Rahim sarkması nedir, belirtileri ve nedenleri nelerdir?


Rahim sarkması, rahmi yerinde tutan bağ dokusu ve kas desteğinin zayıflaması sonucunda rahmin vajen kanalı boyunca aşağı doğru yer değiştirmesidir. Halk arasında ayrı bir hastalık gibi anılsa da tıpta tek başına ele alınmaz: pelvik organ sarkması adı verilen daha geniş bir başlığın altındadır. Aynı destek yapısı mesaneyi ve bağırsağın son bölümünü de taşıdığı için, rahim sarkması olan bir kadında sıklıkla mesane ya da bağırsak sarkması da bir arada bulunur. Bu nedenle değerlendirme tek bir organa değil, pelvik tabanın bütününe bakılarak yapılır.
Bu yazıda pelvik taban desteğinin nasıl çalıştığını, hangi yakınmaların sarkmaya işaret ettiğini, doğum öyküsünden menopoza ve kronik kabızlıktan ağır kaldırmaya kadar zemin hazırlayan etkenleri, muayenede derecelendirmenin hangi mantıkla yapıldığını ve yaşam düzenlemesinden pelvik taban egzersizlerine, pesser kullanımından cerrahiye uzanan yaklaşım başlıklarını ele alıyoruz. Amaç bilgilendirmektir. Hangi yakınmanın hangi nedene bağlı olduğu ve hangi yaklaşımın size uygun düştüğü, öykünüzü ve muayenenizi bilen hekimin kararıdır. Metnin sonuna yakın, gecikmeden değerlendirilmesi gereken bulgular için ayrı bir bölüm bulacaksınız.
Rahim sarkması nedir ve pelvik organ sarkması ne anlama gelir?
Pelvis boşluğunun tabanı, kaslardan ve bu kasların arasından geçen bağ dokusu yapılarından oluşan bir destek platformudur. Rahim, mesane, idrar kanalı ve bağırsağın son bölümü bu platformun üzerinde oturur ve ona bağlanan bağlarla yukarıda tutulur. Pelvik organ sarkması, bu desteğin zayıflamasıyla söz konusu organlardan bir veya daha fazlasının vajen kanalına doğru inmesidir. Rahim sarkması bu tablonun rahmi ilgilendiren biçimidir ve hekimler arasında uterin prolapsus olarak adlandırılır.
Sarkma bir gecede ortaya çıkan bir durum değildir. Destek dokusundaki zayıflama yıllar içinde birikir, bu nedenle yakınmalar da genellikle sinsi başlar ve zamanla belirginleşir. Hafif derecede iniş birçok kadında hiçbir şikâyete yol açmaz ve ancak rutin bir jinekolojik muayenede fark edilir. Muayenede saptanmış olması, tek başına bir girişim gerektiği anlamına gelmez. Kararı belirleyen temel ölçüt, inişin kadının günlük yaşamını, idrar ve bağırsak işlevini ya da cinsel yaşamını ne ölçüde etkilediğidir.
Önce şunu bilin: hiç idrar yapamama, mesanenin boşalmadığı hissiyle birlikte alt karında dolgunluk ve ağrı, sarkan dokunun geri itilememesi, bu dokuda yara ve kanama, ateşle birlikte yan ağrısı ya da menopoz sonrasında görülen herhangi bir kanama beklenecek bulgular değildir. Bu tabloların hiçbirinde kendi başınıza bir sonraki kontrolü beklemeyin, aynı gün içinde değerlendirilmeniz gerekir. Ayrıntısı yazının sonundaki, gecikmeden başvuru gerektiren bulgular bölümündedir.
Pelvik taban desteği nasıl çalışır, neden zayıflar?
Destek iki ayrı katmanın birlikte çalışmasına dayanır. Alt katmanda, pelvisin tabanını bir hamak gibi kapatan kas grubu bulunur; bu kaslar istirahatte bile belli bir gerginlikte durarak organları yukarıda tutar ve karın içi basıncı arttığında, örneğin öksürürken ya da ağırlık kaldırırken, kasılarak desteği güçlendirir. Üst katmanda ise rahmin yan ve arka taraflarından pelvis duvarına uzanan bağ dokusu yapıları, yani asıcı bağlar yer alır. Rahmin yukarıda kalması bu iki katmanın uyumlu çalışmasına bağlıdır.
Zayıflama her zaman tek bir noktada olmaz. Doğum sırasında kas liflerinde ve bu kasları çalıştıran sinirlerde oluşan zorlanma, yıllar içinde bağ dokusunun gerginliğini kaybetmesi ve östrojen azalmasıyla dokuların incelmesi genellikle birlikte rol oynar. Kas desteği azaldığında yük bağ dokusuna biner; bağ dokusu da esnediğinde organlar aşağı doğru yol alır. Bu nedenle sarkma çoğu zaman tek bir olayın değil, birikmiş birkaç etkenin sonucudur ve aynı doğum öyküsüne sahip iki kadında aynı tabloyu oluşturmaz.
Sarkma tipleri: hangi organ iniyor, hangi yakınmayı yapıyor?
Pelvik organ sarkması, inen organa ve vajen duvarının hangi bölümünün öne çıktığına göre adlandırılır. Bu ayrım önemlidir, çünkü yakınmaların karakteri tipine göre değişir: ön duvar sarkmasında idrarla ilgili şikâyetler, arka duvar sarkmasında bağırsağı boşaltmakla ilgili güçlükler öne geçer. Pratikte tipler sıklıkla iç içe geçer ve bir kadında birden fazlası aynı anda bulunur. Aşağıdaki karşılaştırma, muayene sırasında hekiminizin kullandığı adlandırmayı anlamanıza yardımcı olmak için hazırlanmıştır.
| Tip | İnen yapı | Öne çıkan yakınmalar | Dikkat edilen noktalar |
|---|---|---|---|
| Rahim sarkması (uterin prolapsus) | Rahim ve rahim ağzı, vajen kanalı boyunca aşağı doğru | Aşağı doğru basınç ve dolgunluk, bel ve kasıkta çekilme hissi, ilişkide rahatsızlık | Rahim ağzı girişe yaklaştıkça sürtünmeye bağlı tahriş ve akıntı görülebilir |
| Ön duvar sarkması (mesane sarkması, sistosel) | Mesanenin arka duvarı, vajenin ön duvarını vajen kanalına doğru kabartır | Tam boşaltamama hissi, sık ve ani idrar ihtiyacı, kısa süre sonra yeniden tuvalete gitme | Mesanenin boşalıp boşalmadığının değerlendirilmesi öne çıkar |
| Arka duvar sarkması (bağırsak sarkması, rektosel) | Kalın bağırsağın son bölümü, vajenin arka duvarını iter | Zor boşaltma, tam boşalmadığı hissi, bazı kadınlarda elle destekleme ihtiyacı | Kronik kabızlığın giderilmesi yaklaşımın ayrılmaz parçasıdır |
| Vajen kubbesi sarkması | Rahmi alınmış kadınlarda vajenin üst ucu | Rahim sarkmasına benzer basınç ve şişlik hissi | Önceki ameliyatın tipi ve nedeni kararı etkiler |
Tabloda yer alan yakınmaların hiçbiri yalnızca sarkmaya özgü değildir. Aşağı doğru basınç ve dolgunluk hissi, rahim içindeki iyi huylu kitlelerde de görülebilir; bu nedenle benzer şikâyetlerle başvuran kadınlarda ayrıca rahim miyomu gibi durumlar da gözden geçirilir. İdrar yakınmaları idrar yolu enfeksiyonuyla, bağırsak yakınmaları bağırsak hastalıklarıyla karışabilir. Ayrımı yapan, yakınmanın kendisi değil muayene bulgusuyla birlikte değerlendirilmesidir ve bu değerlendirme hekiminize aittir.
Rahim sarkması belirtileri nelerdir?
Yakınmalar sarkmanın derecesine, hangi organların işin içinde olduğuna ve kadının gün içindeki etkinliğine göre değişir. Birçok kadında ilk fark edilen şey ağrı değil, vajende aşağı doğru bir ağırlık ya da bir şeyin yerinde durmadığı hissidir. İleri derecelerde rahim ağzı vajen girişine ulaşabilir ve elle hissedilen bir şişlik olarak tanımlanır. Aşağıdaki başlıklar sık bildirilen yakınmaları toplar; hepsinin aynı kadında bulunması gerekmez.
- Aşağı doğru basınç, dolgunluk ya da vajende bir şişlik hissi; ileri derecelerde elle hissedilen doku
- Bel bölgesinde ve kasıklarda, gün içinde artan çekilme ve ağırlık hissi
- İdrar yakınmaları: tam boşaltamama hissi, sık ve ani idrar ihtiyacı, idrar akımının zayıflaması, öksürme ya da hapşırma ile kaçırma
- Bağırsak yakınmaları: zor boşaltma, ıkınma ihtiyacının artması, tam boşalmadığı hissi
- İlişkide rahatsızlık, his azalması ya da bu nedenle ilişkiden kaçınma
- Sürtünmeye bağlı tahriş, lekelenme ya da olağan dışı akıntı
- Yakınmaların gün ilerledikçe, uzun süre ayakta kalmakla ve ağırlık kaldırmakla artması
Belirtilerin şiddeti ile muayenede görülen inişin derecesi her zaman birbirine paralel gitmez. Hafif derecede bir inişi olan bir kadın belirgin biçimde rahatsız olabilirken, daha ileri bir inişi olan başka bir kadın gündelik yaşamında neredeyse hiç zorlanmayabilir. Bu nedenle karar yalnızca muayene bulgusuna göre verilmez; yakınmanın yaşam kalitesine etkisi, kadının beklentileri ve eşlik eden sağlık sorunları birlikte değerlendirilir. Bu değerlendirmeyi, sizi muayene eden hekimle birlikte yapmanız gerekir.
Yakınmalar neden gün içinde artıyor?
Sarkmanın en tipik özelliklerinden biri, şikâyetin günün ilerleyen saatlerinde belirginleşmesidir. Sabah, uzun bir süre yatay kaldıktan sonra organlar yukarı doğru yerleşmiş olur ve basınç hissi hafiftir. Gün boyunca ayakta kalmak, yürümek, ağırlık taşımak ve öksürmek karın içi basıncını tekrar tekrar yükseltir; zayıflamış destek bu yükü karşılamadığında iniş artar. Akşam saatlerinde dolgunluk hissinin, bel ağrısının ve şişlik hissinin öne çıkması bu mekanizmanın sonucudur.
Aynı mantık, yakınmaları artıran durumları da açıklar. Kronik kabızlıkta tuvalette geçirilen uzun ıkınma süreleri, dinmeyen bir öksürük, tekrarlayan ağır kaldırma ve fazla kilo karın içi basıncını kalıcı biçimde yüksek tutar. Bu etkenlerin ele alınmasıyla sarkmanın derecesinin tek başına geri dönmesi beklenmez; ancak bu düzenlemeler, yakınmaların şiddetini ve ilerleme hızını etkileyen en erişilebilir basamaktır. Hangi düzenlemenin sizin tablonuzda öncelikli olduğunu hekiminizle konuşmanız, kendi başınıza bir program kurmaktan daha doğru olur.
Rahim sarkmasının nedenleri ve zemin hazırlayan durumlar
Sarkma, pelvik taban desteğini yıllar içinde zorlayan etkenlerin birikmesiyle ortaya çıkar. Bu etkenlerin bir bölümü değiştirilemez, örneğin yaş ve doğum öyküsü; bir bölümü ise üzerinde çalışılabilir, örneğin kabızlık, kilo ve kronik öksürük. Aşağıdaki liste, kılavuzlarda tutarlı biçimde öne çıkan başlıkları toplar. Bu başlıklardan birinin ya da birkaçının sizde bulunması sarkma olacağı anlamına gelmez; yalnızca riski artıran zemini tanımlar.
- Doğum sayısı ve doğumun şekli: vajinal doğum sayısının artması, iri bebek doğumu, uzamış doğum süreci ve alet yardımıyla gerçekleşen doğumlar desteği daha çok zorlar
- Yaş ve menopozla birlikte östrojen üretiminin azalması, dokuların esnekliğini ve kalınlığını değiştirir
- Kronik kabızlık ve uzun süreli ıkınma alışkanlığı
- Dinmeyen öksürük: sigara kullanımı ve kronik akciğer hastalıkları bu başlığın içindedir
- İş yaşamında ya da sporda tekrarlayan ağır kaldırma
- Fazla kilo, karın içi basıncını sürekli yüksek tutarak desteğe binen yükü artırır
- Bağ dokusunun kalıtsal özellikleri ve aile öyküsü; bazı bağ dokusu hastalıkları sarkmayı daha erken yaşlarda görünür kılabilir
- Daha önce geçirilmiş pelvik ameliyatlar, özellikle rahmin alınmış olması, vajen kubbesi sarkmasına zemin hazırlayabilir
Menopoz, bu başlıklar arasında sıklıkla gözden kaçan bir dönüm noktasıdır: östrojen azalmasıyla vajen duvarı incelir, dokuların gerginliği azalır ve o güne kadar sessiz ilerleyen bir iniş fark edilir hâle gelir. Bu geçişin evreleri ve beraberindeki diğer değişiklikler için menopozun belirtileri ve evreleri yazısına bakabilirsiniz. Kilo başlığı da benzer biçimde pek çok jinekolojik tabloyla kesişir; vücut ağırlığının üreme sağlığı üzerindeki etkileri kilo ve vücut kitle indeksi yazısında ayrıca ele alınıyor.
Sarkmanın derecesi muayenede nasıl tanımlanır?
Derecelendirme, inen yapının en aşağı noktasının vajen girişine göre nerede durduğuna bakılarak yapılır. Yaygın kullanılan sistemde iniş birden dörde kadar numaralanır (POP-Q evrelemesi): evre 1, inişin vajen kanalının içinde kaldığı ve kadının genellikle bir şey hissetmediği aşamadır; evre 2, inen yapının vajen girişine yaklaştığı ya da giriş düzeyine ulaştığı aşamadır ve dolgunluk ile şişlik hissi bu aşamada belirginleşir; evre 3, yapının girişin dışına taştığı aşamadır; evre 4 ise yapının büyük ölçüde dışarıda durduğu aşamadır. Kılavuzlarda ilk basamak önerileri genellikle evre 1 ve evre 2 için tanımlanır. İleri derecede sarkan doku çoğu kadında elle yukarı itilebilir; dokunun hiç geri itilememesi, renginin değişmesi ya da şiddetli ağrı eşlik etmesi beklenen bir seyir değildir ve aynı gün değerlendirilmesi gerekir (bkz. yazının sonundaki gecikmeden başvuru gerektiren bulgular bölümü).
Değerlendirme istirahatte değil, kadının ıkınması istenerek yapılır; gerektiğinde ayakta muayene de eklenir, çünkü yatarken iniş olduğundan daha hafif görünebilir. Hekiminizin kullandığı derece, hangi kılavuzu esas aldığına göre farklı adlandırılabilir; bu nedenle iki ayrı hekimin aynı tabloyu farklı sözcüklerle tanımlaması olağandır. Önemli olan, derecenin tek başına bir karar ölçütü olmadığını bilmektir: aynı derecedeki iki kadın için önerilen yaklaşım, yakınmalarına ve beklentilerine göre farklı olabilir.
Tanıda hangi değerlendirmeler yapılır?
Tanı büyük ölçüde öykü ve jinekolojik muayeneye dayanır. Hekiminiz doğum öykünüzü, kabızlık ve öksürük durumunuzu, idrar ve bağırsak işlevinizi, ilişkiyle ilgili yakınmalarınızı ve şikâyetin gün içindeki seyrini sorar; ardından ıkınma sırasında vajen duvarlarının her bölümünü ayrı ayrı değerlendirir. Çoğu kadında tanı için ileri bir tetkike gerek kalmaz. Ek incelemeler, tanıyı koymak için değil, eşlik eden işlev bozukluklarını anlamak ve bir girişim planlanıyorsa kararı sağlamlaştırmak için istenir.
İdrar yakınması olanlarda idrar tahlili ve mesanenin boşalıp boşalmadığının değerlendirilmesi öne çıkar; bunun için ultrason kullanılabilir. İdrar kaçırma cerrahisi gündeme geldiğinde mesane işlevini ölçen incelemeler tartışılır. Bu noktada kılavuzlar arasında belirgin bir fark vardır: bazı ulusal kılavuzlar cerrahi öncesi ürodinamik incelemeyi yalnızca seçilmiş durumlarla sınırlarken, bazı mesleki kuruluşlar daha geniş bir kullanım tanımlar. Bu nedenle size böyle bir tetkik önerildiğinde ya da önerilmediğinde, gerekçesini hekiminize sormanız yerinde olur.
Yaşam düzenlemesi ve pelvik taban egzersizleri
Yakınması hafif olan ya da yakınması olmayan kadınlarda ilk basamak genellikle izlem ve yaşam düzenlemesidir. Kabızlığın giderilmesi, tuvalette ıkınmadan kaçınmak, dinmeyen öksürüğün nedeninin araştırılması, sigaranın bırakılması, ağır kaldırmanın azaltılması ya da tekniğinin değiştirilmesi ve kilo yönetimi bu başlığın içindedir. Bunlardan beklenen şey destek dokusunu eski hâline getirmek değildir; amaç karın içi basıncını tekrar tekrar yükselten etkenleri azaltmak, böylece yakınmanın şiddetini ve ilerleme hızını etkilemektir.
Pelvik taban kaslarının çalıştırılması, hafif ve orta derecedeki (evre 1 ve evre 2) sarkmalarda yakınmaları azaltmak için yaygın biçimde önerilir. Burada kritik olan, egzersizin doğru kas grubuyla yapılmasıdır; birçok kadın farkında olmadan karın ya da kalça kaslarını kasar. Bu nedenle kılavuzlar, eğitimli bir fizyoterapist eşliğinde yürütülen programları öne çıkarır. Kuruluşlar arasında fark bulunan bir nokta, programın süresidir: bir ulusal kılavuz en az on altı haftalık denetimli bir program tanımlarken, diğer kaynaklar belirli bir süre vermeksizin egzersizi ilk basamağın parçası olarak tarif eder.
Egzersizden beklenen şey, inen yapının muayenedeki konumunun geri dönmesi değil, basınç ve dolgunluk hissinin, idrar kaçırma ataklarının ve bağırsak boşaltma güçlüğünün azalmasıdır. Yanıt kişiden kişiye değişir ve genellikle haftalar içinde değerlendirilir. Programın size uygun olup olmadığı, hangi yoğunlukta yürütüleceği ve eşlik eden idrar yakınmaları için ek bir yönlendirme gerekip gerekmediği muayene bulgularınıza bağlıdır; bu kararı hekiminiz ve varsa pelvik taban konusunda deneyimli fizyoterapistiniz verir.
Pesser: vajinal destek halkası kimler için düşünülür?
Pesser, vajen içine yerleştirilerek inen yapıyı yukarıda tutmaya yardımcı olan, çoğunlukla silikondan üretilmiş bir destek aracıdır. Farklı şekil ve ölçülerde bulunur; uygun ölçü muayene sırasında denenerek seçilir, bu nedenle ilk yerleştirme bir hekim ya da bu konuda eğitimli bir sağlık çalışanı tarafından yapılır. Yakınması olan pelvik organ sarkmasında pesser, kılavuzlarda tek başına ya da pelvik taban egzersizleriyle birlikte düşünülebilen bir seçenek olarak yer alır; ameliyat istemeyen, ameliyat için uygun olmayan, doğurganlığını tamamlamamış ya da bir süre beklemek isteyen kadınlarda özellikle öne çıkar.
Pesser kullanımı düzenli takip gerektirir. Çıkarma ve temizleme sıklığı seçilen tipe ve kadının kendisi uygulayıp uygulamadığına göre değişir; kontrol aralıklarını hekiminiz belirler. Akıntıda artış, tahriş ve ara sıra lekelenme görülebilir; dokuların incelmiş olduğu durumlarda hekimin uygun gördüğü hâllerde yerel östrojen içeren bir tedavi reçete edilebilir. Hangi etken maddenin, hangi biçimde ve hangi süreyle kullanılacağı reçeteyi yazan hekimin kararıdır; bu metin bir ilaç önerisi içermez.
Cerrahi seçenekler ve doğurganlık isteği nasıl etkiler?
Yakınmaları yaşam kalitesini belirgin biçimde etkileyen, yaşam düzenlemesi ve egzersizden yeterli yanıt alınmayan ya da pesseri tercih etmeyen kadınlarda cerrahi gündeme gelir. Girişimler, zayıflamış destek yapılarının onarılması ve inen organın yukarıda sabitlenmesi mantığına dayanır. Vajinal yoldan ya da karından yapılabilir; karından yapılan girişimler bugün sıklıkla kapalı yöntemle gerçekleştirilir. Kapalı cerrahinin jinekolojide nasıl uygulandığını laparoskopi yazısında bulabilirsiniz.
Seçenekler arasında rahmi koruyarak askıya alan teknikler, rahmin alınmasıyla birlikte yapılan onarımlar, rahmi alınmış kadınlarda kubbenin askıya alınması ve penetratif cinsel ilişki planlamayan, genel sağlık durumu nedeniyle ameliyat ve sonrasında komplikasyon riski yüksek olan kadınlarda vajen kanalının kapatılması yer alır. Hangi tekniğin uygun olduğu; inişin tipi ve derecesi, eşlik eden idrar ya da bağırsak yakınmaları, önceki ameliyatlar, genel sağlık durumu ve kadının beklentileriyle belirlenir. Burada sıralama bir tercih listesi değildir; teknikler arasında seçim yapmak, sizi muayene eden cerrahla yürütülecek bir karar sürecidir.
İki noktayı özellikle konuşmak gerekir. Birincisi, yamanın hangi yoldan kullanıldığı belirleyicidir. Vajinal yoldan yerleştirilen sentetik yama, sarkma onarımında artık rutin bir seçenek değildir: Birleşik Krallık ulusal kılavuzu bu yöntemi yalnızca araştırma kapsamında uygun görür ve ön ile arka duvar onarımının yama kullanılmadan yapılmasını önerir; Amerika Birleşik Devletleri pazarında da vajinal yoldan kullanılan bu ürünler satıştan çekilmiştir. Karından ya da kapalı yöntemle yapılan askı ameliyatlarında kullanılan yama ise bundan ayrı değerlendirilir ve kılavuzlarda hâlen bir seçenek olarak yer alır. Size yama içeren bir girişim önerilirse hangi yoldan yapılacağını, gerekçesini ve yama kullanılmayan alternatiflerini ayrıntılı sormanız gerekir. İkincisi, doğurganlığını tamamlamamış kadınlarda yaklaşım farklılaşır: gebelik ve doğumun onarımı zorlayabilmesi nedeniyle kalıcı cerrahi genellikle doğum sonrasına bırakılır, bu dönemde pelvik taban egzersizleri ve pesser gibi seçenekler öne çıkar. Bu tercihin sizin için geçerli olup olmadığı hekiminizin değerlendirmesine bağlıdır.
Hangi bulgular gecikmeden değerlendirilmelidir?
Rahim sarkması çoğu zaman yavaş ilerleyen bir tablodur ve planlı bir kontrolle ele alınır. Ancak bazı bulgular bu kuralın dışındadır: idrar yolunun ya da bağırsağın tıkanmasına, dokunun sıkışmasına veya başka bir hastalığa işaret edebilirler. Aşağıdaki başlıklardan biri varsa bir sonraki randevuyu beklemeyin, aynı gün içinde bir sağlık kuruluşuna başvurun. Bu bulgular tedavi edilebilir durumları gösterir; geciktirmek ise kalıcı sorunlara yol açabilir. Listedeki bulgulardan idrar yapamama, sarkan dokunun geri itilememesi, ateşle birlikte yan ağrısı ve bağırsağı hiç boşaltamama, saatler içinde değerlendirilmesi gereken bulgulardır.
- Hiç idrar yapamamak ya da idrar yaptığı hâlde mesanenin hiç boşalmadığı hissi, buna eşlik eden alt karın dolgunluğu ve ağrı
- Sarkan dokunun tamamen dışarıda kalması ve geri yerleştirilememesi, dokuda renk değişikliği ya da şiddetli ağrı
- Sarkan dokuda yara açılması, kanama ya da kötü kokulu akıntı
- Menopoz sonrasında görülen her türlü kanama, lekelenme düzeyinde bile olsa (bu kanama bir sonraki randevuya bırakılmamalı, gün kaybetmeden kadın hastalıkları değerlendirmesi gerektirir)
- Ateş, titreme, yan ya da sırt ağrısı ile birlikte idrar yakınması
- Bağırsağı hiç boşaltamamak, buna eşlik eden karın ağrısı, şişkinlik ya da kusma
- İdrar ya da dışkı tutamama biçiminde ani başlayan, daha önce olmayan bir kaçırma
Bu bulguların hiçbiri yalnızca sarkmaya bağlı olmak zorunda değildir; idrar yolu enfeksiyonu, böbreklerin etkilenmesi, bağırsak sorunları ve rahim iç zarını ilgilendiren hastalıklar da aynı biçimde ortaya çıkabilir. Değerlendirmenin gecikmesinin en sık nedeni, yakınmanın doğumdan sonra ya da menopozda olağan sayılmasıdır. Vajende şişlik hissi, idrar ve bağırsak güçlüğü ya da kanama olağan kabul edilmesi gereken bulgular değildir; hepsi bir açıklaması olan ve araştırılabilen bulgulardır. Yakınmanızı tarif etmekte zorlanıyorsanız, gün içindeki seyrini ve neyle arttığını not alarak gitmeniz değerlendirmeyi kolaylaştırır.
İlgili İçerikler
- Menopoz nedir, belirtileri nelerdir ve evreleri nasıl ilerler?
- Rahim Miyomu (Myom) Nedir? Gebeliğe ve Doğurganlığa Etkisi
- Laparoskopi nedir ve jinekolojide ne zaman yapılır?
- Adet kaç gün sürer? Normal adet süresi, uzun ve kısa süren kanamanın nedenleri
- Kilo ve Vücut Kitle İndeksi Doğurganlığı Nasıl Etkiler?
Kaynaklar ve referanslar
Bu içerik, aşağıdaki bağımsız ve otoriter kaynaklarla desteklenmiştir: