TR EN
Blog

Rahim içi araç (spiral) nedir, nasıl etki eder ve nasıl takılır?

Op. Dr. Ali İhsan Gönenç
Yayınlanma: 2026-10-24 · Güncelleme: 2026-10-24
Rahim içi aracın rahim boşluğundaki yerleşimini ve komşu yapıları genel olarak gösteren şematik anatomik çizim

Rahim içi araç, halk arasında yaygın olarak spiral adıyla bilinir ve hekim tarafından rahim boşluğuna yerleştirilen küçük bir araçtır. Uzun etkili, geri döndürülebilir korunma yöntemleri sınıfında yer alır: bir kez yerleştirildikten sonra her gün ya da her ilişkide yapılması gereken bir işlem yoktur, istendiğinde ise hekim tarafından çıkarılabilir. Birbirinden açıkça ayrılan iki ana türü vardır. Bunlardan biri gövdesinde bakır bulunan bakırlı rahim içi araçtır, diğeri ise progestin sınıfından bir etken maddeyi rahim boşluğuna salan hormonlu rahim içi araçtır. İki türün etki yolu da, kullanan kadında yarattığı değişiklikler de farklıdır.

Bu yazıda rahim içi aracın ne olduğunu, iki ana türün nasıl etki ettiğini ayrı ayrı, takılma işleminin nasıl yapıldığını, sonrasında hangi değişikliklerin beklendiğini, ipin nasıl kontrol edildiğini, aracın yerinden oynaması ve çıkarılması konularını ele alıyoruz. Metinde hiçbir ürün ya da marka adı geçmez; doz, salım hızı ve ürün seçimi reçeteye ve sizi muayene eden hekimin değerlendirmesine aittir. Amaç bilgilendirmektir, yöntem önermek değildir. Aynı gün değerlendirme gerektiren bulguları yazının hemen başında ayrı bir bölümde topladık; şu anda ateşiniz, kötü kokulu akıntınız ya da şiddetli ağrınız varsa önce o bölümü okuyun.

Önce şunu okuyun: aynı gün değerlendirme gerektiren durumlar

Rahim içi araç kullanan kadınların çoğunda ciddi bir sorun gelişmez. Buna karşılık özellikle bakırlı araçta adet kanamasının yoğunlaşması gibi günlük hayatı etkileyebilen değişiklikler sık görülür; bunları yazının devamında ayrıntılı ele aldık. Aşağıdaki bulgulardan biri şu anda sizde varsa, yazının geri kalanını okumayı bırakıp aynı gün bir sağlık kuruluşuna, gerekiyorsa acil servise başvurun. Bu tabloların bir bölümü enfeksiyon, bir bölümü aracın yer değiştirmesi, bir bölümü ise gebelik açısından saatler içinde değerlendirme gerektirir ve beklemek doğru değildir.

  • 38 derece ve üzerinde ateş, titreme ya da genel halsizlik
  • Kötü kokulu, rengi ya da kıvamı belirgin biçimde değişmiş vajinal akıntı
  • Giderek artan, şiddetli alt karın ya da pelvik ağrı
  • İpin hiç hissedilmemesi, belirgin biçimde kısalması ya da uzaması, veya ipin yerine sert bir plastik uç hissedilmesi: araca güvenmeyin, her ilişkide ek bir korunma yöntemi kullanın ve aynı gün hekiminizle iletişime geçin. Buna ağrı, ateş ya da gebelik şüphesi eklenirse beklemeyin, acil servise başvurun
  • Adet gecikmesi (hormonlu araç kullanmıyorsanız) ya da nedeni ne olursa olsun gebelikten şüphe duymanız; spiral yerindeyken gebelik ender görülür, ancak olduğunda dış gebelik açısından beklemeden değerlendirilmelidir. Hormonlu araç kullanıyorsanız adetin azalması ya da kesilmesi beklenen bir değişikliktir; buna karşılık gebelik belirtileriniz ya da karın ağrınız varsa bu da aynı gün değerlendirilmelidir
  • Takılma işleminden sonraki günlerde geçmek yerine artan ağrı ya da yoğun kanama
  • Bayılma, bayılacak gibi olma, hızlı nabız, soğuk terleme ya da solukluk
  • Cinsel ilişki sırasında yeni başlayan belirgin ağrı

Bu listedeki bulguların hiçbiri sizde yoksa, ancak düzensiz lekelenme, kramp ya da akıntıda hafif bir değişiklik gibi rahatsız edici bir durum sürüyorsa, acil değil planlı bir başvuru yeterlidir. Emin olamadığınız bir durumda beklemek yerine sormak her zaman daha doğrudur. Başvurduğunuzda aracın hangi türde olduğunu ve takıldığı tarihi söylemeniz değerlendirmeyi hızlandırır; bu bilgiyi takıldığı gün hekiminizden isteyip bir yere not etmenizi öneriyoruz.

Rahim içi araç (spiral) nedir ve nerede durur?

Rahim içi araç, rahim boşluğuna yerleştirilen, çoğunlukla T biçiminde olan küçük bir araçtır. Alt ucunda rahim ağzından vajinanın üst kısmına doğru uzanan iki ince ip bulunur. Yerleştirildikten sonra olağan koşullarda rahim boşluğunda durur. Çok ender olarak rahim duvarına gömülebilir ya da duvarı geçebilir; buna perforasyon denir, çoğunlukla takılma işlemi sırasında gerçekleşir ancak sonraki dönemde de görülebilir ve böyle bir durumda aracın çıkarılması gerekir. Bu konuyu aşağıda ayrı bir bölümde ele aldık. Bu sınıfa uzun etkili geri döndürülebilir korunma yöntemi denir, çünkü etkisi yıllar boyunca sürer ve araç çıkarıldığında etki sona erer. Yöntemin kullanıcıya bıraktığı görev azdır: planlanan kontrol randevularına gitmek ve hekiminiz öneriyorsa ipin yerinde olup olmadığını zaman zaman kontrol etmek. Kendi kendine ip kontrolünün gerekli olup olmadığı konusunda kurumlar farklı öneriler verir; ipin kontrolünü aşağıda ayrı bir bölümde ele aldık. Her iki tür de gebelikten korunmada etkinliği yüksek yöntemlerdir: araç yerinde ve doğru konumdayken gebelik ender görülür. Bu etkinlik kullanıcıya bağlı günlük bir işlem gerektirmediği için kullanım hatasından daha az etkilenir; yine de hangi yöntemin sizin için uygun olduğuna sizi muayene eden hekimle karar verilir.

İki ana tür vardır ve bu ayrım yazının geri kalanını anlamak için belirleyicidir. Bakırlı rahim içi araç hormon içermez ve etkisini bakırın rahim içindeki ortamı değiştirmesiyle gösterir. Hormonlu rahim içi araç ise progestin sınıfından bir etken maddeyi rahim boşluğuna yavaş biçimde salar. Hangi türün sizin için uygun olduğu, öykünüz, muayene bulgularınız, adet düzeniniz ve varsa eşlik eden hastalıklarınız birlikte değerlendirilerek belirlenir. Bu karar bir yazıyla değil, sizi muayene eden hekimle verilir.

Bakırlı rahim içi araç nasıl etki eder?

Bakırlı araçta gövdenin üzerine ince bir bakır tel sarılmıştır. Bakır iyonları rahim boşluğundaki ve tüplerdeki sıvının bileşimini değiştirir. Bu değişiklik sperm hücrelerinin hareketini ve yumurtaya ulaşma yeteneğini bozar; dolayısıyla temel etki döllenmenin gerçekleşmesini engellemek üzerinedir ve günümüzdeki bilgiye göre yöntemin başlıca etki yolu budur. Bakırın rahim iç zarında oluşturduğu yerel yanıtın, döllenme yine de gerçekleşirse tutunmayı güçleştirip güçleştirmediği daha az kesinlikle bilinir ve bu, yöntemin işleyişini açıklayan temel mekanizma olarak kabul edilmez. Araç yumurtlamayı baskılamaz; yumurtalıklar kendi düzeninde çalışmayı sürdürür ve adet döngüsü kendi ritminde devam eder.

Hormon içermemesi, hormonal yöntem kullanmak istemeyen ya da hormonal yöntemin uygun bulunmadığı kadınlarda bakırlı aracın gündeme gelmesinin başlıca nedenidir. Korunma etkisi yerleştirildiği andan itibaren başlar, bu nedenle döngünün hangi gününde takıldığına bağlı bir bekleme süresi gerekmez. Bunun karşılığında bakırlı araçta adet kanamasının daha yoğun, daha uzun ve daha ağrılı olması sık görülen bir değişikliktir; ilk aylarda daha belirgindir ve bir bölüm kadında zamanla bir ölçüde hafifler, ancak herkeste geçmez. Zaten yoğun ve ağrılı adet kanaması olan bir kadında bu durum tabloyu belirginleştirebilir; adet ağrısının nedenlerini ayrı bir yazıda ele aldık.

Hormonlu (progestin salan) rahim içi araç nasıl etki eder?

Hormonlu araç, gövdesindeki bir hazneden progestin sınıfından bir etken maddeyi rahim boşluğuna yavaş ve sürekli biçimde salar. Etkisinin büyük bölümü yerel, yani rahim içindedir. Rahim iç zarını incelterek tutunmaya elverişsiz hale getirir ve rahim ağzındaki mukusu kalınlaştırarak sperm hücrelerinin yukarı geçişini güçleştirir. Kullananların bir bölümünde yumurtlama da baskılanır, ancak bu etki herkeste görülmez ve yöntemin tek etki yolu değildir. Kanda ölçülen hormon düzeyleri, ağızdan alınan hormonal yöntemlere göre düşük kalır.

Rahim iç zarının incelmesi, hormonlu araçta adet kanamasının zaman içinde azalmasının doğrudan nedenidir. Bu özellik, yoğun adet kanaması olan bazı kadınlarda yöntemin korunma dışı amaçlarla da düşünülmesine yol açar; böyle bir kullanımın uygun olup olmadığına karar veren, sizi değerlendiren hekimdir. Etken maddenin salım hızı, aracın içindeki miktar ve ürün seçimi reçete konusudur. Bu yazıda bilinçli olarak hiçbir ürün adı, miktar ya da kullanım düzeni verilmez; bu bilgileri yalnızca kendi hekiminizden almanız gerekir.

Bakırlı ve hormonlu rahim içi araç arasındaki farklar

Aşağıdaki karşılaştırma iki sınıfın birbirine göre nasıl davrandığını özetler. Tablo bir sıralama ya da üstünlük listesi değildir; her iki sınıfın da uygun olduğu ve uygun olmadığı durumlar vardır. Satırları okurken kendi adet düzeninizi, hormonal yöntem konusundaki tercihinizi ve varsa eşlik eden hastalıklarınızı birlikte düşünün, sonra bunları hekiminize aktarın. Tabloda ürün adı, miktar ya da kullanım düzeni yer almaz; bunlar kişiye özel ve reçeteye bağlı bilgilerdir.

Bakırlı ve hormonlu rahim içi aracın sınıf düzeyinde karşılaştırılması; bireysel seyir kişiden kişiye değişir ve seçim hekim değerlendirmesiyle yapılır
ÖzellikBakırlı rahim içi araçHormonlu (progestin salan) rahim içi araç
Etkili olduğu temel yolBakır iyonlarının rahim içi ortamı değiştirmesi, sperm hareketinin bozulmasıRahim iç zarının incelmesi, rahim ağzı mukusunun kalınlaşması, bir bölüm kadında yumurtlamanın baskılanması
Gebelikten korunmadaki etkinlikYüksek; kullanıcıya bağlı günlük bir işlem gerektirmezYüksek; kullanıcıya bağlı günlük bir işlem gerektirmez
Hormon içeriğiYokProgestin sınıfından bir etken madde
YumurtlamaBaskılanmazBir bölüm kadında baskılanır, herkeste baskılanmaz
Adet kanamasına etkisiKanama daha yoğun, daha uzun ve daha ağrılı olabilir; bu sık görülen bir değişikliktirKanama zamanla azalır, hafifler ya da tamamen kesilebilir
Adet ağrısına etkisiKramplar artabilirKramplar genellikle hafifler
İlk aylarda düzensiz lekelenmeGörülebilir, çoğunlukla kanama yoğunluğu biçiminde kendini gösterirSık görülür, ilk aylarda beklenen bir değişikliktir
Korunma etkisinin başlamasıYerleştirildiği andan itibarenAdetin ilk 7 günü içinde takılırsa hemen başlar; daha sonra takılırsa 7 gün boyunca ek yöntem (örneğin kondom) gerekir
Yerinde kalma süresiÜrüne göre 5 veya 10 yıl; kendi aracınızın süresini takan hekiminizden öğreninÜrüne göre genellikle 3 ile 8 yıl arasında; kendi süresini hekiminizden öğrenin
Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan korumaKorumazKorumaz
Çıkarıldıktan sonra doğurganlıkGeri dönerGeri döner

Tabloda yazılanlar sınıf düzeyinde beklenen eğilimlerdir, kişisel bir öngörü değildir. Aynı sınıftaki bir araçla iki kadının yaşadığı adet düzeni birbirinden belirgin biçimde farklı olabilir. Bir sınıfta beklenen değişiklik sizde ortaya çıkmazsa ya da tersi yönde bir değişiklik olursa, bu aracın işlemediği anlamına gelmez; yine de kontrol randevunuzda bunu anlatmanız gerekir. Yöntem değiştirmek isteyip istemediğinize karar vermeden önce ilk aylardaki değişikliklerin yerleşmesini beklemek genellikle önerilir.

Rahim içi araç ne kadar süre yerinde kalabilir?

Buradaki süre bir ilaç dozu değil, aracın onaylanmış kullanım süresidir. Genel olarak her iki sınıf da yıllar boyunca yerinde kalacak biçimde tasarlanır; bakırlı sınıfta onaylı süreler genellikle daha uzundur, hormonlu sınıfta ise ürüne göre belirgin farklar görülür. Genel aralık şöyledir: rahim içi araçlar ürüne göre 3 ile 10 yıl arasında yerinde kalabilir; bakırlı araçlarda onaylı kullanım süresi ürüne göre 5 veya 10 yıldır, hormonlu araçlarda ise 3 ile 8 yıl arasında değişir. Bu sayılar sınıf düzeyinde bilgidir, size özel bir süre değildir: kendi aracınızın süresi türüne ve ürününe göre değişir ve bu süreyi yalnızca onu takan hekiminizden öğrenebilirsiniz. Takıldığı tarihi ve süresini bir yere yazmanız, yıllar sonra işinizi kolaylaştırır.

Kılavuzlar bu konuda tümüyle aynı şeyi söylemez. Bazı kurumlar belirli bir yaştan sonra, örneğin kırklı yaşlarda takılan bir aracın menopoza kadar yerinde bırakılabileceğini belirtirken, diğerleri onaylı sürenin bitiminde değişimi önerir. Benzer biçimde, sürenin uzatılabileceği durumlar konusunda da ayrışma vardır. Bu nedenle sürenin uzatılıp uzatılamayacağı kişiye özel bir karardır. Onaylı sürenin bitmesi aracın bir gün içinde etkisini yitirdiği anlamına gelmez, ancak korunma amacınız sürüyorsa değişim ya da çıkarma zamanında planlanmalıdır.

Spiral takılması: işlem öncesinde ve sırasında neler olur?

İşlemden önce hekim öykünüzü alır, jinekolojik muayene yapar ve gerekli görürse ultrason ile rahim boşluğunu değerlendirir. Gebelik olasılığının dışlanması bu aşamanın ayrılmaz parçasıdır. Bazı durumlarda enfeksiyon açısından örnek alınması uygun görülür. Bu değerlendirme, aracın sizin için uygun olup olmadığını belirler; aktif pelvik enfeksiyon, açıklanmamış rahim kanaması, rahim boşluğunun biçimini değiştiren yapısal farklılıklar ya da rahim boşluğunda yer kaplayan oluşumlar varlığında yöntem uygun bulunmayabilir. Rahim içi polipler bu değerlendirmede araştırılan başlıklardan biridir.

Rahim içi araç, gebelik makul biçimde dışlanabildiği ve enfeksiyon bulgusu olmadığı sürece döngünün herhangi bir gününde takılabilir; adeti beklemek gerekmez. Uygulamada takılma sıklıkla adet dönemine ya da adetin bitiminden kısa süre sonrasına denk getirilir, çünkü bu günlerde gebelik olasılığı daha düşüktür ve kanama zaten beklenen bir bulgudur. Jinekolojik muayene pozisyonunda spekulum yerleştirilir, rahim ağzı görülür ve temizlenir, rahim boşluğunun derinliği ölçülür, ardından araç ince bir uygulayıcı içinde boşluğa yerleştirilir ve uygulayıcı geri çekilir. Yerleştirme basamağı genellikle 5 ile 10 dakika sürer; muayene, hazırlık ve sonrasındaki kısa dinlenme ile birlikte randevu için yarım saat ayırmanız iyi olur.

İşlem sırasında ve hemen sonrasında kramp benzeri bir rahatsızlık hissedilebilir; bu his kişiden kişiye belirgin biçimde değişir ve bir bölüm kadında daha güçlü duyulur. Ne hissedeceğinizi ve rahatsızlığı azaltmak için neler yapılabileceğini, örneğin rahim ağzına uygulanan yerel anestezinin size uygun olup olmadığını, işlemi planlayan hekiminizle önceden konuşun. Ağızdan alınan ağrı kesicilerin işlem anındaki ağrıyı azalttığı net biçimde gösterilmemiştir; bunlar daha çok işlem sonrasındaki kramp için yararlıdır. Buna karşılık bazı kurumlar işlemden yaklaşık bir saat önce basit bir ağrı kesici alınabileceğini belirtir; size uygun olup olmadığını işlemi planlayan hekiminize sorun. Sonrasında kısa süreli baş dönmesi olabileceği için birkaç dakika dinlenmek önerilir. İpin boyu uygun uzunlukta kesilir ve genellikle birkaç hafta sonrasına bir kontrol randevusu planlanır.

Takıldıktan sonra beklenen değişiklikler nelerdir?

İlk günlerde hafif kramp, pelvik baskı hissi ve lekelenme beklenen bir durumdur. Bunun ötesindeki değişiklikler aracın türüne göre farklılaşır ve burada dürüst olmak gerekir: bakırlı araçta adet kanamasının daha yoğun, daha uzun ve daha ağrılı olması sık görülür, hormonlu araçta ise adet kanamasının zamanla azalması ve hafiflemesi beklenir. Her iki sınıfta ilk aylarda düzensiz lekelenme ve ara kanama görülebilir. Bu değişikliklerin yerleşmesi genellikle birkaç döngü alır.

  • Bakırlı araçta: adet kanamasının daha yoğun ve daha uzun olması, kramplarda artış
  • Hormonlu araçta: adet kanamasının zamanla azalması, hafiflemesi ya da tamamen kesilmesi
  • Her iki sınıfta ilk aylarda düzensiz lekelenme, ara kanama ve kanama gününün kaymasıyla sonuçlanan düzensizlik
  • Hormonlu araçta baş ağrısı, göğüslerde hassasiyet, ciltte değişiklik ve ruh halinde değişiklik gibi hormonla ilişkili bulgular, kullananların bir bölümünde
  • Hormonlu araçta yumurtalıkta kendiliğinden kaybolan küçük işlevsel kistler
  • Takılmayı izleyen ilk haftalarda geçici kramp ve bel bölgesinde ağırlık hissi

Hormonlu araçta adetin tümüyle kesilmesi rahim iç zarının incelmesinden kaynaklanır; biriken bir kan ya da zarar veren bir durum söz konusu değildir ve araç çıkarıldığında kanama geri döner. Buna karşılık hormonlu araç kullanmayan bir kadında adet gecikmesi her zaman gebelik olasılığını gündeme getirir ve beklenmeden değerlendirilmelidir. Normal bir kanamanın ne kadar sürdüğünü adetin kaç gün sürdüğü yazısında bulabilirsiniz. İlk aylarda beklenen lekelenme aylar sonra sürüyorsa ya da başta yokken sonradan başladıysa, bu yeni bir bulgudur ve değerlendirme gerektirir.

İpin kontrolü nasıl yapılır ve ne anlama gelir?

Aracın alt ucundaki ipler, rahim ağzından vajinanın üst kısmına doğru birkaç santimetre uzanır. Bu iplerin iki işi vardır: aracın yerinde olup olmadığının anlaşılmasını sağlamak ve zamanı geldiğinde çıkarılmasına izin vermek. Kontrol için ellerinizi yıkayın, çömelin ya da bir ayağınızı yükseltin, parmağınızı vajinanın üst kısmına doğru uzatarak rahim ağzını ve iplerin varlığını hissetmeye çalışın. Amaç yalnızca iplerin yerinde olduğunu ve kabaca aynı uzunlukta kaldığını anlamaktır. İpler hiçbir koşulda çekilmemelidir.

Kılavuzlar burada da aynı şeyi söylemez: bazı kurumlar her adet sonrasında kendi kendine ip kontrolünü önerirken, bazıları bunu zorunlu görmez ve planlı kontrol randevularını yeterli kabul eder. Hangi yaklaşımın sizin için uygun olduğunu hekiminize sorun. İpin hiç hissedilmemesi, belirgin biçimde kısalması ya da uzaması, ipin yerine sert bir plastik uç hissedilmesi değerlendirme gerektirir; bu durumlarda araca güvenmeyin, ek bir korunma yöntemi kullanın ve aynı gün başvurun. Eşinizin ilişki sırasında ipi hissetmesi beklenen bir durum değildir ve ender görülür; böyle bir durumda iplerin boyunun ayarlanması gündeme gelebilir, bu nedenle hekiminize başvurup iplerin kontrol edilmesini isteyin.

Rahim içi aracın yerinden oynaması ve dışarı atılması

Araç rahim boşluğu içinde aşağı doğru kayabilir ya da tamamen dışarı atılabilir; buna atılma, tıpta ekspulsiyon denir. Sık görülen bir durum değildir, ancak beklenmeyecek kadar ender de değildir; kullananların küçük bir bölümünde görülür ve çoğunlukla takılmayı izleyen ilk aylarda, özellikle adet kanaması sırasında ortaya çıkar. Bu nedenle ilk aylarda ipin yerinde olup olmadığına ve kanama düzenindeki değişikliklere daha dikkatli bakılır. Beklenenden yoğun kanama, yeni başlayan kramplar, ipin belirgin biçimde uzaması ya da aracın pedde veya tuvalette görülmesi uyarıcıdır. Araç yerinden oynadığında korunma etkisi azalabileceği için, yeniden değerlendirilene kadar ek bir yöntem kullanmanız gerekir.

Daha ender bir durum, aracın rahim duvarına gömülmesi ya da duvarı geçmesidir; buna perforasyon denir ve çoğunlukla takılma işlemi sırasında gerçekleşir. Genellikle ipin kaybolmasıyla fark edilir. Değerlendirmede muayene, ultrason ve gerekirse ek görüntüleme yöntemleri kullanılır; aracın nerede olduğu belirlenir. Rahim duvarının geçildiği doğrulanırsa araç çıkarılır; bu ender görülen bir durumdur ve çoğunlukla kalıcı bir soruna yol açmaz, ancak aracın yerinde bırakılması uygun olmaz. Bu dönemde araç korunma sağlamadığı için ek bir yöntem kullanılması gerekir. Böyle bir durumda hiçbir koşulda kendiniz çıkarmaya çalışmayın; ipi çekmek aracın yanlış konumda hareket etmesine ve işin güçleşmesine yol açabilir.

Rahim içi aracın çıkarılması ve doğurganlığın geri dönmesi

Çıkarma işlemi, takılmaya göre daha kısa sürer. Hekim spekulum ile rahim ağzını görür, ipi uygun bir aletle tutar ve aracı yavaşça dışarı alır; aracın kolları çıkış sırasında yukarı doğru katlanır. Kısa süren bir kramp hissedilebilir. İp görülemiyorsa önce aracın rahim içindeki yeri ultrason ile belirlenir ve çıkarma buna göre planlanır; bazı durumlarda rahim boşluğunun kamerayla görüntülenmesi, yani histeroskopi gerekir. Çıkarma zamanlamasını, korunmaya devam edip etmeyeceğinize göre hekiminizle birlikte planlayın.

Doğurganlık, araç çıkarıldıktan sonra geri döner. Her iki sınıf da kalıcı bir etki bırakmaz; yumurtlama ve adet düzeni kendi işleyişine döner. Hormonlu araç kullanılmışsa adet düzeninin yerleşmesi birkaç döngü alabilir, bakırlı araçta ise döngü zaten baskılanmadığı için belirgin bir değişiklik beklenmez. Burada önemli bir ayrıntı vardır: korunma etkisi araç çıkarıldığı anda sona erer. Gebelik istemiyorsanız çıkarma randevusundan en az 7 gün önce kondom gibi başka bir yönteme başlamanız gerekir; çıkarmadan önceki günlerde korunmasız bir ilişki olursa araç çıkarıldıktan sonra gebelik oluşabilir. Gebelik istiyorsanız zamanlamayı ve öncesinde yapılması uygun olan hazırlıkları hekiminize sorun.

Rahim içi araç cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan korumaz

Bu noktanın net söylenmesi gerekir: rahim içi araç yalnızca gebelikten korunmayı amaçlar ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara karşı hiçbir koruma sağlamaz. Klamidya, gonore, HPV, herpes, sifiliz ve HIV gibi etkenler araç yerinde olduğu halde bulaşabilir. Bu etkenlerden korunmanın yolu bariyer yöntemi kullanmak ve hekiminizin uygun gördüğü aralıklarla tarama yaptırmaktır. Araç kullanıyor olmanız, bu taramaların gereksiz olduğu anlamına gelmez; iki konu birbirinden tümüyle ayrıdır.

Bir enfeksiyon saptandığında bulaşın ne zaman ve kimden gerçekleştiği çoğu zaman geriye dönük olarak belirlenemez. Bu nedenle böyle bir sonuç, bir kişiyi ya da bir ilişkiyi suçlamak için kullanılamaz. Eşin ya da partnerin de değerlendirilmesi, tedavinin sonuç vermesi ve yeniden bulaşın önlenmesi için bakımın olağan bir parçasıdır; bir suç arayışı değildir. Tedavi hekim tarafından reçeteyle düzenlenir. Bu yazıda bilinçli olarak hiçbir antibiyotik adı, miktarı ya da kullanım düzeni verilmez ve kendi kendine ilaç kullanılmamalıdır.

Araç ile enfeksiyon arasındaki ilişki konusunda bilinmesi gereken şudur: takılmayı izleyen ilk haftalarda pelvik enfeksiyon açısından daha dikkatli olunur, bu nedenle işlem öncesinde gerekli görüldüğünde örnek alınır. Buna karşılık ateş, kötü kokulu akıntı ya da giderek artan alt karın ağrısı pelvik enfeksiyon açısından aynı gün değerlendirilmesi gereken bulgulardır. Bu üçünden biri sizde varsa kontrol randevunuzu beklemeyin, aynı gün bir sağlık kuruluşuna başvurun; yazının başındaki bölümde bu bulguları ayrıca topladık. Sonraki dönemde aracın kendisi enfeksiyon olasılığını sürekli biçimde arttırmaz. Bir enfeksiyon gelişirse tedavi çoğu zaman araç yerinde bırakılarak başlatılabilir; aracın çıkarılması gerekip gerekmediğine, tedaviye verdiğiniz yanıtı da değerlendiren hekiminiz karar verir. Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; yöntem seçimi, takılma ve çıkarma kararları sizi muayene eden hekime aittir.

İlgili İçerikler

Kaynaklar ve referanslar

Bu içerik, aşağıdaki bağımsız ve otoriter kaynaklarla desteklenmiştir:

← Tüm Blog Yazılarına Dön

Başlayın

Tüp bebek yolculuğunuz için görüşme planlayın

Baskı yok · Önce tıbbi değerlendirme

Randevu AlınBizi Arayın
SSS

Sıkça Sorulan Sorular

Sık sorulan sorulara açık yanıtlar.

İşlem sırasında hissedilen şey çoğunlukla kramp benzeri bir rahatsızlıktır. Bu his kişiden kişiye belirgin biçimde değişir; bir bölüm kadında hafif kalırken, bir bölümünde daha güçlü duyulur ve kısa sürer. Rahatsızlığı azaltmak için rahim ağzına yerel anestezi uygulanması gündeme gelebilir. Ağızdan alınan ağrı kesicilerin işlem anındaki ağrıyı azalttığı net biçimde gösterilmemiştir; bunlar daha çok işlem sonrasındaki kramp için yararlıdır. Buna karşılık bazı kurumlar işlemden yaklaşık bir saat önce basit bir ağrı kesici alınabileceğini belirtir; size uygun olup olmadığını işlemi planlayan hekiminize sorun.

Tek bir gün yoktur; belirli bir günü beklemek gerekmez. Gebelik makul biçimde dışlanabildiği ve enfeksiyon bulgusu olmadığı sürece araç döngünün herhangi bir gününde takılabilir. Uygulamada adet dönemi ya da hemen sonrası sık tercih edilir, çünkü o günlerde gebelik olasılığı daha düşüktür. Sizin için uygun günü, öykünüz ve muayene bulgularınız değerlendirildikten sonra hekiminiz belirler; bu nedenle gün seçimini randevu alırken hekiminize sormanız doğru olur.

Bu, aracın türüne bağlıdır. Bakırlı araçta korunma etkisi yerleştirildiği andan itibaren başlar, ek bir bekleme gerekmez. Hormonlu araç adet kanamasının ilk 7 günü içinde takılırsa korunma hemen başlar. Bu günlerin dışında takılırsa ilk 7 gün boyunca kondom gibi ek bir yöntem kullanmanız ya da vajinal ilişkiden kaçınmanız gerekir. Size uygulanan aracın hangi gruba girdiğini ve ek yöntem gerekip gerekmediğini takıldığı gün hekiminize sorun ve yanıtı not edin.

Evet. Bakırlı rahim içi araç, korunmasız ilişkiden sonraki ilk beş gün içinde takıldığında acil korunma amacıyla da kullanılabilen bir yöntemdir ve takıldıktan sonra sürekli korunma sağlamaya devam eder. Hormonlu araç bu amaçla kullanılan bir yöntem değildir. Bunun sizin için uygun olup olmadığına; ilişkiden geçen süre, gebelik olasılığı, enfeksiyon bulguları ve muayene sonuçları değerlendirildikten sonra hekiminiz karar verir. Bu değerlendirmede gün kaybetmemek önemlidir, bu nedenle beklemeyin ve aynı gün başvurun.

Spiral yerinde ve doğru konumdayken gebelik ender görülür, ancak tümüyle imkansız değildir. Her iki türde de etkinlik yüksektir; gebelik beklenen bir durum değil, ender görülen bir durumdur. Bu nedenle adet gecikmesi, hormonlu araç kullanmıyorsanız beklemeden değerlendirilmelidir. Spiral varken oluşan bir gebelikte dış gebelik olasılığı ayrıca sorgulanır; bu, saatler içinde değerlendirme gerektiren bir durumdur. Karın ağrısı, lekelenme ya da bayılma hissi varsa aynı gün bir sağlık kuruluşuna başvurun. Gebelik rahim içinde ve devam edecekse aracın çıkarılması gündeme gelir, çünkü araç yerinde kalırsa düşük ve enfeksiyon olasılığı artar. Bu kararı ve zamanlamasını, muayene ve ultrason bulgularınızı değerlendiren hekiminiz verir.

Evet, hormonlu araçta adet kanamasının zamanla azalması ya da tamamen kesilmesi beklenen bir değişikliktir. Nedeni rahim iç zarının incelmesidir; biriken bir kan ya da zarar veren bir durum söz konusu değildir. Araç çıkarıldığında kanama geri döner. Buna karşılık ilk aylarda düzensiz lekelenme sürerse, ya da kanama kesildikten sonra yeniden düzensiz kanama başlarsa, kontrol randevunuzda bunu anlatmanız gerekir.

Bakırlı araçta adet kanamasının daha yoğun, daha uzun ve daha ağrılı olması sık görülen bir değişikliktir. Genellikle ilk aylarda daha belirgindir ve zamanla bir ölçüde yerleşir, ancak her kadında geçmez. Zaten yoğun ve ağrılı kanamanız varsa bunu seçim öncesinde hekiminize söylemeniz önemlidir. Kanama günlük hayatınızı aksatacak düzeye gelirse, hem değerlendirme hem de yöntem değişikliği gündeme gelebilir.

İpi hissedememek tek başına aracın düştüğü anlamına gelmez; ip rahim ağzının arkasına doğru kıvrılmış olabilir. Yine de gecikmeden değerlendirilmesi gerekir: aynı gün hekiminize ya da bir sağlık kuruluşuna başvurun. Kendiniz aramayı sürdürmeyin, ipi çekmeye çalışmayın ve araca güvenmeyin. Değerlendirilene kadar her ilişkide ek bir korunma yöntemi kullanın. İpi hissetmediğinizi fark etmeden önceki son günlerde korunmasız bir ilişki olduysa bunu başvurduğunuzda mutlaka söyleyin; bu durumda acil korunma seçeneklerinin gündeme gelip gelmediğine hekiminiz karar verir ve bu değerlendirme için beklenmemesi gerekir. Muayene ve ultrason ile aracın yeri belirlenir. İpin belirgin biçimde uzaması ya da sert bir uç hissedilmesi de aynı şekilde değerlendirilmelidir.

Bakırlı araç hormon içermediği için kilo üzerinde beklenen bir etkisi yoktur. Hormonlu araçta etken madde büyük ölçüde rahim içinde etki gösterir ve kandaki düzeyi düşük kalır; kilo değişikliği kullananların bir bölümünde bildirilir, ancak tek nedeni araç olmayabilir. Yaş, beslenme, hareket düzeni ve tiroit gibi başlıklar da kiloyu etkiler. Belirgin ve açıklanamayan bir kilo değişikliği varsa bunu hekiminize anlatın.

Doğurganlık araç çıkarıldıktan sonra geri döner ve her iki sınıf da kalıcı bir etki bırakmaz. Bakırlı araçta döngü zaten baskılanmadığı için gecikme beklenmez. Hormonlu araç kullanılmışsa adet düzeninin yerleşmesi birkaç döngü alabilir. Korunma etkisi çıkarıldığı anda sona erer; bu nedenle gebelik istemiyorsanız çıkarma randevusundan en az 7 gün önce kondom gibi başka bir yönteme başlamanız gerekir. Gebelik istiyorsanız öncesinde yapılması uygun olan hazırlıkları hekiminize sorun.

Her iki sınıf da doğum sonrası dönemde ve emzirirken kullanılabilen yöntemler arasında yer alır; hormonlu araçta salınan etken madde süt yapımını engelleyici bir etki göstermez. Takılmanın doğumdan ne kadar sonra yapılacağı, doğumun biçimine, iyileşmenin gidişine ve muayene bulgularına göre belirlenir. Bu zamanlama konusunda kurumlar arasında farklı öneriler bulunur. Sizin için uygun zamanı doğumunuzu izleyen hekimle konuşun.

Tampon kullanımı rahim içi araçla birlikte genel olarak sorun oluşturmaz. Menstrüel kapta dikkat edilmesi gereken nokta, kabı çıkarmadan önce oluşan emmeyi bozmaktır; aksi halde kap ipe takılarak aracı yerinden oynatabilir. İlk aylarda, atılma olasılığının daha yüksek olduğu dönemde ped kullanmak daha güvenli bir seçim olabilir. Hangisini kullanacağınıza karar vermeden önce bunu takan hekiminize sormanız doğru olur.