TR EN
Blog

LH hormonu nedir, LH değeri kaç olmalı ve LH piki ne anlatır?

Op. Dr. Ali İhsan Gönenç
Yayınlanma: 2026-10-03 · Güncelleme: 2026-10-03
Döngü ortasındaki keskin LH pikini gösteren şematik çizgi grafiği; LH yükselmesinin başladığı an, pik noktası ve yumurtlamanın beklendiği an ayrı ayrı işaretli

LH hormonu, tam adıyla lüteinleştirici hormon (luteinizing hormone), beynin tabanındaki hipofiz bezinin ön lobundan salgılanan ve yumurtalıklar ile testisler üzerinde iş gören bir gonadotropin hormonudur. Adet döngüsünün büyük bölümünde kanda düşük düzeylerde dolaşır; döngünün ortasında ise birkaç kat yükselerek olgun folikülün çatlamasını, yani yumurtlamayı tetikler. Bu keskin yükselmeye LH piki adı verilir. Kandaki LH düzeyi, ölçümün döngünün hangi gününde yapıldığı bilinmeden yorumlanamaz; aynı sayı foliküler evrede normal, luteal evrede ise beklenmedik olabilir. Bu nedenle laboratuvar çıktısındaki tek bir rakama bakarak doğurganlık hakkında yargıya varmak doğru değildir.

LH değeri kaç olmalı sorusunun cevabı döngü evresine göre değişir. Erken foliküler evrede, yani adetin ilk günlerinde beklenen aralık çoğu laboratuvarda yaklaşık 2 ile 12 mIU/mL arasındadır; döngü ortasındaki pik sırasında bu değer kısa süreli olarak yaklaşık 20 ile 80 mIU/mL bandına çıkar, luteal evrede tekrar iner ve menopoz sonrasında kalıcı biçimde yüksek seyreder. Laboratuvarlar farklı kit ve yöntem kullandığı için referans aralıkları birbirinden ayrışır. Sonucunuzu yorumlarken kendi laboratuvarınızın raporunda yazan aralığı esas almak, başka bir merkezin tablosuyla kıyaslamamak gerekir.

Bu yazıda LH hormonunun döngüde ne iş yaptığını, LH pikinin yumurtlamayı hangi düzenekle tetiklediğini, kanda hangi gün bakıldığını, evde kullanılan idrar LH testlerinin bu piki nasıl yakaladığını, LH FSH oranının polikistik over sendromu değerlendirmesinde neden konuşulduğunu, düşük ve yüksek LH sonuçlarının hangi tablolarda görülebileceğini ve tüp bebek tedavisinde LH'nin neden baskılandığını ayrıntılı olarak ele alıyoruz. Amaç bilgilendirmektir; sonuçlarınızın değerlendirilmesi ve tedavi kararı her zaman sizi muayene eden hekime aittir.

LH (lüteinleştirici hormon) nedir ve vücutta ne iş yapar?

LH, hipofiz bezinin ön lobundaki gonadotrop hücrelerden salgılanan, glikoprotein yapılı bir hormondur. Salgılanması hipotalamustan gelen GnRH (gonadotropin salgılatıcı hormon) darbeleriyle yönetilir. Bu darbelerin sıklığı ve genliği değiştikçe kandaki LH düzeyi de dalgalanır; dolayısıyla LH sabit akan bir hormon değil, aralıklı salınan bir sinyaldir. Kadında LH'nin hedefi yumurtalıktaki foliküllerin dış tabakasını oluşturan teka hücreleri ile yumurtlama sonrası oluşan korpus luteumdur. Erkekte ise testisteki Leydig hücrelerini uyararak testosteron üretimini sağlar.

Folikül gelişiminde LH ve FSH birlikte çalışır; üreme endokrinolojisinde buna iki hücre iki gonadotropin modeli denir. LH teka hücrelerini uyarır ve bu hücreler androjenleri, yani östrojenin öncül moleküllerini üretir. FSH ise iç tabakadaki granüloza hücrelerinde aromataz enzimini artırır ve bu enzim teka hücrelerinden gelen androjenleri östradiole çevirir. Yani folikülün ürettiği östrojenin hammaddesini LH, dönüştürücü enzimini FSH sağlar. İkisinden biri eksik ya da dengesiz olduğunda folikül büyüse bile yeterli hormon üretemez. FSH tarafını ayrıntılı okumak isterseniz FSH değeri kaç olmalı yazımız konuyu bütünüyle ele alıyor.

