynaklar ve referanslar

Bu içerik, aşağıdaki bağımsız ve otoriter kaynaklarla desteklenmiştir:

← Tüm Blog Yazılarına Dön

Başlayın

Tüp bebek yolculuğunuz için görüşme planlayın

Baskı yok · Önce tıbbi değerlendirme

Randevu AlınBizi Arayın
SSS

Sıkça Sorulan Sorular

Sık sorulan sorulara açık yanıtlar.

Bazı kadınlarda bağışıklık sistemi virüsü baskılar ve kabartılar zamanla küçülerek kaybolur; bu mümkündür. Kaynak gösterilen ulusal sağlık kuruluşları, lezyonların bir bölümünün yaklaşık 6 ay içinde kendiliğinden kaybolabileceğini bildirir; ancak bunun kimde ve ne zaman olacağını öngörmek mümkün değildir ve her lezyon kendiliğinden gerilemez. Bu arada siğiller büyüyebilir, sayıları artabilir ve rahatsızlık verebilir. Bu nedenle beklemeyi seçmek, kendi başına alınacak bir karar değildir. Lezyonu gören hekim izlemenin uygun olup olmadığını değerlendirir.

Evet, aynı bulgunun iki adıdır. Hekim dilinde kondilom ya da kondiloma akuminatum denen şey, günlük dilde genital siğil olarak adlandırılan kabartıdır. Raporunuzda bu adlardan birini görmeniz farklı bir hastalık anlamına gelmez. Her ikisi de HPV ailesinin düşük riskli tipleriyle ilişkili, iyi huylu bir doku fazlalığını tanımlar.

Genital siğiller, HPV ailesinin düşük riskli tipleriyle ilişkilidir ve bunlar rahim ağzı kanseriyle ilişkilendirilen yüksek riskli tiplerden farklıdır. Görünür bir siğil, kanser öncüsü bir lezyon olarak izlenmez. Yine de bir kabartının gerçekten siğil olup olmadığı ancak muayeneyle ayırt edilir; bu nedenle kabartıyı siğil varsayarak değerlendirmeyi ertelememek gerekir. Siğil bulunması, aynı kişide yüksek riskli bir tipin bulunmadığını kanıtlamaz; bu nedenle rahim ağzı taramanız siğilden bağımsız olarak kendi olağan planıyla sürdürülür.

Hayır. Virüsle karşılaşan kişilerin yalnızca bir kısmında görünür siğil gelişir; çoğu kişide hiçbir bulgu ortaya çıkmaz. Bunu belirleyen etkenler arasında temasın biçimi, bölgedeki deri bütünlüğü ve kişinin bağışıklık yanıtı sayılır. Bu nedenle siğil görülmesi ya da görülmemesi, temasın yoğunluğu hakkında bir sonuç çıkarmak için kullanılamaz.

Hayır, bu bilgi tıbbi olarak elde edilemez. HPV temastan sonra uzun süre hiçbir bulgu vermeden kalabilir ve bulaşma tarihini gösteren bir test yoktur. Siğilin görünür olduğu an, virüsün alındığı an değildir. Bu nedenle siğilin ortaya çıkışından geriye doğru bir takvim kurmak ve bir kişiyi işaret etmek mümkün değildir. Poliklinikte bu soru bir kusur arayışı olarak ele alınmaz.

Bu çok sık sorulan ve kaygı yaratan bir sorudur. HPV taşıyan kişilerin büyük bölümünde hiçbir görünür bulgu olmaz; dolayısıyla partnerde siğil bulunmaması beklenmedik bir durum değildir. Uzun süredir tek eşli bir ilişkide de siğil ortaya çıkabilir, çünkü virüs yıllar önceki bir temasla alınmış olabilir. Bu bulgu ilişki hakkında bir şey kanıtlamaz.

Genital siğil tanısı için tip testi istenmesi beklenen bir uygulama değildir; tanı lezyonun görünümüne dayanır. Tipin bilinmesi, görünür bir kabartıya nasıl yaklaşılacağını değiştirmediği için karar sürecine bir şey eklemez. HPV testinin asıl yeri rahim ağzı taramasıdır ve orada başka bir soruya yanıt aranır. Sizden ayrıca bir test istenip istenmeyeceğini, muayene bulgularınızı gören hekim belirler.

Yeniden siğil çıkması beklenen bir durumdur ve tedavinin yanlış yapıldığı anlamına gelmez; uygulanan yöntemler görünür lezyonu kaldırır, çevredeki deride virüs kalabilir. Yeni bir kabartı fark ettiğinizde yapılması gereken, bölgeye müdahale etmeden hekiminize başvurmaktır. Aynı sınıf yeniden uygulanabilir ya da farklı bir sınıfa geçilebilir. Bu seçimi lezyonu gören hekim yapar.

Hayır. El ve ayak siğilleri için satılan ürünler genital mukoza için üretilmemiştir ve bu bölgede yakıcı etki yaparak kalıcı iz bırakabilir. Reçetesiz alınan preparatlar, kesme, bağlama ya da yakma girişimleri kanama, enfeksiyon ve virüsün komşu deriye yayılması riski taşır. Genital bölgede kullanılacak her uygulama, lezyonu görmüş bir hekimin kararıyla başlatılır.

Genital siğiller doğrudan kısırlık nedeni sayılmaz ve yumurtalık ile tüplerin işleyişini bozmaz. Çok büyük ve birleşmiş lezyonlar mekanik olarak rahatsızlık verebilir, bu da ilişkiyi güçleştirebilir. Gebelik planı olan bir kadında lezyonların gebelikten önce değerlendirilmesi genellikle tercih edilir. Zamanlamayı ve hangi yaklaşımın uygun olduğunu sizi izleyen hekim belirler.

Genital siğilin varlığı tek başına sezaryen gerekçesi değildir ve pek çok kadın vajinal doğum yapar. Yalnızca doğum yolunu mekanik olarak daraltacak kadar büyük ya da kanamaya yatkın lezyonlarda doğum şekli ayrıca tartışılır. Bebeğe geçiş nadirdir. Doğum planınızı, lezyonların yerini ve büyüklüğünü gören hekiminizle birlikte yapmanız gerekir.

Çıkabilir. Aşı, içerdiği tiplerle henüz karşılaşmamış bir kişide o tiplere bağlı yeni enfeksiyonlardan korur; aşıdan önce alınmış bir virüsü ortadan kaldırmaz ve var olan bir siğili tedavi etmez. Aşının kapsamadığı tiplere bağlı lezyonlar da görülebilir. Bu nedenle aşılı olmak, yeni bir kabartı fark edildiğinde muayeneden vazgeçmek için bir gerekçe değildir.