TR EN
Blog

HPV aşısı nedir, kimlere yapılır ve kaç doz uygulanır?

Op. Dr. Ali İhsan Gönenç
Yayınlanma: 2026-10-20 · Güncelleme: 2026-10-20
HPV aşısının bağışıklık sistemini belirli virüs tiplerine karşı hazırlamasını anlatan şematik çizim

HPV aşısı, kadın hastalıkları polikliniğinde hakkında sık soru sorulan konulardan biridir. Hastalar genellikle üç şeyi merak eder: aşının vücutta tam olarak ne yaptığını, kendilerinin aşı için uygun olup olmadığını ve kaç uygulama gerektiğini. Bu soruların yanıtı tek bir cümleye sığmaz, çünkü aşı kararı yaşa, daha önce aşı yapılıp yapılmadığına, bağışıklık durumuna ve ülkenin güncel aşı takvimine göre değişir. İnternette dolaşan bilgilerin bir bölümü ise yanlıştır; sıklıkla yanlış anlaşılan nokta, aşıdan sonra tarama testlerinin bırakılabileceği düşüncesidir.

Bu yazıda HPV aşısının ne yaptığını ve ne yapmadığını, kimlere önerildiğini, uygulama zamanının neden cinsel yolla aktif olunmadan önce daha anlamlı olduğunu ve cinsel yaşam başladıktan sonra aşının neden hâlâ değerlendirilebileceğini ele alıyoruz. Doz şemasının yaşa göre değiştiğini, aşının kapsadığı ve kapsamadığı HPV tiplerini, güvenlik başlığında beklenen ve beklenmeyen durumları ayrı ayrı açıklıyoruz. Aşıya rağmen serviks taramasının neden sürdüğüne ayrı bir bölüm ayırdık. Burada yazılanlar bilgilendirme amaçlıdır; sizin için uygun olan kararı, öykünüzü ve muayene bulgularınızı bir arada gören hekiminiz verir.

HPV aşısı nedir ve vücutta ne yapar?

HPV, insan papilloma virüsünün kısaltmasıdır ve tek bir virüsü değil, yüzlerce alt tipten oluşan geniş bir virüs ailesini tanımlar. Bu tiplerin bir bölümü deri ve mukozada siğil benzeri değişikliklere yol açar, bir bölümü ise yüksek riskli olarak sınıflanır ve uzun süre kalıcı olduğunda serviks yani rahim ağzı hücrelerinde değişiklik oluşturabilir. HPV aşısı, bu ailenin tümüne değil, içerdiği belirli tiplere karşı bağışıklık yanıtı oluşturmayı amaçlayan bir aşıdır.

Aşının içinde canlı virüs ya da virüsün genetik materyali bulunmaz. İçerik, virüsün yüzey proteininden üretilen ve virüse benzeyen ancak çoğalma yeteneği olmayan parçacıklardan oluşur. Bağışıklık sistemi bu yüzeyi tanır ve ona karşı antikor üretmeyi öğrenir. Bu nedenle aşı, uygulandığı kişide HPV enfeksiyonu başlatamaz. İleride gerçek virüsle karşılaşma olduğunda bağışıklık sisteminin onu daha hazırlıklı karşılaması beklenir.

Aşının hedeflediği tipler arasında, rahim ağzı hücre değişiklikleriyle sıklıkla ilişkili olan yüksek riskli tipler, yani HPV 16 ve 18 yer alır. Geçmişte yalnızca bu iki tipi kapsayan ürünler de kullanılmıştır; bugün çoğu ülkede siğil yapan tipleri de içeren, daha geniş kapsamlı ürün uygulanmaktadır. Hangi ürünün bulunduğu ve size uygulanacağı, yaşınız ve öykünüzle birlikte hekiminiz tarafından değerlendirilir.

Aşının ne olmadığını da baştan söylemek gerekir. HPV aşısı bir tedavi değildir, bir kanser tedavisi değildir ve tarama testlerinin yerine geçmez. Koruyucu yani profilaktik bir aşıdır; tek görevi, karşılaşma olmadan önce bağışıklık sistemini hazırlamaktır. Bu ayrımı anlamadan okunan her bilgi yanlış yere oturur, çünkü aşıdan beklenmemesi gereken şeyler beklenmeye başlanır. Aşıyı bir sigorta poliçesi gibi değil, bağışıklık sistemine önceden verilmiş bir bilgi gibi düşünmek daha doğru olur. Yazının devamında bu ayrımın pratikte ne anlama geldiğini tek tek ele alıyoruz.

Beklemeden aynı gün değerlendirme gerektiren durumlar

HPV aşısı planlı bir uygulamadır ve acil bir işlem değildir. Buna karşın iki ayrı grup bulgu, aşıyla ilgili olsun ya da olmasın, ertesi güne bırakılmaz. Birinci grup, aşı uygulamasının hemen ardından ortaya çıkan ağır alerjik tepki belirtileri ile bayılmaya bağlı yaralanma ve enjeksiyon bölgesinde yayılan enfeksiyon bulgularıdır. İkinci grup ise aşıdan tümüyle bağımsız olarak, rahim ağzı değerlendirmesini geciktirmemesi gereken jinekolojik bulgulardır. Aşı yapılmış olması, bu ikinci gruptaki bulguların önemini azaltmaz.

  • Aşı uygulandıktan sonraki ilk dakikalarda nefes darlığı, hışıltı, yüz bölgesinde, dudakta ya da dilde şişme, ses kısıklığı, yaygın kaşıntı ve döküntü
  • Aşıdan sonra bayılma, bilinç kaybı ya da düşmeye bağlı kafa travması
  • Enjeksiyon bölgesinde saatler içinde hızla yayılan kızarıklık, belirgin şişlik ve ısı artışı, buna yüksek ateşin eklenmesi
  • Aşıdan bağımsız olarak: cinsel ilişki sonrası kanama, iki adet arasında tekrarlayan kanama, menopoz sonrası görülen her türlü kanama
  • Kokusu değişmiş, kanlı ya da alışılmadık ölçüde bol akıntı; buna ateş ve alt karın ağrısının eklenmesi
  • Gebelik olasılığı ya da adet gecikmesi varken başlayan ağrı ve lekelenme

Bu bulgularda evde beklemek, ağrı kesici alıp izlemek ya da bir sonraki rutin kontrolü beklemek uygun değildir. Ağır alerjik tepki belirtileri, yani nefes darlığı, hışıltı, yüz bölgesinde, dudakta ya da dilde şişme, ses kısıklığı ve baygınlık hissi ortaya çıkarsa hemen 112 Acil Çağrı Merkezi aranır. Kişi kendi aracıyla yola çıkarılmaz ve ayağa kaldırılmaz; sırtüstü yatırılarak ambulans beklenir. Bu tablo dakikalar içinde adrenalin uygulanmasını gerektirir. Aşının bir sağlık kuruluşunda uygulanmasının ve uygulamadan sonra 15 dakika gözlem altında beklenmesinin nedeni tam olarak budur. Gebelik olasılığı ya da adet gecikmesi varken başlayan karın ya da kasık ağrısı ve lekelenme, dış gebelik gibi acil bir tablonun ilk belirtisi olabilir; bu durumda randevu beklenmez, aynı gün en yakın acil servise başvurulur. Ağrıya baş dönmesi, omuz ucuna vuran ağrı, bayılma hissi ya da hızla artan ağrı eklenirse 112 aranır. Enjeksiyon bölgesinde hızla yayılan kızarıklık ve şişliğe yüksek ateş eklendiğinde aynı gün hekime başvurulması gerekir. Diğer anormal kanama ve akıntı tabloları, yani cinsel ilişki sonrası kanama, iki adet arasında tekrarlayan kanama, menopoz sonrası kanama ve kokusu değişmiş bol akıntı ise kadın hastalıkları ve doğum hekimi tarafından aynı gün değerlendirilmelidir. Bu bulgularda sonuçları değiştiren şey, beklemek yerine başvurmaktır.

Aşı var olan bir HPV enfeksiyonunu tedavi etmez

Bu, hasta görüşmelerinde sık açıklanması gereken noktalardan biridir. HPV aşısı bağışıklık sistemini önceden hazırlar; vücutta hâlihazırda bulunan bir virüsü temizlemek üzere tasarlanmamıştır. Dolayısıyla HPV testi pozitif çıkmış bir kişide aşı, o anda taşınan virüsün yok olmasını sağlayacak bir araç değildir. Var olan enfeksiyonun seyri, bağışıklık sisteminin kendi yanıtına ve düzenli takibe bağlı olarak izlenir. Virüsün nasıl bulaştığını ve çoğu zaman ne zaman kapıldığının belirlenemediğini HPV nedir, nasıl bulaşır yazısında ayrıca ele aldık.

Aynı şekilde aşı, rahim ağzında saptanmış bir hücre değişikliğinin ya da genital siğilin tedavisi değildir. Bu durumların kendine ait değerlendirme ve tedavi yolları vardır ve bunlar hekim tarafından planlanır. Aşı yapılmış olması, saptanmış bir bulgunun takibini hafifletmez ya da kontrol aralığını uzatmaz. Takip planı bulgunun kendisine göre belirlenir; aşı durumu bu planın yerine geçmez.

Buna karşın var olan bir enfeksiyonun bulunması, aşının hiçbir koşulda düşünülemeyeceği anlamına da gelmez. Kişi, aşının kapsadığı tiplerin tümüyle karşılaşmamış olabilir. Bu noktada kılavuzlar arasında tam bir örtüşme yoktur: bazı kurumlar bu durumda aşılamanın beklenen katkısının daha sınırlı olduğunu vurgular, bazıları ise bireysel değerlendirmeyi öne çıkarır. Karar, test sonucunuzu ve öykünüzü birlikte gören hekiminize aittir.

HPV aşısı kimlere önerilir?

Aşı programlarının temel mantığı, bağışıklığı karşılaşmadan önce oluşturmaktır. Bu nedenle ulusal programlar ağırlıklı olarak ergenlik döneminin başındaki çocukları hedefler ve birçok ülkede program kız ve erkek çocukları birlikte kapsar. Hedef yaş aralığı dışında kalan kişilerde aşı kararı program kararı olmaktan çıkar ve bireysel bir hekim kararına dönüşür. Aşağıdaki gruplar, kılavuzlarda sıkça adı geçen gruplardır.

  • Ergenlik döneminin başındaki kız ve erkek çocuklar: ideal yaş 11 ya da 12 olarak tanımlanır, uygulama 9 yaşından itibaren yapılabilir ve ulusal programlar çoğunlukla 12 ile 13 yaş arasını hedefler
  • Hedef yaşta aşılanmamış ya da şemasını tamamlamamış genç erişkinler: rutin öneri genellikle 26 yaşa kadar sürer, aşı 45 yaşa kadar ruhsatlıdır ve 27 ile 45 yaş arasında karar hekimle birlikte bireysel olarak verilir
  • Bağışıklık sistemi hastalık ya da kullanılan tedaviler nedeniyle baskılanmış kişiler, hekim değerlendirmesiyle
  • Daha önce HPV ile ilişkili bir hücre değişikliği nedeniyle tedavi görmüş kişiler, hekim kararıyla
  • Erkeklerle cinsel ilişkide olan erkekler gibi bazı gruplarda üst sınır daha yukarı çekilir; örneğin İngiltere’de bu grupta aşı 46. yaş gününe kadar sunulur

Üst yaş sınırı, kılavuzların birbirinden ayrıldığı başlıklardan biridir. Bazı ülkelerin programları belirli bir yaştan sonra rutin aşılamayı önermez, bazıları ise daha ileri yaşlara kadar bireysel karar alanı tanır. Bu farkın nedeni, ileri yaşta aşılanan kişilerin aşı kapsamındaki tiplerle daha önce karşılaşmış olma olasılığının artmasıdır. Yani sınır bir yasak değil, beklenen katkıya göre çizilmiş bir tercihtir ve yaşınız sınırın üstündeyse hekiminizle konuşmanız yine uygundur.

Aşının zamanlaması neden cinsel yolla aktif olmadan önceye dayanır?

HPV, ağırlıklı olarak cinsel temas sırasında deri ve mukoza teması ile bulaşır. Penetrasyon olmadan da geçiş mümkündür ve prezervatif geçişi azaltmakla birlikte temas eden bütün alanları kapatmadığı için tek başına yeterli olmaz. Bu bulaş biçimi nedeniyle, bir kişinin aşı kapsamındaki tiplerle henüz karşılaşmamış olma olasılığı, cinsel yaşam başlamadan önceki dönemde diğer bütün dönemlerden daha fazladır. Aşının beklenen katkısı da bu dönemde belirgin biçimde öne çıkar.

İkinci neden bağışıklık yanıtının kendisidir. Ergenlik döneminin başında verilen bağışıklık yanıtı, ileri yaşlarda verilen yanıttan daha güçlü olma eğilimindedir. Doz şemalarının genç yaş grubunda daha az sayıda uygulama içermesinin gerekçesi de budur; şemanın kısa olması bir kolaylık tercihi değil, oluşan yanıtın karşılığıdır. Yani erken yaşta aşılamanın tercih edilmesi, yalnızca karşılaşma olasılığıyla değil, bağışıklık sisteminin o dönemdeki yanıtıyla da ilgilidir. Programların neden okul çağını hedeflediği bu iki gerekçe bir arada okunduğunda anlaşılır.

Bu zamanlama tercihi, kaçırılan bir pencerenin konuyu tümüyle kapattığı anlamına gelmez. Birçok kişi aşıyı ergenlik döneminde duymaz, duysa da yaptırmaz ve soruyu yıllar sonra sorar. Böyle bir durumda doğru yaklaşım, geçmişi tartışmak değil, bugünkü durumu değerlendirmektir. Yaşınız, aşı öykünüz ve varsa tarama sonuçlarınız birlikte ele alınır ve karar bu bütün üzerinden verilir.

Cinsel yaşam başladıktan sonra HPV aşısı yapılabilir mi?

Yapılabilir ve değerlendirilmesi anlamlıdır. Cinsel yaşamı olan bir kişi, aşı kapsamındaki tiplerden biriyle karşılaşmış olabilir, ancak hepsiyle karşılaşmış olması beklenen bir durum değildir. Karşılaşılmamış tipler açısından aşının beklenen katkısı sürer. Beklenen katkının daha sınırlı olabileceğini söylemek ile aşının anlamsız olduğunu söylemek aynı şey değildir; bu ikisi sıkça birbirine karıştırılır.

Burada açıkça söylenmesi gereken bir nokta daha var. HPV çok yaygın bir virüstür ve cinsel yaşamı olan kişilerin önemli bir bölümü yaşamları boyunca bir noktada bu virüsle karşılaşır. Enfeksiyonun ne zaman ve kimden alındığı çoğu durumda belirlenemez, çünkü virüs yıllarca sessiz kalabilir, belirti vermeden gerileyebilir ve yeniden saptanabilir. Bu belirsizlik tıbbi bir eksiklik değil, virüsün doğal seyrinin bir sonucudur.

Bu nedenle pozitif bir HPV sonucu, bir zamanlama tahmini yapmak ya da eşinizle ilgili bir sonuç çıkarmak için kullanılamaz. Sonuç kimseyi işaret etmez ve bir suçluluk konusu değildir. Klinik olarak önemli olan tek şey, bundan sonraki takibin doğru planlanmasıdır. Aşının sizin durumunuzda düşünülüp düşünülmeyeceğine, bu bütünü gören hekiminiz karar verir.

Erkeklerde HPV aşısı uygulanır mı?

Uygulanır ve birçok ülkenin programı erkek çocukları da kapsar. Bunun iki gerekçesi vardır. Birincisi, HPV ile ilişkili hastalıklar yalnızca kadınlarda görülmez: genital siğiller, anal bölge ve penis hücre değişiklikleri ile ağız ve boğaz bölgesindeki bazı tablolar erkeklerde de HPV ile ilişkilendirilir. İkincisi, toplumda dolaşan virüs yükünün azalması hem erkekleri hem kadınları ilgilendirir.

Zamanlama mantığı erkeklerde de aynıdır: cinsel yaşam başlamadan önceki dönem tercih edilir. Erişkin erkeklerde karar yine bireyseldir ve yaş, öykü ile varsa bağışıklık durumu dikkate alınarak hekim tarafından verilir. Erkeklerde rahim ağzı taramasına karşılık gelen bir tarama programı bulunmadığı için, belirti veren bir değişiklik fark edildiğinde doğrudan hekime başvurulması önem taşır. Bir eşin aşılanmış olması, diğer eşin tarama programını değiştirmez; rahim ağzı taraması kişinin kendi yaş aralığı ve kendi programı üzerinden yürür.

HPV aşısı kaç doz yapılır? Şema yaşa göre değişir

Önce bir ayrım yapmak gerekir: buradaki doz, bir ilacın miligram cinsinden miktarı değildir. Kastedilen, aşının kaç kez uygulandığı yani uygulama şemasıdır. Bu şema sabit değildir; şemaya başlandığı yaşa ve kişinin bağışıklık durumuna göre belirlenir. Genel kural olarak şemaya genç yaşta başlanan kişilerde daha az sayıda uygulama, ileri yaşlarda başlananlarda ise daha fazla uygulama içeren bir şema tercih edilir.

Uygulamalar arasındaki aralıklar da keyfi değildir; bağışıklık yanıtının yerleşmesi için tanımlanmış bir zaman penceresi vardır. Bir uygulama gecikirse çoğu durumda şemayı baştan başlatmak gerekmez, kaldığı yerden tamamlanması değerlendirilir. Ancak bu kararı kişinin kendisi vermez, çünkü gecikmenin süresi ve kişinin yaşı birlikte değerlendirilir. Aşı bir sağlık kuruluşunda uygulanır, kayda geçirilir ve sonraki uygulamanın zamanı o kayıt üzerinden planlanır. Elinizde bir aşı kaydı varsa, uygulamayı yapacak sağlık kuruluşundaki görüşmeye getirmeniz planlamayı kolaylaştırır.

Şemanın ayrıntısı ve üst yaş sınırı kurumlar ile ulusal programlar arasında gerçekten farklılık gösterir: bazı programlar genç yaş grubunda daha az sayıda uygulama içeren şemalara geçmiş, bazıları ise daha fazla uygulama içeren şemayı sürdürmektedir; bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde ise genellikle daha kapsamlı şema uygulanır. Bu nedenle uygulama sayısını ve aralıkları burada bir reçete gibi yazmak yerine, sizin için geçerli şemanın yaşınızı ve aşı kaydınızı gören hekim tarafından belirlendiğini söylemek daha doğru olur. Bu yazıda geçen yaş aralıkları kaynak gösterilen ülkelerin programlarına aittir; Türkiye’de aşının ulusal programdaki yeri bu programlardan farklı olabilir ve zaman içinde değişmektedir. Bu nedenle Türkiye’deki güncel durumu, aşının nerede uygulandığını ve size uygulanacak şemayı Sağlık Bakanlığı’nın yürürlükteki duyuruları ile hekiminiz üzerinden teyit etmeniz gerekir. Aşının tip kapsamı ve uygulama planı birlikte değerlendirilen bir bütündür ve bu değerlendirme hekime aittir.

Aşı yapıldıktan sonra da rahim ağzı taraması sürer

Bu, aşıyla ilgili sıklıkla yanlış anlaşılan noktadır ve üzerinde durmak gerekir. Aşı yalnızca içerdiği HPV tiplerini hedefler. Rahim ağzı hücre değişiklikleri, aşının kapsamadığı yüksek riskli tiplerle de ortaya çıkabilir. Ayrıca cinsel yaşam başladıktan sonra aşılanan bir kişi, kapsamdaki bir tipi zaten taşıyor olabilir. Bu iki nedenle aşılanmış olmak, tarama programından çıkmak anlamına gelmez. Taramanın nasıl yapıldığını ve örneğin nasıl alındığını smear testi nedir, nasıl yapılır yazısında anlattık.

HPV aşısı ile rahim ağzı taramasının birbirinden farklı görevleri
KarşılaştırmaHPV aşısıRahim ağzı taraması (smear ve HPV testi)
Temel göreviİçerdiği HPV tiplerine karşı bağışıklık yanıtı oluşturmayı amaçlarHücresel değişikliği ve yüksek riskli HPV varlığını erken dönemde göstermeyi amaçlar
Ne zaman anlamlıdırKarşılaşmadan önce uygulandığında beklenen katkısı daha belirgindirKarşılaşma olmuş olsun ya da olmasın, belirlenen yaş aralığında düzenli olarak sürdürülür
KapsamıYalnızca içerdiği tipleri hedeflerSmear, hücresel değişikliği tipten bağımsız olarak arar; HPV testi ise tanımlı bir yüksek riskli tip panelini araştırır
Şikayet gerektirir miHayır, belirti beklenmeden uygulanırHayır, hiçbir şikayet yokken de sürdürülür
Tekrar düzeniYaşa göre belirlenen bir şema ile tamamlanırÜlkenin programına göre belirli aralıklarla tekrarlanır
Diğerinin yerine geçer miTaramanın yerine geçmezAşının yerine geçmez

Tarama yönteminin kendisi ve aralıkları ülkeler arasında farklıdır. Bazı programlar öncelikle yüksek riskli HPV testini kullanır ve hücre incelemesini yalnızca sonuç gerektirdiğinde ekler; bazı programlar hücre incelemesini temel yöntem olarak sürdürür. Aşılanmış kişilerde tarama aralığının değişmesi gerekip gerekmediği de tartışılmakta olan bir başlıktır ve kurumlar bu konuda aynı noktada değildir. Sizin için geçerli program ve aralık, bulunduğunuz ülkenin güncel kılavuzuna ve hekiminizin önerisine göre belirlenir.

HPV aşısının güvenliği: beklenen ve beklenmeyen durumlar

HPV aşısı, dünya genelinde uzun süredir uygulanan ve ruhsatlandıktan sonra da izlenmeye devam eden bir aşıdır. Bu izleme sistemleri, bildirilen istenmeyen etkileri toplar ve beklenenin dışında bir örüntü olup olmadığını araştırır. Bildirilen etkilerin büyük bölümü uygulama bölgesiyle sınırlı ve kısa sürelidir. Aşağıdaki başlıklar, uygulamadan sonra görülmesi olağan kabul edilen durumlardır ve kendiliğinden geriler.

  • Enjeksiyon bölgesinde ağrı, kızarıklık, hafif şişlik ve kola dokunmakla artan hassasiyet
  • Baş ağrısı, yorgunluk ve kendini iyi hissetmeme hali
  • Hafif ateş, kas ve eklem ağrısı
  • Bulantı ve karın bölgesinde rahatsızlık hissi
  • Uygulamadan hemen sonra baş dönmesi ya da bayılma hissi; özellikle ergenlerde görüldüğü için uygulama oturarak ya da yatarak yapılır ve sonrasında 15 dakika boyunca aynı pozisyonda beklenmesi istenir

Bu etkilerin hangi sıklıkta görüldüğüne dair sayısal bir ifade vermiyoruz, çünkü bu tür bilgiler yaş grubuna ve kullanılan ürüne göre değişir ve bağlamından koparıldığında yanlış anlaşılır. Hiçbir tıbbi uygulama istenmeyen etki olasılığından tümüyle bağımsız değildir. Ağır alerjik tepki ise beklenmeyen durumlar arasındadır ve aşının bir sağlık kuruluşunda uygulanmasının nedeni tam olarak budur. Bu tabloya ait belirtileri yazının başındaki bölümde ayrıca topladık.

Aşının dolaşımdaki iddialardan biri, dolaylı olarak doğurganlığı etkilediği yönündedir. Aşı güvenliği izleme sistemleri bu soruyu ayrıca incelemiştir; bu sistemlerin verilerinde HPV aşısı ile yumurtalık rezervinin azalması, erken yumurtalık yetmezliği ya da gebe kalma güçlüğü arasında bir bağ bildirilmemiştir. Buna karşın kişisel bir endişeniz varsa bunu bastırmak yerine hekiminize sormanız daha doğrudur; soru sormak aşı kararını geciktirmek zorunda değildir.

Gebelik, emzirme ve bağışıklık baskılanması gibi özel durumlar

Gebelikte HPV aşısı rutin olarak önerilmez. Bunun nedeni gösterilmiş bir zarar değil, bu dönem için güvenlik verisinin sınırlı olması ve aşılamanın gebelik sonrasına güvenle ertelenebilmesidir. Gebelik fark edilmeden önce bir uygulama yapılmışsa bu, bir girişim gerektiren durum değildir ve gebeliğin seyrine yönelik bir müdahale gerekçesi oluşturmaz. Kalan uygulamalar genellikle doğum sonrasına bırakılır. Bu ertelemenin zamanlamasını takibinizi yapan hekim belirler.

Emzirme döneminde aşılama hekim değerlendirmesiyle ele alınır ve emzirmenin kesilmesini gerektiren bir uygulama olarak kabul edilmez. Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde aşı şeması farklı planlanabilir, çünkü oluşan bağışıklık yanıtı aynı olmayabilir. Ateşli bir hastalığın akut döneminde uygulama genellikle hastalık geçene kadar bekletilir; hafif bir üst solunum yolu enfeksiyonu çoğu zaman erteleme gerekçesi sayılmaz. Aşı bileşenlerinden birine karşı ağır alerji öyküsü varsa bu durum ayrıca değerlendirilir ve karar hekime aittir.

Rahim ağzında orta ya da ileri derecede hücre değişikliği, yani CIN 2 ya da CIN 3 nedeniyle işlem geçirmiş kişilerde aşı gündeme gelir. ACOG, 9 ile 26 yaş aralığındaki kişilerin tedavi görüp görmediğine bakılmaksızın aşıyı rutin öneriye göre almasını, 27 ile 45 yaş aralığında daha önce aşılanmamış kişilerde ise aşının bu tedaviye eşlik edebileceğini belirtir. Kılavuzların ayrıştığı nokta aşının yapılıp yapılmayacağı değil, ileri yaş grubunda beklenen katkının ne kadar güçlü ifade edileceğidir. Her durumda aşının görevi takibin yerini almak değildir. İşlem sonrası takip planı kendi gerekçesiyle, hekimin belirlediği aralıklarla sürer. Aşı eklenecekse bu takibin yanına eklenir; kontrolleri seyreltmek ya da ertelemek için bir gerekçe olarak kullanılmaz. Bu ayrımı korumak, işlem sonrası izlemin aksamaması açısından önemlidir.

Kılavuzlar arasındaki farklar ve kararı kim verir?

HPV aşısıyla ilgili kaynakları karşılaştırdığınızda farklı ifadelerle karşılaşmanız şaşırtıcı değildir, çünkü kurumlar bazı başlıklarda gerçekten ayrışır. Üst yaş sınırının nerede çizildiği, hedef yaş dışındaki erişkinlerde aşılamanın ne kadar güçlü önerildiği, doz şemasında kaç uygulamanın yeterli sayıldığı ve aşılanmış kişilerde tarama aralığının değişip değişmeyeceği bu ayrışan başlıklardandır. Bu farkların varlığını gizlemek yerine bilmek daha yararlıdır.

Bunun pratik anlamı şudur: internette bulduğunuz tek bir cümle, sizin durumunuzun yanıtı olmayabilir. Çünkü o cümle hangi ülkenin programından, hangi yaş grubundan ve hangi tip kapsamından söz ettiğini belirtmeyebilir. Doğru soru, aşının genel olarak kime yapıldığı değil, kendi yaşınız ve öykünüzle birlikte sizin için ne anlama geldiğidir. Bu soruyu yanıtlamak için muayene ve geçmiş kayıtlar gerekir.

Bu yazı, bir tedavi önerisi değil hasta bilgilendirme metnidir. HPV aşısı ve rahim ağzı taraması genel kadın sağlığı başlıklarıdır; aşının uygulanması ve tarama programının yürütülmesi kadın hastalıkları ve doğum hekimi, aile hekimi ya da ergenlerde çocuk sağlığı hekimi tarafından planlanır. Saptanmış bir hücre değişikliği varsa izlem ve tedavi bu konuda deneyimli ilgili uzmanla yürütülür. Kararı, sizi muayene eden ve kayıtlarınızı gören hekiminiz verir.

İlgili İçerikler

Kaynaklar ve referanslar

Bu içerik, aşağıdaki bağımsız ve otoriter kaynaklarla desteklenmiştir:

← Tüm Blog Yazılarına Dön

Başlayın

Tüp bebek yolculuğunuz için görüşme planlayın

Baskı yok · Önce tıbbi değerlendirme

Randevu AlınBizi Arayın
SSS

Sıkça Sorulan Sorular

Sık sorulan sorulara açık yanıtlar.

Evet, karşılaşabilir. Aşı yalnızca içerdiği HPV tiplerine karşı bağışıklık yanıtı oluşturmayı amaçlar ve bu virüs ailesi çok sayıda alt tipten oluşur. Kapsam dışındaki tiplerle karşılaşma olasılığı sürer. Cinsel yaşam başladıktan sonra aşılananlarda ise kapsamdaki tiplerden biri zaten taşınıyor olabilir. Bu nedenle aşılanmış olmak, rahim ağzı taramasının bırakılabileceği anlamına gelmez.

Rutin olarak gerekmez. Aşı kararı, test sonucuna değil yaşa, aşı öyküsüne ve bağışıklık durumuna göre verilir. Testin sonucu pozitif çıksa bile bu tek başına aşıyı gündemden çıkarmaz, negatif çıkması da bir güvence olarak okunmaz. Tarama testleri kendi programı içinde, belirlenen yaş aralığında yapılır. Sizin için test gerekip gerekmediğine hekiminiz karar verir.

Aşı, taşıdığınız virüsü temizlemek üzere tasarlanmamıştır; var olan enfeksiyonu tedavi etmez. Buna karşın aşının kapsadığı diğer tiplerle karşılaşmamış olabilirsiniz ve bu nedenle konu tümüyle kapanmaz. Kılavuzlar bu durumda aynı noktada değildir; bazıları beklenen katkının daha sınırlı olduğunu vurgular. Asıl öncelik, pozitif sonucun gerektirdiği takibin düzenli sürdürülmesidir. Kararı hekiminiz verir.

Adet kanaması HPV aşısı için bir engel değildir. Aşı kas içine uygulanır ve döngünün hangi gününde olduğunuzdan bağımsızdır. Planlanmış bir uygulamayı kanama nedeniyle ertelemeniz gerekmez. Erteleme gerektiren durum, ateşli bir hastalığın akut dönemi ya da hekiminizin belirttiği özel bir nedendir. Kendinizi iyi hissetmiyorsanız uygulamadan önce bunu uygulamayı yapacak sağlık çalışanına söylemeniz yeterlidir.

Şema sabit değildir; belirleyici olan şemaya başlandığı yaş ve kişinin bağışıklık durumudur. Genel eğilim, şemaya erken ergenlik döneminde başlananlarda daha az sayıda uygulama, ileri yaşta başlananlarda ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde daha fazla uygulama içeren bir şemadır. Uygulama sayısı ve aralıklar ülkelere ve kurumlara göre farklıdır; bazı programlar genç yaş grubunda sayıyı azaltmıştır. Size kaç uygulama yapılacağını, yaşınızı ve aşı kaydınızı gören hekiminiz belirler; bu nedenle sayıyı internetten değil hekiminizden öğrenmeniz uygundur.

Çoğu durumda şemayı baştan başlatmak gerekmez; kaldığı yerden tamamlanması değerlendirilir. Ancak uygulamalar arasındaki aralıkların tanımlı olduğunu ve gecikmenin planı etkileyebileceğini bilmek gerekir. Gecikmenin süresi ile şemaya başlandığı yaş birlikte değerlendirilir. Bu kararı internetten değil, aşı kayıtlarınıza bakan hekiminizden almanız uygundur. Aşı kartınız ya da kayıt bilginiz varsa, uygulamayı yapacak sağlık çalışanına göstermeniz planlamayı kolaylaştırır.

Aşı güvenliği izleme sistemleri bu soruyu ayrıca incelemiş, HPV aşısı ile yumurtalık rezervinin azalması ya da gebe kalma güçlüğü arasında bir bağ bildirilmemiştir. Bu iddia internette sık dolaşır ancak klinik verilerle desteklenmemektedir. Doğurganlıkla ilgili bir endişeniz varsa bunu hekiminize sormanız doğru olur; soruyu sormak aşı kararını geciktirmeyi gerektirmez. Değerlendirme kişiye göre yapılır.

Hayır. Aşı yalnızca kapsadığı tipleri hedefler, rahim ağzı değişiklikleri ise kapsam dışındaki yüksek riskli tiplerle de ortaya çıkabilir. Bu nedenle güncel programların hemen hepsinde tarama, aşı durumundan bağımsız olarak sürdürülür. Tarama yöntemi ve aralığı ülkeler arasında farklıdır; sizin için geçerli olanı hekiminiz belirler. Taramayı bırakmak, aşının sağlamayı amaçladığı katkıyı da anlamsız kılar.

Eşinizin aşılanmış olması sizin tarama programınızı değiştirmez. Rahim ağzı taraması kişiye özeldir ve kendi yaş aralığı ile kendi tekrar aralıkları üzerinden yürür. Eşlerin aşılanması toplumda dolaşan virüs yükü açısından anlamlıdır, ancak bireysel takip planının yerine geçmez ve kontrolleri seyreltmek için bir gerekçe değildir. Taramanızın zamanını, önceki sonuçlarınızı ve öykünüzü bir arada gören hekiminiz planlar.

Etmez. Aşı koruyucu bir aşıdır; var olan bir siğili ya da hücre değişikliğini ortadan kaldırmaz. Genital siğillerin kendine ait değerlendirme ve tedavi yolları vardır ve bunlar hekim tarafından planlanır. Aşı yapılmış olması, saptanmış bir bulgunun takibini hafifletmez. Siğil benzeri bir değişiklik fark ettiyseniz bunu aşı sorusundan bağımsız olarak hekiminize göstermeniz gerekir.

Bu yaş grubunda aşı rutin program kapsamında değildir ve kılavuzlar üst yaş sınırını farklı yerlerde çizer. Beklenen katkının daha sınırlı olmasının nedeni, kapsamdaki tiplerle daha önce karşılaşmış olma olasılığının artmasıdır. Bu bir yasak değildir; bireysel değerlendirme yapılabilir. Menopoz döneminde asıl öncelik, rahim ağzı tarama programının hekiminizin belirlediği şekilde sürdürülmesi ve kanamanın değerlendirilmesidir.