Smear testi sonucu nasıl yorumlanır: raporda geçen terimler ne anlatır?


Elinizde bir smear raporu varsa ve içinde ASC-US, LSIL ya da HSIL gibi kısaltmalar görüyorsanız, bunların ne anlattığını ilk okuyuşta çözmek güçtür. Çok sorulan soruyu baştan yanıtlayalım: anormal bir smear sonucu kanser tanısı değildir. Smear bir tarama testidir, tanı testi değildir. Raporda yazan şey, rahim ağzından alınan hücrelerde mikroskop altında görülen değişikliklerin tarifidir. Bu değişikliklerin hafif olanlarının çoğu, bağışıklık sistemi virüsü baskıladıkça kendiliğinden geriler; yüksek dereceli değişikliklerde ise kendiliğinden gerileme beklentisi düşüktür ve çoğunlukla tedavi gerekir. Bir bölümünde ise ileri inceleme istenir; bunun amacı kanseri tedavi etmek değil, kanser öncesi hücre değişikliklerini henüz kanser ortaya çıkmadan görmektir.
Bu yazıda raporda geçen terimleri tek tek açıklıyoruz: materyalin yeterli olup olmaması, NILM, ASC-US, ASC-H, LSIL, HSIL ve AGC. HPV sonucunun bu terimlerin yorumunu nasıl değiştirdiğini, kolposkopi ile biyopsinin ne olduğunu ve hangi durumda neden istendiğini ele alıyoruz. Takip aralıklarında kılavuzlar arasındaki farklara da yer veriyoruz, çünkü programlar ülkeye göre değişir. Ayrı bir bölümde, smear sonucunuz ne olursa olsun beklemeden değerlendirilmesi gereken bulguları topluyoruz. Yazı bilgilendirme amaçlıdır; sizdeki raporun yorumlanması ve izlem planının kurulması, öykünüzü ve muayene bulgularınızı birlikte gören hekiminize aittir.
Anormal smear sonucu neden kanser anlamına gelmez?
Rahim ağzı kanseri aniden ortaya çıkan bir hastalık değildir. Kalıcı bir HPV enfeksiyonu zemininde, hücrelerin basamak basamak değiştiği uzun bir süreç içinde gelişir ve bu süreç çoğu kadında yıllar alır. Smear testinin varlık nedeni tam olarak budur: bu basamakları, henüz kanser ortaya çıkmadan görünür kılmak. Raporunuzda bir hücre değişikliği tarif ediliyorsa, bu değişikliğin yakalandığı anlamına gelir. Taramanın amacına ulaştığı bir durumdur; kanser tanısı konduğu anlamına gelmez.
Smear bir sitoloji incelemesidir. Patolog, rahim ağzından fırça ya da spatula ile alınan hücreleri mikroskopta görünümlerine göre sınıflandırır. Dokunun kendisini, yani hücrelerin birbirine göre dizilimini ve değişikliğin derinliğe doğru ilerleyip ilerlemediğini sitoloji gösteremez. Bu nedenle smear tanı koymaz, yön gösterir. Doku tanısı ancak biyopsi ile konur. Raporda yazan terimler, hücrelerin ne kadar şüpheli göründüğü ölçeğinde bir yer belirtir; kesin bir hastalık adı vermez.
Anormal smear ifadesi çok geniş bir aralığı kapsar. Bu aralığın bir ucunda, anlamı belirsiz küçük değişiklikler vardır ve bunların çoğu bir sonraki kontrolde kendiliğinden kaybolur. Diğer ucunda ise kanser öncesi kabul edilen ve tedavi edilmesi beklenen değişiklikler yer alır. İkisi arasındaki fark, raporda geçen kısaltmanın tam olarak hangisi olduğuna bağlıdır. Bu nedenle aşağıdaki bölümlerde terimleri tek tek ele alıyoruz. Sizdeki raporun hangi gruba girdiğini ve ne gerektirdiğini hekiminiz söyleyecektir.
Raporu okumaya nereden başlanır: materyalin yeterliliği
Raporun üst bölümünde genellikle örneğin değerlendirmeye uygun olup olmadığı yazar. Değerlendirme için yeterli materyal ifadesi, patologun yorum yapabilmesi için gereken hücre miktarının bulunduğunu gösterir. Yetersiz materyal ise hücrelerde bir anormallik bulunduğu anlamına gelmez; örneğin okunabilir olmadığını anlatır. Bu ayrım önemlidir, çünkü yetersiz bir örnek ne normal ne de anormal sayılır; sonuç bilinmiyor demektir ve test tekrarlanır.