LH'nin üçüncü görevi yumurtlamadan sonra başlar. Folikülün boşalan duvarı korpus luteuma dönüşür ve bu yapı progesteron salgılamaya başlar. Korpus luteumun ayakta kalması ve progesteron üretimini sürdürmesi, hipofizden gelen LH darbelerine bağlıdır. Gebelik oluşursa embriyonun salgıladığı insan koryonik gonadotropini (hCG) aynı reseptöre bağlanarak LH'nin yerini alır ve korpus luteumu ayakta tutmayı devralır. Gebelik oluşmazsa LH desteği yetersiz kalır, korpus luteum geriler, progesteron düşer ve adet kanaması başlar.

LH adet döngüsü boyunca nasıl değişir?

Erken foliküler evrede LH düşük ve düzenli bir darbe örüntüsüyle salınır; darbeler kabaca bir ile iki saatlik aralıklarla gelir. Bu dönemde asıl sahne FSH'nin elindedir, çünkü folikül havuzunu büyümeye çağıran hormon FSH'dir. Foliküller büyüdükçe artan östradiol, hipofizi baskılayarak FSH'yi aşağı çeker ama LH için durum farklıdır: geç foliküler evrede LH darbelerinin sıklığı artar ve baskın folikülün teka hücreleri giderek daha fazla uyarı alır. Böylece folikül, yumurtlama öncesi son olgunlaşma dönemine girer.

Döngünün ortasında tablo tersine döner ve LH kısa süreli, keskin bir tepe yapar. Bu tepeden sonra hormon hızla iner, ancak luteal evrede tamamen kaybolmaz. Luteal evrede darbeler seyrekleşir, buna karşılık her darbenin genliği artar; yani daha az sayıda ama daha güçlü sinyal gelir. Bu örüntü korpus luteumun progesteron üretmesi için uygundur. Luteal evrenin sonuna doğru darbeler daha da seyrekleşir ve korpus luteumun gerilemesine zemin hazırlar.

Bu iniş çıkışların takvimi her kadında aynı güne denk gelmez. Yumurtlamadan sonraki luteal evre çoğu kadında 12 ile 14 gün gibi oldukça sabit bir süre tutar; değişken olan, kanamadan yumurtlamaya kadar uzanan foliküler evredir. Döngüsü 35 gün olan bir kadında LH piki yirmili günlerde, döngüsü 24 gün olan bir kadında ise onuncu gün civarında beklenir. Döngü fizyolojisinin bütünü, LH pikinin hangi günde aranacağını da belirler.

LH piki nedir ve yumurtlamayı nasıl tetikler?

LH piki, bazal düzeyin birkaç katına çıkan ve başlangıcından sönmesine kadar çoğu kadında iki güne yakın süren keskin bir yükselmedir. Tetikleyicisi, baskın folikülden salınan östradiolün belirli bir düzeyi aşması ve bu düzeyde yaklaşık iki gün boyunca kalmasıdır; klasik fizyoloji çalışmalarında bu eşik kabaca 200 pg/mL üzeri olarak bildirilmiştir ve klinikte kullanılan bir karar sınırı değildir. Beyin bu sürekli östrojen sinyalini olgunluk göstergesi olarak okur ve normalde baskılayıcı olan geri bildirimi geçici olarak uyarıcıya çevirir. Sonuçta hipofizden ani ve yoğun bir LH boşalımı olur.

Bu boşalım folikül duvarında bir dizi olayı birden başlatır. Granüloza hücreleri östradiol üretmekten progesteron üretmeye kayar, buna luteinizasyon denir. Folikül duvarında proteolitik enzimler ve prostaglandinler devreye girerek dokunun belirli bir noktada incelmesini sağlar. Aynı anda yumurta hücresi, yıllarca beklediği duraklamadan çıkarak olgunlaşmasını ilerletir ve döllenmeye hazır evreye geçer. Yumurtayı saran kümülüs hücre tabakası gevşer ve genişler; bu genişleme, yumurtanın tuba uterina tarafından yakalanabilmesi için gereklidir.

  • Yumurta hücresinin olgunlaşmasını tamamlamasını ve döllenmeye hazır evreye geçmesini sağlar
  • Folikül duvarının belirli bir noktada incelerek açılmasına yol açar
  • Granüloza hücrelerini progesteron üretmeye yönlendirir, yani luteinizasyonu başlatır
  • Yumurtayı saran kümülüs tabakasının genişlemesini sağlar
  • Boşalan folikülün korpus luteuma dönüşmesini ve progesteron salgılamasını sürdürür

Zamanlama açısından akılda tutulması gereken iki sayı vardır. Yumurtlama, LH yükselmesinin başlamasından yaklaşık 24 ile 36 saat sonra, tepe noktasından ise yaklaşık 10 ile 12 saat sonra gerçekleşir. Pikin süresi ve biçimi kişiden kişiye değişir. Bazı kadınlarda yükselme yavaş başlar ve geniş bir plato çizer; bazılarında ise dar ve keskin bir tepe biçimindedir. Bu değişkenlik, günde tek ölçüm yapan bir kadının dar tipteki piki tümüyle kaçırabilmesinin nedenidir.

LH değeri kaç olmalı? Referans aralıkları ve birimler

LH kanda mIU/mL birimiyle, yani mililitre başına milli uluslararası ünite olarak raporlanır. Bazı laboratuvarlarda aynı birim IU/L biçiminde yazılır; sayısal olarak bu ikisi birbirine eşittir, dolayısıyla değer dönüştürmeye gerek yoktur. Aşağıdaki aralıklar erişkin kadınlarda sık karşılaşılan değerlerdir ve yönlendirici niteliktedir. Raporunuzda yazan aralık bunlardan farklıysa esas alınacak olan sizin laboratuvarınızın aralığıdır, çünkü kullanılan antikor ve kalibrasyon yöntemi sonuç bandını kaydırır.

  • Erken foliküler evre (adetin 2 ile 3. günü): yaklaşık 2 ile 12 mIU/mL
  • Geç foliküler evre: yaklaşık 2 ile 15 mIU/mL
  • Döngü ortası pik dönemi: kısa süreli olarak yaklaşık 20 ile 80 mIU/mL
  • Luteal evre: yaklaşık 1 ile 12 mIU/mL
  • Menopoz sonrası: kalıcı olarak yüksek, çoğu laboratuvarda yaklaşık 8 ile 60 mIU/mL
  • Ergenlik öncesi çocuklarda: çok düşük, genellikle 1 mIU/mL altında
  • Erişkin erkekte: yaklaşık 1,5 ile 9 mIU/mL

Bu tablonun en sık yanlış okunduğu yer pik dönemidir. Döngü ortasında alınmış 45 mIU/mL değerindeki bir sonuç, hiçbir sorunu göstermeyen fizyolojik bir pik olabilir; aynı sonuç adetin ikinci gününde alınmışsa anlamı tümüyle değişir. Bu sebeple LH sonucu bildiren her raporda ölçümün döngünün kaçıncı gününde yapıldığının yazılı olması gerekir. Örneğin adet görmeyen bir kadında gün bilgisi olmadan alınan LH sonucu, hekim için yorumlanabilir bir veri üretmez. Kanda pik için geçerli tek bir eşik sayı yoktur; pik, kişinin kendi bazal düzeyinin kabaca iki ile üç katına çıkmasıyla tanımlanır. Bu nedenle LH kaç olunca yumurtlama olur sorusunun tek bir sayıyla cevabı yoktur ve pikin yakalanması için seri ölçüm gerekir.

LH hiçbir zaman tek başına istenmez. Üreme endokrinolojisinde bu ölçüm bir panelin parçasıdır ve aynı örnekteki FSH, östradiol ve gerekiyorsa prolaktin, TSH, total testosteron ile birlikte okunur. Luteal evrede yumurtlamanın gerçekten olup olmadığını araştırmak için ayrıca progesteron bakılır. Ultrasonla yapılan folikül takibi ve antral folikül sayımı, kan değerlerinin resme oturtulmasını sağlar. Bir hormonun sayısı, yanındaki hormonların sayısıyla birlikte okunduğunda klinik anlam kazanır.

LH testi hangi gün ve nasıl yapılır?

LH testi basit bir kan tetkikidir. Kolun ön yüzündeki toplardamardan alınan birkaç mililitre kan yeterlidir ve açlık şartı aranmaz. Bazal değerlendirme için kan, adet kanamasının başladığı günü birinci gün sayarak 2. veya 3. günde alınır; bu dönemde hipofiz yumurtalık ekseni en sakin halindedir ve sonuç dinlenme düzeyini yansıtır. Kanama düzensizse ya da hiç adet görülmüyorsa hekiminiz ultrasonla yumurtalıkları ve rahim iç zarını değerlendirdikten sonra uygun günü belirler; bazı durumlarda ölçüm gün gözetilmeden yapılır ve sonuç buna göre yorumlanır.

Amaç bazal düzeyi değil piki yakalamaksa yaklaşım değişir. Bu durumda döngünün ortasında birkaç gün üst üste kan alınır ya da ultrason ile folikül çapı takip edilerek pikin beklendiği güne yaklaşıldığında ölçüm yapılır. Folikül çapı yumurtlama öncesi boyuta yaklaştığında LH ve östradiol birlikte bakılır. Tedavi takibinde bu seri ölçümler, yumurtlamanın öngörülmesi ve zamanlamanın planlanması için kullanılır. Hangi yaklaşımın seçileceği, testin hangi soruyu yanıtlamak için istendiğine bağlıdır.

Bazı durumlar sonucu etkiler ve bunları önceden bildirmek gerekir. Kombine doğum kontrol hapı ve hormon içeren diğer tedaviler LH'yi baskılar. Tüp bebek tedavisinde kullanılan GnRH analogları LH'yi belirgin biçimde düşürür. Son günlerde yapılmış bir hCG iğnesi, laboratuvar yöntemine bağlı olarak LH ölçümünü etkileyebilir. Yüksek doz biyotin takviyeleri bazı immünolojik yöntemlerde yanlış sonuca yol açar; bu nedenle takviyelerin ölçümden önce kesilmesi istenebilir. Kullandığınız tüm ilaç ve takviyeleri hekiminize bildirmeniz, sonucun doğru okunması için gereklidir.

İdrar LH testleri pikin neresini yakalar?

Evde kullanılan ovulasyon testleri, idrardaki LH yoğunluğunun belirli bir eşiği aşıp aşmadığını gösteren kalitatif testlerdir. Kalitatif olmaları, bir sayı vermedikleri, yalnızca var ya da yok şeklinde sonuç ürettikleri anlamına gelir. Çoğu üründe eşik yaklaşık 20 ile 40 mIU/mL arasına ayarlanmıştır. İdrardaki yükselme, kandaki yükselmeden birkaç saat sonra ortaya çıkar; bu nedenle idrar testi pozitifleştikten sonra yumurtlamaya kalan süre, kandaki yükselmenin başlangıcından sayılan süreden kısadır ve pratikte 12 ile 36 saat arasındadır. Testin doğru uygulanması ve okunması, markasından çok daha belirleyicidir.

Kanda LH ölçümü ile evde yapılan idrar LH testinin karşılaştırılması
ÖzellikKanda LH ölçümüİdrar LH testi
Sonuç tipiSayısal, mIU/mL cinsinden raporlanırPozitif ya da negatif, sayı vermez
Ölçtüğü şeyKan örneğinin alındığı andaki LH yoğunluğuİdrardaki LH yoğunluğunun eşiği aşıp aşmadığı
Eşik değerEşik yoktur, laboratuvarın referans aralığına göre yorumlanırÇoğu üründe yaklaşık 20 ile 40 mIU/mL
Örneğin alınma zamanıBazal ölçüm için adetin 2 veya 3. günü, pik takibi için döngü ortasında seri ölçümDöngü ortasında, öğleden sonra ile akşam arası, günde bir veya iki kez
Yumurtlamayla ilişkisiPik yakalandığında yumurtlamanın yaklaştığını gösterirPozitifleştikten sonra çoğu kadında 12 ile 36 saat içinde yumurtlama beklenir
Yanıltıcı olabileceği durumlarÖrnek yanlış günde alınırsa, biyotin takviyesi ve hormon içeren tedaviler varlığındaSeyrelmiş idrar, polikistik over sendromu, menopoz geçişi, son günlerde yapılmış hCG iğnesi
Kim değerlendirirTesti isteyen hekim, diğer hormon sonuçlarıyla birlikteKişinin kendisi okur, yorum için hekimine danışır

İdrar testinin yakaladığı şey yumurtlamanın kendisi değil, onu tetikleyen sinyaldir. Bazı döngülerde LH yükselir ve folikül luteinleşir, ancak çatlamaz; luteinize olmuş fakat rüptüre olmamış, yani çatlamamış folikül (LUF) sendromu adı verilen bu tabloda test pozitif okunur ama yumurta serbestleşmez. Bu nedenle tekrarlayan başarısız denemelerde tek başına idrar testine dayanılmaz; ultrasonla folikül takibi ve luteal evrede bakılan progesteron gibi doğrulayıcı yöntemler devreye girer. Testin doğru uygulanmasını adım adım anlattığımız ovulasyon testi nasıl yapılır yazımız bu konuyu ayrıntılandırıyor.

LH FSH oranı neden konuşulur?

LH FSH oranı, adetin ilk günlerinde aynı kan örneğinde ölçülen LH değerinin FSH değerine bölünmesiyle bulunur. Erken foliküler evrede bu iki hormon normalde birbirine yakın seyreder, yani oran bire yakındır. Polikistik over sendromu olan kadınların bir bölümünde ise GnRH darbelerinin sıklığı artmış olduğu için LH, FSH'ye göre belirgin biçimde yüksek ölçülür ve oran yükselir. Eşik olarak tarihsel biçimde 2 ya da 2,5 üzerindeki değerler tabloyu destekleyici kabul edilmiştir. Oranın anlamlı olabilmesi için her iki ölçümün aynı örnekten ve aynı gün yapılmış olması gerekir.

Burada vurgulanması gereken nokta şudur: yükselmiş LH FSH oranı bir tanı ölçütü değildir. Polikistik over sendromu olan pek çok kadında bu oran normal çıkar, özellikle beden kitle indeksi yüksek olanlarda normal bulunması daha sık görülür. Tersi de geçerlidir; sendromu olmayan bir kadında döngünün yanlış gününde alınmış örnek nedeniyle oran yüksek hesaplanabilir. Bu sebeple oran, tanıyı koyan değil tanıyı destekleyen yardımcı bir bulgu olarak ele alınır ve tek başına tedavi kararı doğurmaz.

Tanı, uluslararası kabul görmüş Rotterdam ölçütleriyle konur. Bu ölçütlere göre aşağıdaki üç bulgudan ikisinin bulunması ve benzer tabloya yol açan diğer hastalıkların dışlanması gerekir. Güncel uluslararası kılavuz, erişkin kadınlarda ultrason yerine AMH ölçümünün kullanılabileceğini de belirtir ve LH FSH oranını tanı ölçütü olarak önermez. Adlandırmada da farklılık vardır: NHS artık bu tablo için polyendocrine metabolic ovarian syndrome (PMOS) adını kullanırken ESHRE ve uluslararası kanıta dayalı kılavuz polikistik over sendromu adını sürdürür. Konunun bütününü polikistik over sendromu yazımızda ele aldık.

  • Yumurtlamanın seyrek olması ya da hiç olmaması, buna bağlı adet düzensizliği
  • Androjen fazlalığının klinik bulguları ya da kanda yükselmiş androjen düzeyi
  • Ultrasonda polikistik over görünümü ya da erişkinlerde bunun yerine yükselmiş AMH düzeyi

Yüksek LH ne anlama gelir?

Yüksek LH sonucunun en sık nedeni bir hastalık değil, zamanlamadır. Örnek döngü ortasında, piki yakalayacak bir günde alınmışsa sonuç yüksek çıkar ve bu tümüyle fizyolojiktir. Bu nedenle beklenmedik biçimde yüksek bir LH gören hekimin ilk yaptığı iş, ölçümün hangi günde yapıldığını ve aynı örnekteki östradiol ile progesteron değerlerini kontrol etmektir. Östradiol yüksek, progesteron ise henüz düşükse tablo yumurtlama öncesi pikle uyumludur ve ölçümün adetin ilk günlerinde yinelenmesi gerekir.

Zamanlama dışlandıktan sonra akla gelen ilk tablo polikistik over sendromudur. Burada LH tek başına ya da FSH'ye göre yüksektir, östradiol düşük değildir ve klinik tabloya adet düzensizliği ile androjen fazlalığı bulguları eşlik eder. İkinci grup ise yumurtalık yanıtının azaldığı tablolardır: erken menopoz, primer over yetmezliği ve doğal menopozda LH ve FSH birlikte yükselirken östradiol düşer. Bu ikisini ayırmak klinik olarak önemlidir, çünkü biri yüksek LH ile birlikte korunmuş yumurtalık işlevini, diğeri ise gerilemiş işlevi gösterir.

Daha seyrek görülen nedenler arasında cinsiyet gelişim bozuklukları, Turner sendromu gibi kromozomal tablolar, yumurtalıkların cerrahi olarak alınmış olması ve kemoterapi ya da radyoterapi sonrası yumurtalık işlev kaybı yer alır. Erkeklerde yüksek LH ile birlikte düşük testosteron bulunması, hipofizin yeterli uyarı gönderdiğini ama testis dokusunun yanıt veremediğini gösterir ve primer testis yetmezliği olarak adlandırılır. Çocuklarda beklenenden erken yükselmiş LH, erken ergenlik yönünden araştırılması gereken bir bulgudur.

Düşük LH ne anlama gelir?

Düşük LH, hipofizden yumurtalığa giden uyarının yetersiz olduğunu gösterir. Üreme endokrinolojisinde bu tabloya hipogonadotropik hipogonadizm denir ve ayırt edici özelliği, LH ile FSH'nin birlikte düşük, östradiolün de düşük olmasıdır. Yani sorun yumurtalıkta değil, onu yöneten merkezdedir. Adet görmeyen bir kadında bu üçlü birlikte düşük bulunduğunda değerlendirme yumurtalıktan hipotalamus ve hipofize kayar; ileri inceleme olarak prolaktin ölçümü ve gerekiyorsa hipofiz görüntülemesi istenebilir.

En sık karşılaşılan alt grup, fonksiyonel hipotalamik amenoredir. Düşük beden ağırlığı, hızlı kilo kaybı, yeme bozuklukları, yoğun ve uzun süreli egzersiz ile ağır psikolojik yüklenme GnRH darbelerini seyreltir ve LH salınımını baskılar. Bu durumda yumurtalık sağlıklıdır ama uyarı almadığı için çalışmaz; tetikleyici ortadan kalktığında eksen çoğu kez kendiliğinden toparlar. Adet düzensizliğinin kendisi de araştırılması gereken bir bulgudur ve nedeni ortaya konmadan tedavi planlanmaz.

Diğer nedenler arasında prolaktin yüksekliği, hipofiz adenomları, doğuştan GnRH eksikliğiyle seyreden Kallmann sendromu, doğum sonrası hipofiz kanlanma bozukluğu, hemokromatoz gibi birikim hastalıkları ve kafa travması sonrası hipofiz yetmezliği sayılabilir. İlaçlar da sık bir nedendir: kombine doğum kontrol hapları, uzun süreli opioid kullanımı, yüksek doz glukokortikoidler ve dışarıdan alınan anabolik steroidler LH'yi baskılar. Doğum kontrol hapı kullanan bir kadında düşük LH beklenen bir bulgudur ve hastalık göstergesi değildir.

Tüp bebekte LH neden baskılanır ve çatlatma iğnesi pikin yerini nasıl alır?

Tüp bebek tedavisinde amaç, aynı döngüde birden fazla folikülü birlikte olgunlaştırmak ve hepsini uygun anda toplamaktır. Doğal döngüde yumurtlamayı başlatan LH piki burada bir sorun hâline gelir, çünkü foliküller hazır olmadan gelen bir LH yükselmesi erken luteinizasyona ve folikülün yumurta toplama işleminden önce çatlamasına yol açar. Böyle bir durumda toplanacak yumurta kalmaz ya da sayı belirgin biçimde azalır. Bu nedenle uyarım protokollerinin ortak amacı, kendi LH pikinizin erken ortaya çıkmasını engellemektir.

Baskılama iki yoldan yapılır. GnRH agonisti verildiğinde hipofiz önce kısa süreli uyarılır, ardından reseptörleri duyarsızlaşır ve LH salınımı düşer; uzun protokol bu düzenek üzerine kuruludur. GnRH antagonisti ise reseptörü doğrudan ve hızla bloke eder, dolayısıyla uyarımın ortasında devreye sokulabilir. Her iki yaklaşımda da LH baskılandığı için folikül grubu eşzamanlı büyür. Bazı hastalarda, özellikle hipofiz kaynaklı hormon eksikliği olanlarda, dışarıdan LH etkinliği içeren tedavi eklenmesi gerekir; hangi yaklaşımın seçileceği kılavuzlar arasında da tartışılan ve hastaya göre değişen bir karardır. Kullanılan ilaçların hepsi etken madde adıyla reçete edilir ve dozları hastaya göre ayarlanır.

Foliküller hedef çapa ulaştığında baskılanmış olan LH pikinin işini bir iğne devralır; halk arasında çatlatma iğnesi denilen uygulama budur. İki seçenek vardır. Birincisi insan koryonik gonadotropinidir; bu molekül LH reseptörüne bağlanır ve kandaki ömrü LH'den uzun olduğu için uzamış bir uyarı sağlar. İkincisi GnRH agonisti ile tetiklemedir; bu yöntem hipofizdeki kendi LH deponuzu boşaltarak daha kısa süreli bir yükselme oluşturur ve yumurtalık aşırı uyarılma riski öne çıkan hastalarda tercih edilir; bu seçim kılavuzlarda genellikle embriyoların dondurulduğu ve transferin sonraki bir döngüye bırakıldığı bir planla birlikte önerilir.

Zamanlama bu aşamanın en kritik parçasıdır. Yumurta toplama işlemi, iğnenin yapılmasından yaklaşık 34 ile 36 saat sonra planlanır; çünkü iğneden sonra kendiliğinden yumurtlama yaklaşık 38 ile 40. saatte beklenir ve işlem bunun hemen öncesine denk getirilir. Daha erken girişimde yumurtalar olgunlaşmasını tamamlamamış olur, daha geç kalındığında ise foliküller kendiliğinden boşalabilir. Bu nedenle iğne saatinin dakikası dakikasına uygulanması istenir. İşlemin kendisini yumurta toplama nasıl yapılır yazımızda adım adım anlattık.

LH sonucunuz nasıl değerlendirilir?

LH bir karne notu değil, bir bağlam hormonudur. Aynı sayı, ölçüldüğü güne, yanındaki FSH ve östradiol değerlerine, adet düzeninize, yaşınıza, kullandığınız ilaçlara ve ultrason bulgularınıza göre tümüyle farklı anlamlara gelebilir. Yüksek bir sonuç fizyolojik bir pik de olabilir, yumurtalık yanıtının gerilediğini de gösterebilir. Düşük bir sonuç ise beklenen bir ilaç etkisi de olabilir, araştırılması gereken bir eksen sorununun ilk işareti de olabilir. Bu ayrımları yapmak muayene ve öykü gerektirir.

Bu yazıdaki aralıklar ve açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır ve kendi sonucunuzu yorumlamanın yerine geçmez. Laboratuvar raporlarınızın değerlendirilmesi, gerekiyorsa ölçümlerin yinelenmesi, ek tetkik planlanması ve tedavi kararı kişiye özgüdür; bu değerlendirme sizi muayene eden ve öykünüzü bilen hekimin sorumluluğundadır. Tek bir sayı üzerinden yargıya varmak yerine sonuçların bütününün hekim tarafından değerlendirilmesi, doğru yorumun yapılabilmesi için gereklidir.

İlgili İçerikler

Kaynaklar ve referanslar

Bu içerik, aşağıdaki bağımsız ve otoriter kaynaklarla desteklenmiştir:

← Tüm Blog Yazılarına Dön

Başlayın

Tüp bebek yolculuğunuz için görüşme planlayın

Baskı yok · Önce tıbbi değerlendirme

Randevu AlınBizi Arayın
SSS

Sıkça Sorulan Sorular

Sık sorulan sorulara açık yanıtlar.

Tek başına bu sayı yüksek sayılmaz; anlamını belirleyen, ölçümün döngünün hangi gününde yapıldığıdır. Adetin ikinci ya da üçüncü gününde alınmış 10 mIU/mL değeri, bu yazıda verilen yönlendirici bandın üst kısmına yakın düşer; normal sayılıp sayılmayacağına ise kendi raporunuzdaki referans aralığı ve yanındaki diğer hormon sonuçları karar verir. Döngü ortasında alınmışsa yükselmenin başlangıcı olabilir. Hekiminiz aynı örnekteki FSH ve östradiol değerleriyle birlikte okuyarak karar verir.

Yükselmenin başlangıcından sönmesine kadar geçen süre çoğu kadında iki güne yakındır. Ancak idrarda saptanabilir kaldığı süre daha kısadır; bazı kadınlarda bir buçuk gün, bazılarında yarım günü ancak bulur. Dar ve keskin pik yapan kadınlar günde tek test yaptıklarında bu yükselmeyi tümüyle kaçırabilir. Bu nedenle hiç pozitif yakalayamayan kişilere günde iki kez ölçüm önerilir.

Test pozitifleştiğinde yumurtlama çoğu kadında 12 ile 36 saat içinde beklenir. Bu nedenle pozitif günün kendisi ve ertesi gün en anlamlı dönemdir. Sperm hücreleri kadın üreme yolunda birkaç gün canlı kalabildiği için pozitiften bir iki gün önce başlayan birliktelikler de değerlendirme dışı tutulmaz. Zamanlama konusunda kendi durumunuza özgü öneriyi hekiminizden almanız doğru olur.

Hayır, LH ölçümü için açlık gerekmez ve sabah erken saatte kan vermek zorunlu değildir. Önemli olan ölçümün doğru döngü gününde yapılmasıdır. Yalnız bazı takviyeler ve ilaçlar sonucu etkileyebilir; özellikle yüksek doz biyotin içeren takviyelerin birkaç gün önceden kesilmesi istenebilir. Kullandığınız her ilacı ve takviyeyi kan vermeden önce hekiminize bildirmeniz gerekir.

Düzenli adet gören ve bir yıldır korunmasız denediği hâlde gebe kalamayan çiftlerde değerlendirme başlatılır; 35 yaş üzerinde bu süre genellikle altı aya indirilir. Adetin düzensiz olması, hiç görülmemesi ya da erken menopoz şüphesi varsa süre beklenmeden istenir. 45 yaş ve üzerinde yüksek LH ve FSH çoğu kez normal menopoz geçişini yansıtır ve tek başına tetkik gerektirmez. Testin sizin için gerekli olup olmadığına, öykünüzü ve muayenenizi değerlendiren hekiminiz karar verir.

Hayır, bu tek başına tanı koydurmaz. Yükselmiş oran sendromu destekleyen yardımcı bir bulgudur ama tanı ölçütlerinin arasında yer almaz. Tanı için adet ve yumurtlama düzeni, androjen fazlalığı bulguları ve ultrason ya da AMH değerlendirmesi birlikte ele alınır; benzer tabloya yol açan tiroid ve prolaktin sorunları da dışlanır. Bu değerlendirmeyi hekiminizle yapmanız gerekir.

Bakılabilir ama sonuç gerçek düzeyinizi göstermez. Kombine haplar hipofizi baskılar, dolayısıyla LH ve FSH düşük ölçülür; bu beklenen bir etkidir, hastalık işareti değildir. Doğurganlık değerlendirmesi için anlamlı sonuç almak isteniyorsa ölçüm genellikle hap bırakıldıktan ve kendiliğinden adet düzeni oturduktan sonra planlanır. Hapı bırakma kararını kendi başınıza değil hekiminizle birlikte vermelisiniz.

Düşük LH, uyarının zayıf olduğunu gösterir ve yumurtlamanın seyrekleşmesine ya da durmasına yol açabilir. Ancak bu kalıcı bir tablo olmak zorunda değildir. Düşük beden ağırlığı, hızlı kilo kaybı, yoğun egzersiz ve ağır stres gibi nedenler ortadan kalktığında eksen çoğu kez toparlar. Prolaktin yüksekliği ya da hipofiz kaynaklı nedenlerde ise altta yatan durumun araştırılması ve tedavi edilmesi gerekir.

Evet, çıkabilir ve bu yanıltıcıdır. Çatlatma amacıyla kullanılan insan koryonik gonadotropini, yapısı LH'ye benzediği için idrar testindeki antikorlara bağlanır ve testi pozitifleştirir. Benzer biçimde gebelik testi de bu iğneden sonra bir süre pozitif okunabilir. Bu nedenle tedavi sürecinde evde yapılan testlerin sonuçlarına göre karar verilmez; takip ultrason ve kan ölçümleriyle yürütülür.

Erkekte LH, testisteki Leydig hücrelerini uyararak testosteron üretimini sağlar. Bu nedenle düşük testosteron saptandığında nedenin testis mi hipofiz mi olduğunu ayırmak için LH ve FSH birlikte istenir. LH yüksek, testosteron düşükse sorun testis dokusundadır. Her ikisi de düşükse hipofiz veya hipotalamus kaynaklı bir eksiklik düşünülür. Sperm değerlendirmesiyle birlikte okunduğunda tablo netleşir.

Hayır. LH aralıklı darbelerle salındığı için aynı gün içinde bile dakikalar arasında değişir; aynı kadında iki ayrı ayda ölçülen değerler arasında belirgin fark olması alışılmadık değildir. Bu nedenle sınırda bulunan sonuçlar genellikle bir sonraki döngüde yinelenir. Ayrıca farklı laboratuvarlar farklı yöntem kullandığı için merkez değiştiğinde sayıların birebir örtüşmesi beklenmez.