Örneğin yetersiz kalmasının birkaç nedeni olabilir: alınan hücre sayısının az olması, örnekte kan ya da yoğun iltihabi hücre bulunması, kayganlaştırıcı madde bulaşması, örneğin adet kanaması sırasında alınmış olması ya da menopoz sonrası dönemde hücrelerin incelmiş olması. Tekrar için genellikle kısa bir süre beklenir, çünkü rahim ağzı yüzeyinin yenilenmesi gerekir. Bu sürenin ne kadar olacağına ve tekrar öncesinde bir hazırlık gerekip gerekmediğine hekiminiz karar verir.
Bazı raporlarda endoservikal hücre ya da transformasyon zonu bileşeni görülmedi notu bulunur. Transformasyon zonu, rahim ağzındaki iki farklı hücre tipinin buluştuğu ve hücre değişikliklerinin başladığı bölgedir. Bu notu gören birçok kadın testin geçersiz olduğunu düşünür; oysa bu bulgu tek başına genellikle tekrar gerektirmez, özellikle HPV testi birlikte çalışıldıysa ve virüs saptanmadıysa. Notun sizin raporunuzda ne anlama geldiğini, önceki sonuçlarınızla birlikte hekiminiz değerlendirir.
Smear raporunda geçen terimler ve tipik olarak izlenen yol
Smear raporları dünya genelinde Bethesda sistemi adı verilen ortak bir sınıflandırma ile yazılır. Bu sistem hücre değişikliklerini belirsizden ileri dereceye doğru sıralar ve her basamak için genel bir yaklaşım tanımlar. Aşağıdaki tablo bu basamakları ve tipik olarak izlenen yolu bir arada gösteriyor. Tablo yalnızca bir çerçevedir; satırlardaki yol otomatik olarak uygulanan bir kural değildir.
| Terim | Ne anlama gelir | Tipik olarak izlenen yol |
|---|---|---|
| Yeterli materyal | Örnek, patologun yorum yapabileceği miktarda hücre içeriyor | Sonuç olduğu gibi değerlendirilir |
| Yetersiz materyal | Örnek okunabilir değil; hücrelerde anormallik bulunduğu anlamına gelmez | Test, hekimin belirlediği kısa bir süre sonra tekrarlanır |
| NILM | İntraepitelyal lezyon ya da malignite bulgusu yok, yani normal sitoloji | HPV negatifse programdaki olağan tarama aralığında devam edilir; HPV pozitifse kısa aralıklı tekrar ya da kolposkopi |
| ASC-US | Yassı epitel hücrelerinde anlamı belirlenemeyen atipi | HPV sonucuna ve yaşa göre izlem ya da kolposkopi |
| LSIL | Düşük dereceli hücre değişikliği; genellikle etkin HPV enfeksiyonunu yansıtır | Yaş ve HPV sonucuna göre izlem ya da kolposkopi |
| ASC-H | Atipi belirsiz, ancak yüksek dereceli lezyon dışlanamıyor | HPV sonucu beklenmeden kolposkopi planlanır |
| HSIL | Yüksek dereceli hücre değişikliği; kanser öncesi kabul edilir | Kolposkopi ve hedefe yönelik biyopsi; seçilmiş durumlarda doğrudan tedavi |
| AGC | Salgı yapan glandüler hücrelerde atipi | Kolposkopi ile birlikte kanal içinden, gerektiğinde rahim iç zarından örnekleme |
Tablodaki yaklaşım kişiye göre değişir. Aynı sonuç, yaşı farklı iki kadında farklı biçimde ele alınabilir. HPV sonucunun negatif ya da pozitif olması, önceki smear sonuçlarınız, gebelik durumu, bağışıklık sistemini baskılayan bir hastalık ya da tedavi bulunup bulunmaması ve daha önce rahim ağzına yönelik bir işlem geçirmiş olmanız planı değiştirir. Bu nedenle tabloya bakıp kendi izlem planınızı kurmak doğru olmaz; tablo raporu okumayı kolaylaştırmak içindir.
NILM sonucu ne anlatır, ne anlatmaz?
NILM, İngilizcedeki negative for intraepithelial lesion or malignancy ifadesinin kısaltmasıdır ve Türkçeye intraepitelyal lezyon ya da malignite yönünden negatif olarak çevrilir. Pratikte normal smear sonucu anlamına gelir: incelenen hücrelerde kanser öncesi bir değişiklik ya da kanser hücresi görülmemiştir. HPV testi birlikte çalışılmış ve virüs saptanmamışsa, raporunda NILM yazan bir kadının o an için ileri bir incelemeye ihtiyacı yoktur ve programındaki olağan tarama aralığı içinde izlemine devam edilir. HPV saptanmışsa sitolojinin normal olması tek başına yeterli değildir: bu durumda kısa aralıklı bir tekrar planlanır, yüksek riskli belirli tiplerin (örneğin HPV 16 ve 18) saptandığı durumlarda ise doğrudan kolposkopi gündeme gelir.
NILM sonucunun anlatmadıkları da vardır. HPV testi yapılmadıysa, normal sitoloji virüsü taşımadığınızı göstermez; hücreler henüz değişmemiş olabilir. Normal sonuç ömür boyu geçerli bir güvence de değildir, tarama aralıklarının bulunma nedeni budur. Ayrıca raporda mantar, bakteriyel vajinoz ya da Trichomonas gibi etkenlere ait bulgular not edilebilir. Bunlar sitolojinin yan bulgularıdır ve kanser taramasının sonucunu değiştirmez; ancak kanser taramasından bağımsız olarak ayrıca değerlendirilmeleri gerekir. Özellikle Trichomonas saptandığında şikayetiniz olmasa bile tedavi gerekebileceği için bu notu hekiminize mutlaka gösterin.
Üzerinde durulması gereken bir nokta daha var. Smear rahim ağzını tarar; rahim içini, yumurtalıkları ve tüpleri değerlendirmez. Rahim içindeki bir polip ya da rahim iç zarındaki bir kalınlaşma smear ile görülmez. Bu nedenle normal bir smear sonucu anormal bir kanamayı ya da geçmeyen bir ağrıyı açıklamaz. Smear sonucumun normal olduğu düşüncesiyle şikayetin araştırılmasını ertelemek, bu yazının son bölümünde ayrıca ele alacağımız gibi, gereksiz gecikmelere yol açar.
ASC-US ve LSIL: sık karşılaşılan iki anormal sonuç
ASC-US, anlamı belirlenemeyen atipik yassı epitel hücreleri ifadesinin kısaltmasıdır. Patolog hücrelerde tam olarak normal demeyi engelleyen küçük farklılıklar görmüş, ancak bunları bir lezyon olarak adlandırmak için yeterli bulmamıştır. Anormal sonuçlar arasında sıkça karşılaşılan gruptur ve çoğunda altta ciddi bir değişiklik bulunmaz. İltihap, hormonal değişiklikler ve menopoz sonrası dönemde dokunun incelmesi de hücrelerde benzer görünümler oluşturabilir.
LSIL ise düşük dereceli skuamöz intraepitelyal lezyon demektir ve doku karşılığı genellikle CIN 1 olarak adlandırılır. LSIL çoğu zaman yeni ve etkin bir HPV enfeksiyonunun hücreler üzerindeki yansımasıdır. Bu gruptaki değişikliklerin önemli bölümü, bağışıklık sistemi virüsü baskıladıkça kendiliğinden geriler ve gerileme genç kadınlarda daha belirgindir. Bu nedenle LSIL, kanser öncesi bir aşama olarak değil, izlenmesi gereken bir hücre değişikliği olarak ele alınır.
Bu iki sonuçta izlenecek yol büyük ölçüde HPV sonucuna bağlıdır. Virüs saptanmadıysa değişikliğin ilerleme beklentisi azdır ve genellikle olağan ya da biraz kısaltılmış bir aralıkla tekrar önerilir. HPV pozitifse kolposkopi gündeme gelir; bazı kılavuzlarda virüsün tipi de kararı değiştirir. Yaş da belirleyicidir: genç kadınlarda geçici değişiklikler daha sık görüldüğü için izlem öne çıkarken, ileri yaşta aynı sonuç daha erken incelenir.
Hafif değişikliklerde beklemenin bir mantığı vardır. Kendiliğinden gerileyecek bir değişikliğe işlem yapmak, rahim ağzından gereksiz doku alınmasına yol açar ve bu, gebelik planı olan kadınlarda ayrıca önem taşır. Kılavuzlar bu nedenle hafif sonuçlarda izlem seçeneğini korur. Bekleme kararı bir şey yapmamak değildir; belirlenmiş bir tarihte kontrol anlamına gelir. O randevuya gitmek izlemin asıl parçasıdır ve kararı hekiminizle birlikte vermeniz uygun olur.
ASC-H ve HSIL: daha dikkatle ele alınan sonuçlar
ASC-H, yüksek dereceli lezyon dışlanamayan atipik yassı epitel hücreleri anlamına gelir. ASC-US ile arasındaki fark belirsizliğin yönüdür: burada da kesin bir sınıflandırma yapılamamıştır, ancak görünüm ileri bir değişikliği düşündürmektedir. Bu nedenle ASC-H sonucunda HPV testinin sonucu beklenmeden kolposkopi planlanması olağan yaklaşımdır. Sonucun ileri inceleme gerektirmesi, ileri bir hastalık bulunduğu anlamına gelmez; şüphenin açıklığa kavuşturulması gerektiği anlamına gelir.
HSIL, yüksek dereceli skuamöz intraepitelyal lezyon demektir ve doku karşılığı CIN 2 ya da CIN 3 olarak adlandırılır. Bu grup kanser öncesi değişiklik kabul edilir, çünkü kendiliğinden gerileme beklentisi düşük derecelere göre belirgin biçimde azdır ve tedavi edilmediğinde yıllar içinde ilerleyebilir. HSIL sonucunda kolposkopi ve şüpheli alandan biyopsi gecikmeden planlanır. Bu, aynı gün koşturulması gereken bir acil durum değildir; haftalarca ertelenmemesi gereken bir durumdur.
Bazı kılavuzlar, seçilmiş durumlarda biyopsi sonucunu beklemeden tedavi edici bir işlem yapılmasını seçenek olarak sunar; bu yaklaşım genellikle kolposkopi bulgusu belirgin olan ve gebelik planı bulunmayan kadınlarda tartışılır. Gebelikte yaklaşım değişir: kolposkopi yapılabilir, biyopsi seçilmiş durumlarda alınır ve tedavi edici işlemler genellikle doğum sonrasına bırakılır. Hangi sırayla ilerleneceğine, kolposkopi görüntüsünü ve öykünüzü gören hekiminiz karar verir.
AGC: glandüler hücrelerde değişiklik ne anlatır?
Buraya kadar anlatılan terimler, rahim ağzının yüzeyini kaplayan yassı epitel hücreleriyle ilgiliydi. AGC, yani atipik glandüler hücreler, salgı yapan silindirik hücrelerde bir değişiklik bulunduğunu anlatır. Bu hücreler rahim ağzının kanal bölümünde ve rahmin iç zarında yer alır. Dolayısıyla AGC sonucu yalnızca gözle görülen rahim ağzı yüzeyini değil, görünmeyen kanalı ve rahim içini de gündeme getirir.
Bu nedenle AGC, diğer anormal sonuçlardan daha kapsamlı bir inceleme gerektirir. Kolposkopiye ek olarak kanal içinden örnekleme yapılır; yaşa, kanama öyküsüne ve ultrason bulgularına göre rahim iç zarından örnekleme de eklenebilir. Yalnızca kolposkopi yapılması, kanalın derininde kalan bir değişikliğin gözden kaçmasına yol açabilir. AGC seyrek karşılaşılan bir sonuçtur; seyrek olması, üzerinde daha dikkatli durulmasını gerektirir.
Raporunuzda glandüler kelimesini görürseniz, sonucu bekletmeden hekiminize götürmek uygun olur. Bu, kötü bir sonuç aldığınız anlamına gelmez; incelemenin daha geniş tutulması gerektiği anlamına gelir. Biyopsi sonucunda kanser öncesi ileri bir değişiklik çıkarsa tedavi ve izlem genellikle kadın hastalıkları ve doğum hekiminiz tarafından yürütülür; kanal içindeki glandüler kanser öncesi değişiklik (AIS) ya da kanser tanısı ortaya çıkarsa yönlendirme jinekolojik onkoloji bölümüne yapılır ve tedavi planı o ekip tarafından kurulur.
HPV sonucu smear yorumunu nasıl değiştirir?
HPV testi ile smear aynı örnekten birlikte çalışılabilir ya da HPV testi taramanın ilk adımı olarak kullanılabilir. Aradaki ilişki şöyle kurulabilir: HPV nedendir, sitolojide görülen değişiklik ise bu nedenin hücrelerdeki yansımasıdır. Virüs yoksa, hücrelerde görülen küçük farklılıkların ilerleyici bir süreçten kaynaklanması beklenmez. Virüs varsa, normal görünen hücreler bile belirli bir aralıkla yeniden değerlendirilir. İki testin birlikte okunması bu nedenle tek bir sonuca bakmaktan daha anlamlıdır.
Bu mantık sonucun yorumunu doğrudan değiştirir. HPV saptanmayan bir kadında ASC-US ya da LSIL sonucu genellikle izlem ile ele alınır. HPV pozitif olup sitolojisi normal bulunan bir kadında ise kolposkopi hemen gerekmeyebilir, ancak kısa aralıklı bir tekrar planlanır. Yüksek riskli tiplerden bazılarının saptanması halinde doğrudan kolposkopi seçeneği öne çıkar. Hangi tipin ne gerektirdiği konusunda kılavuzlar arasında tam bir örtüşme yoktur.
HPV pozitifliğinin anlatmadığı bir şey var: enfeksiyonun ne zaman alındığı. Virüs yıllar boyunca sessiz kalabildiği için bulaşma zamanı çoğu durumda belirlenemez ve test sonucundan partner hakkında bir çıkarım yapılamaz. Bu konu birçok kadın için sonucun kendisinden daha ağır bir yük oluşturur. Oysa HPV cinsel yolla bulaşan yaygın bir virüstür ve enfeksiyonların çoğu bağışıklık sistemi tarafından kendiliğinden temizlenir. Önem taşıyan, kalıcı hale gelen enfeksiyondur.
Kolposkopi neden istenir ve nasıl yapılır?
Kolposkopi, rahim ağzının büyüteçli bir optik cihazla ayrıntılı olarak incelenmesidir. Muayene masasında, spekulum yerleştirildikten sonra yapılır; cihaz vücuda girmez, dışarıdan yakınlaştırarak bakar. İnceleme sırasında rahim ağzı yüzeyine sirke esaslı asetik asit uygulanır; bazı merkezlerde buna ek olarak iyot içeren bir solüsyon da kullanılır. Bu solüsyonlar, hücre yapısı değişmiş alanların renk olarak belirginleşmesini sağlar ve gözle ayırt edilemeyen bir haritanın ortaya çıkmasına yardım eder. İyota karşı bilinen bir alerjiniz varsa işlem öncesinde bunu söylemeniz gerekir.
Kolposkopinin istenme nedeni basittir: smear hangi hücrelerin değiştiğini söyler, ancak bu değişikliğin rahim ağzında nerede olduğunu söylemez. Kolposkopi bu yeri gösterir ve biyopsi alınacaksa doğru noktayı belirler. İşlem genellikle kısa sürer. Solüsyon uygulanırken hafif bir yanma, spekulum nedeniyle baskı, biyopsi alınırsa kısa süren bir kramp hissi duyulabilir; sonrasında birkaç gün lekelenme ve koyu renkli akıntı görülebilir. Beklenen bu lekelenme birkaç saat içinde azalır. Kanama pedi bir saatten kısa sürede dolduracak yoğunluktaysa, birkaç saat geçtiği halde durmuyorsa ya da ateş eşlik ediyorsa aynı gün başvurmanız gerekir; gebeyseniz işlem sonrası görülen her türlü kanamayı beklemeden bildirin. Rahatsızlık hissi kişiye göre değişir, bu nedenle endişenizi işlem öncesinde hekiminize söylemek yararlıdır.
Kolposkopide ne görüldüğünü hekim genellikle aynı gün aktarabilir, ancak biyopsi alındıysa kesin değerlendirme patoloji raporu ile tamamlanır. Kolposkopinin normal bulunması da mümkündür; bu durumda smear sonucu ile birlikte yeni bir izlem aralığı belirlenir. Kolposkopi kendi başına bir tedavi işlemi değildir; bazı durumlarda aynı oturumda tedaviye geçilmesi tartışılabilir ve bu olasılık size önceden anlatılır. Onam verme kararı sizindir.
Biyopsi, CIN sınıflaması ve sonrasında izlenen yollar
Biyopsi, kolposkopide şüpheli görülen alandan küçük bir doku parçasının alınmasıdır. Patolog bu kez tek tek hücrelere değil dokunun bütününe bakar: hücrelerin dizilimini, değişikliğin epitel kalınlığının ne kadarını kapsadığını ve alt sınırın korunup korunmadığını görebilir. Smear ile biyopsi arasındaki temel fark budur. Bu nedenle smear bir yön gösterirken, tanıyı doku incelemesi koyar ve izlem kararları doku sonucuna göre kurulur.
Doku raporlarında CIN kısaltması kullanılır. CIN sınıflaması, değişikliğin epitel kalınlığının ne kadarını kapsadığını anlatır: CIN 1'de değişiklik epitelin taban kısmındaki alt üçte birinde sınırlı kalır, CIN 2'de kalınlığın üçte ikisine kadar yukarı doğru yayılır, CIN 3'te ise üçte ikisinden fazlasını ya da tamamını kapsar. CIN 1 çoğunlukla izlenir, çünkü bu gruptaki değişikliklerin önemli bölümü kendiliğinden geriler. CIN 3 genellikle tedavi edilir. CIN 2 ise ara bir gruptur; yaş, gebelik planı ve bazı durumlarda doku üzerinde yapılan ek boyama yöntemlerinin sonucu kararı etkiler. Aynı rapor bu nedenle iki kadında farklı bir plana yol açabilir.
Tedavi gerektiğinde amaç, değişikliğin bulunduğu alanın çıkarılması ya da ortadan kaldırılmasıdır; bu işlemler poliklinik koşullarında ya da ameliyathanede, uygun bir anestezi yöntemi ile yapılabilir. Çıkarılan dokunun derinliği, gebelik planı olan kadınlarda ayrıca değerlendirilir. İşlemden sonra izlem bitmez; genellikle HPV testi içeren bir kontrol programı sürdürülür, çünkü virüs ortadan kalkmadıysa değişiklik tekrarlayabilir. Yöntem seçimi ve izlem aralığı, sizi değerlendiren hekimin kararına bağlıdır.
Takip aralıkları: kılavuzlar arasındaki farklar
Takip aralıkları kılavuzlar ve ülkeler arasında gerçekten farklıdır; internette okuduğunuz bir aralığın sizin için geçerli olmaması olağandır. Türkiye'deki ulusal tarama programı HPV temelli bir yaklaşım kullanır ve 30 ile 65 yaş arasındaki kadınlarda, HPV saptanmadığı sürece beş yılda bir HPV-DNA testi öngörür. Şikayeti olan ya da daha önce anormal sonuç almış kadınlar bu programın dışında, kişiye özel bir izleme alınır.
İngiltere'de NHS programı 25 ile 64 yaş arasını kapsar; ilk basamakta HPV testi çalışılır ve HPV saptanmayan kadınlara bütün yaş aralığında beş yılda bir davet gönderilir. Aralık daha önce 25 ile 49 yaş arası için üç yıl iken sonradan beş yıla çıkarılmıştır; bu nedenle kendisine daha eski bir tarih verilmiş olan kadınlara davet daha erken gelebilir. Virüs saptanan ancak hücrelerinde değişiklik görülmeyen kadınlarda bir yıl sonra tekrar, HPV bir yıl daha sürerse ikinci bir tekrar önerilir; iki yılın sonunda virüs hâlâ duruyorsa kolposkopi istenir. Örnek değerlendirmeye uygun bulunmadığında NHS üç ay sonra tekrar önerir. Amerika Birleşik Devletleri'nde ise ACOG ve ilişkili kurumlar, sitoloji tek başına kullanıldığında üç yıllık, HPV testi içeren yöntemlerde beş yıllık aralıkları tanımlar ve anormal sonuçların yönetimini risk temelli bir değerlendirme ile yürütür.
Bu farkların nedeni bir kılavuzun diğerinden doğru olması değildir. Toplumdaki HPV aşılama durumu, programın davet ve kayıt yapısı, laboratuvar olanakları ve taramaya hangi yaşta başlandığı ülkeye göre değişir. Dolayısıyla sorulması gereken soru kaç yılda bir taranacağım değil, benim sonuçlarım ve öyküm ile hangi aralık uygun sorusudur. Bu kararı, önceki smear sonuçlarınızı, HPV durumunuzu ve geçirdiğiniz işlemleri bir arada gören hekiminiz verir.
Sonucunuz ne olursa olsun gecikmeden değerlendirilmesi gereken bulgular
Smear bir tarama testidir; şikayetleri değerlendirmek için tasarlanmamıştır. Bu ayrım pratikte önemlidir, çünkü normal bir smear sonucu birçok kadında şikayetin araştırılmasını erteletir. Rahim ağzı ve rahim içi hastalıklarında değişiklikler ne kadar erken yakalanırsa tedavisi o kadar kolay olur; bu nedenle anormal kanamanın beklenmeden değerlendirilmesi önemlidir. Aşağıdaki bulgulardan biri varsa, smear sonucunuz ne olursa olsun ve ne zaman yapıldığına bakılmaksızın değerlendirme gerekir.
- Aynı gün başvuru: bir saatten kısa sürede pedi dolduran yoğun vajinal kanama ya da pıhtı ile kanama
- Aynı gün başvuru: kanamaya eşlik eden baş dönmesi, göz kararması, soğuk terleme veya bayılma hissi
- Aynı gün başvuru: ateş ve titreme ile birlikte seyreden şiddetli alt karın ağrısı ve kokusu değişmiş akıntı
- Aynı gün başvuru: gebeyseniz her türlü vajinal kanama ya da lekelenme, miktarı az olsa bile
- Aynı gün başvuru: smear, kolposkopi ya da biyopsi sonrasında bir saatten kısa sürede pedi dolduran kanama, birkaç saat geçtiği halde durmayan kanama, ateş ya da kötü kokulu akıntı
- Günler içinde başvuru: cinsel ilişki sonrasında tekrarlayan kanama ya da lekelenme
- Günler içinde başvuru: adet dönemleri arasında ortaya çıkan kanama veya adet kanamasında belirgin artış
- Günler içinde başvuru: menopoza girdikten sonra görülen her türlü kanama ya da lekelenme, miktarı az olsa bile
- Günler içinde başvuru: kanlı ya da kokusu değişmiş, geçmeyen vajinal akıntı
- Günler içinde başvuru: geçmeyen pelvik ağrı, cinsel ilişkide derin ağrı, idrar ya da bağırsak alışkanlığında yeni ve kalıcı değişiklik
- Günler içinde başvuru: nedeni açıklanamayan kilo kaybı ya da tek bacakta yeni başlayan şişlik
Bu liste korkutmak için değil, bekleme süresini kısaltmak için verilmiştir. Yukarıdaki bulguların çoğunun arkasında iyi huylu nedenler bulunur; miyom, enfeksiyonlar, hormonal düzensizlikler ve rahim içi polip bunların arasındadır. Ancak hangisinin söz konusu olduğu muayene ve görüntüleme ile ayırt edilir, bekleyerek anlaşılmaz. Smear sonucunu bekliyor olmanız da başvuruyu geciktirmek için bir gerekçe değildir; şikayet varsa tarama sonucundan bağımsız olarak değerlendirilir.
Son olarak, izlem randevusunun kendisi değerlendirmenin bir parçasıdır. Anormal bir smear sonucundan sonra verilen tarih, belki gerekir diye değil, değişikliğin yönünü görmek için verilir. Raporunuzu, varsa önceki smear ve HPV sonuçlarınızı ve kullandığınız ilaçların listesini randevuya götürmek değerlendirmeyi kolaylaştırır. Anlamadığınız bir terim kaldıysa randevuda bunu sormaktan çekinmeyin; bu yazı o konuşmanın yerine geçmez, ona hazırlık sağlar.
İlgili İçerikler
- Smear testi nedir, nasıl yapılır ve ne sıklıkla tekrarlanır?
- HPV nedir, nasıl bulaşır ve hangi tipleri takip gerektirir?
- Menopoz nedir, belirtileri nelerdir ve evreleri nasıl ilerler?
- Kadınlarda HPV belirtileri: ne görülür, ne görülmez?
- Rahimde polip (endometrial polip) nedir, nasıl saptanır ve ne zaman alınır?
- HPV aşısı nedir, kimlere yapılır ve kaç doz uygulanır?
Kaynaklar ve referanslar
Bu içerik, aşağıdaki bağımsız ve otoriter kaynaklarla desteklenmiştir: